şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: manowar) (bkz: pleasure slave)
  • eksi sözlük'te ne yazık ki sık sık rastlanan durumdur. o kadar çok örneği bulunur ki artık el çok kötü butonuna gitmekten yorulmuş ve cevap olarak ise yerini kayıtsızlık, aldırmazlık almıştır.
  • pek çok erkeğin ortak sendromu olduğuna kanaat getirdiğim eylem. kimi zaman trafikte öndeki araca “yürüsene dingil, kesin kadındır bu.” sözleriyle görülür bu sendromun belirtileri, kimi zaman ise daha lise yıllarında kıskançlık denizinde boğulan ergen beylerimizin “sınavdan iyi not almak sizin sadece inek olduğunuzu gösterir çünkü hepiniz aptalsınız. ne de olsa erkekler kadınlardan her konuda daha zekidir.” diyerek feryat figan ortalığı birbirine katmaları ile gösterir yavaş yavaş kök saldığını. bu tür durumlarda ise hep daha küçücük bir kızken teyzemin bir bayram ziyaretinde herkesin ortasında söylediği sözler aklıma gelir millet göze göz dişe diş kim daha zeki kavgası yaparken: “tanrı’nın erkeklere verip de kızlara vermediği tek şey var, o da erkeklerin pipileri. onu da zaten beyinlerinden tasarruf ederek yarattığı için kızlar açısından hiç bir sorun yok.”
  • en az erkekleri yukarilamak kadar adicedir.
    cunku bu eylem genellikle yukarida yazdigim kisve ile yapilmakta olup pek az kadin bunu ve amacini idrak edebilmektedir, idrak etse de geregini yerine getirebilmektedir.
  • her gün onlarca kadının öldürüldüğü bir ülkede, bir insan olarak üzerimize düşen en büyük vazifelerden biri olarak "uyarı"da bulunmamız dahi hata olarak addediliyor.

    kadına şiddet uygulayan adamları tekmelemeyip uyararak doğru yola sevk etmeye çalışmamız hata mıdır?

    kadınlara küfür eden birine aynı şekilde küfür etmeyip uyarmak hata mıdır?

    kadınlara hakaret eden birine yaptığı doğruymuş gibi sessiz kalmak insanlık mıdır?

    sokakta devamlı denk geldiğimiz erkek şiddetine başımızı eğip geçmediğimiz "karı/koca kavgasıdır", "sevgili kavgasıdır aman canım bize ne" demediğimiz için suçlu muyuz?

    sessiz mi kalmalıyız erkek şiddetine karşı? bir kadının daha ölmemesi için "kitle iletişim araçlarını", ekşi sözlük'ü ve diğer öteki alanları kullanarak uyarı yapmaya çalışmak, hataları göstermeye çalışmak engellenmesi gereken bir suç mudur?

    burada türkiye'de öldürülen kadınların listesi var. içiniz acımıyor biliyorum.

    her gün bir kadın bir erkek şiddetine daha kurban gidecek. burada kadınlara şiddet sevdirilecek, insanlar uzun uzun kadınlara küfür dolu, hakaret dolu entriler girecek ve zerre kadar müdahale edilmeyecek.

    ama bu şiddete karşı duranların entrileri ve kendileri engellenecek. bu şiddete dur demek isteyenler coplanıp yerlerde sürüklenecek.

    mavi tavuk denen yazarın kadınlara yönelik küfürlerle, hakaretlerle, aşağılamalarla dolu entrilerinin tek bir tanesine dokunulmayacak.

    ama "etmeyin, eylemeyin" diyen bir yazarın entrileri engellenecek. yazıklar olsun size. hepinize.
  • kadınları aşağılamak, yapan hangi cinsten olursa olsun, psikolojik bir ya da birkaç sorun belirtisidir. bu kadar, kısa ve net. üstelik bu sorun, sadece cinsiyetle, yani erkek olmakla ya da kadın olmamakla gelmiyor, kültürel bir sorun. daha da acıklısı dünya çapında bir sorun.

    gerisi alıntı olacak, buyurun dünya'nın her yerinden atasözlerine bakın. durum yeterince açık. bu mentalite köklüce değişmedikçe, değişsin diye uğraşmadıkça, anca bu davranışı yapan ilkel varlıklara çemkirip sinirleniriz. **

    sadece başkalarını değil, kendimizi de eğitmemiz lazım. ne zaman cinsiyetçi bir düşünce aklınızdan geçse, kültürünüzün bundaki etkisini bir düşünmeye çalışın. neden böyle bir cümle kurdum kafamda deyin. eğer cidden sorup cevaplayabilirseniz, o kadar şaşıracaksınız ki!

    --alıntı--

    kızı kendi haline bırakırsan ya davulcuya gider veya zurnacıya.
    kız kıskıda gelin baskıda.
    kadın adamı vezir de eder, rezil de.
    analar taş yesin yarımşardan beş yesin.
    çocuksuz kadın meyvesiz ağaç gibidir.
    saçı uzun aklı kısa.
    kadını sırdaş eden tellal aramaz.
    kadının söylediği kırk sözden sadece birisine inan.
    avrata atı emanet etme.

    kadına karşı şiddeti meşrulaştıran, ona karşı dayağın yaygınlığının adeta simgesi haline gelmiş atasözü bile var:
    kızını dövmeyen dizini döver.

    kadınlarla ilgili atasözleri alman halk kültürü ve edebiyatında da diğer ülkelerden farklı bir yerde değil. benzer ve paralellik taşıyan çok örnekler var :

    “bir çiftlik evini üç şey yıkar : şirret bir kadın, tahtakurusu ve fare.” (drei dinge verderben das bauernhaus: böses weib, wanz und maus.)
    “kadının yönettiği evde şeytan uşaklık yapar.’’ (wo die frauen im hause regiert, ist der teufel hausknecht. )
    “saçı uzun aklı kısa.“ (lange haare, kurzer sinn. )
    “kadın bir ay gibidir, ödünç ışıkla parlar.”
    “üç şey çabuk geçer: yankı, gökkuşağı, kadın güzelliği.”
    “bir kadın bir adamın kapıdan getirebileceğinden daha fazlasını pencereden atabilir.”
    italyan atasözlerinde de kadınlar olumsuz özelliklerle anılıyorlar :
    “kadınlar evde uzun zaman tutulmaması gereken şeylerdir.“ (le donne sono una certa mercanzia da non le teuer troppi anni in casa.)
    “az kadının ve az kazın olsun.” (donne e oche tienne poche.)
    “kendini şirret kadından koru, iyi olanına hiç güvenme.” (dalla donna cattiva guardati bene, e dalla buona non ti fidar niente. )
    “karanlıkta bütün kadınlar aynıdır.” (al buino tutte le donne sono uguali. )
    “kadınlar kestane gibidir, dışları güzel içleri çürük.”
    “kadınlar, eşekler ve fındıklar için insafsız bir el lazımdır.”
    yunanların ataları da kadın konusunda pek olumlu şeyler düşünmüyorlar :
    “evlilik adamların aldığı tek şeytandır.”
    “üç büyük tehlike vardır : deniz, yangın ve kadın.”
    rus atasözlerinde de durum aynı :
    “erkeğin günahı eşikte kalır, kadınınki içeri girer.”
    “kadını ruhun gibi sev, kürk palton gibi sopala.”
    “köpekler bile kadınlardan daha iyidir, hiç olmazsa efendisine havlamazlar.”
    “kadınların arzuları hiç bitmez, dolmayan dilenci torbasına benzerler.”
    çinliler, “sana on erkek evlat verse bile karına asla güvenme!” derler.
    japonlar da şiddet konusunda aynı şeyi söylerler.
    “evliliğinin iyi yürümesini istiyorsan, evlendiğin gece karını döv.”
    “genç bir kadın evinde sadece gölge ve yankı olmalı.”
    “kadın ve halı yeni iken iyidir.”
    irlandalılar, ’’üç yaratığın ilkesi yoktur; domuzlar, katırlar ve kadınlar” derler.
    yemen: “erkeğin en kötü düşüncesinde bile bağışlayıcılık vardır, kadınınki ise korkunçtur.”
    kırgızistan: “çamurdan bir adam, ay ışığından bir kadından daha iyidir.”
    özbekistan: “insandan cesuru, horozdan asili, kadından nankörü yoktur.”

    bütün bu karşılaştırmalı örneklerde de görüldüğü gibi hemen hemen dünyanın her yerinde kadınlar hakkındaki değer yargıları birbirine çok benziyorlar.
    çalışıp üreten, anne ve eş olarak yaşamı paylaşan ve aynı sorumlulukları yüklenmiş dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınlar konusundaki değer yargıları yüzlerce yıl öncesinden günümüze dek aktarılıp gelmiştir. buna karşın toplumun diğer yarısını oluşturan erkeklerin bu ’’atasözlerindeki’’ kadınlarla ilgili düşünce ve önyargıları günümüzde bile hala savunulmakta, bu durum da insanı adeta ürpertmekte. ataerkil toplum düzeninin günümüzde, en uygar geçinen toplumlarda bile ne yazık ki hala geçerli olduğunu bu atasözleri bugün de kanıtlıyor.

    alıntı yapılan link