şükela:  tümü | bugün
  • (şiiri kategori dışı bırakacak olursak) kadını "nesne"leştiren iğrenç ifade. kadının o kucaklayıcı, kol altına alıcı erkekler olmasa ezileceği, zarar göreceği imâsı taşır.
    toplumsal cinsiyet duyarlılığı sahibi kimsenin en az "bayan" sözü kadar karşı duracağı tabir.
    (bkz: erkeklerimiz)
  • umut yerini bulur albümünde moğollar tarafından da harika yorumlanmış nazım hikmet şiiri.
  • "ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen"
    bu dize bu video ile daha anlamlı hale geldi şimdi:
    http://www.youtube.com/watch?v=wnsf9cs2nae
  • ayın altında kağnılar gidiyordu.
    kağnılar gidiyordu akşehir üstünden afyon'a doğru.
    toprak öyle bitip tükenmez,
    dağlar öyle uzakta,
    sanki gidenler hiçbir zaman
    hiçbir menzile erişmiyecekti.
    kağnılar yürüyordu yekpare meşeden tekerlekleriyle.
    ve onlar
    ayın altında dönen ilk tekerlekti.
    ayın altında öküzler
    başka ve çok küçük bir dünyadan gelmişler gibi
    ufacık, kısacıktılar,
    ve pırıltılar vardı hasta, kırık boynuzlarında
    ve ayakları altından akan
    toprak,
    toprak
    ve topraktı.
    gece aydınlık ve sıcak
    ve kağnılarda tahta yataklarında
    koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı.
    ve kadınlar
    birbirlerinden gizliyerek
    bakıyorlardı ayın altında
    geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine.
    ve kadınlar,
    bizim kadınlarımız :
    korkunç ve mübarek elleri,
    ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
    anamız, avradımız, yârimiz
    ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
    ve soframızdaki yeri
    öküzümüzden sonra gelen
    ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
    ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
    ve karasabana koşulan
    ve ağıllarda
    ışıltısında yere saplı bıçakların
    oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
    kadınlar,
    bizim kadınlarımız
    şimdi ayın altında
    kağnıların ve hartuçların peşinde
    harman yerine kehribar başaklı sap çeker gibi
    aynı yürek ferahlığı,
    aynı yorgun alışkanlık içindeydiler.
    ve on beşlik şarapnelin çeliğinde
    ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
    ve ayın altında kağnılar
    yürüyordu akşehir üstünden afyon'a doğru.
  • erkeklerimizin eşleniği. o yoksa bu da yok, o varsa bu da var.
  • bugün cep telefonuma gelen smslerin ana öznesi. ne zaman benliğim tüm topluma ait olmuş, beni sahiplenirken benden izin almışlar mı, bilen yok. ama anlaşılan bütün kadınlar bir grup, o grubun tamamı da erkeklere ait, sağolsunlar koruyup kolluyorlar, gerekirse hafifçe döverek korkutuyorlar falan. emekçi kadınlar günü kutlama mesajları bile erkek ağzından yazılıyor. kadınlar, "kadınları" oluyor.

    beni bana bıraksınlar, başka da bir şey istemem.
  • şapkadan tavşanı çıkartıp, masaya koyan varlıklarımız.
  • 17 aralik'ta tiyatro fora tarafindan sahnelenecek eric assous oyunu