şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: rte)
  • azarlayan sinirli insanı genel olarak çoğu kişi seviyor. en azından bizim topraklarda böyle gözlemliyorum.

    sinirli esnaf mesela saygı görür. adam prensip sahibi abi denir, sevilir.

    yarışma programalrında bile en uyuz en sinirli, en kıl tüy adamlar hep popüler olur ve halk tarafından çok sevilir.

    iş yerlerinde çıkıntılık yapan sinirli olanlar saygı görür.

    alışveriş için gidilen mağazalarda sinirli azarlayan müşterinin işi hemen görülür.

    vs vs örnekler yığınla var. politikada bile sinirli, küfürlü, hakaretli üsluba sahip politikacılar el üstünde tutuluyor bizde.

    ciddi bi araştırılması lazım bunun sebebinin. bu arada her kadın sinirli ve azarlayan erkeği sevmez tabi. bunu iyi yedirebilirsen ise herkesi müptela yapabiliyorsun. yoksa yeterince güçlü biri degilseniz milletin yanında birini küçük düşürmeden önce iki defa düşünün derim.
  • (bkz: sado mazo) diyorlar buna.

    benim bir arkadaşım var tencere imalatçısı burdan uçağa biniyor taylanda gidip karıyı üstüne işeiyor geliyor.
  • nerde o erkekler?

    daha bir hafta önce avm'ye bir ihtiyacımı almak için girdim, aldım ve sırada bekliyorum çıkıp gidicem. arkama iki sevgili geldi. kız yanındaki sevgilisine nasıl bağırıyor. sen nasıl bi gerizekalısııın, senin gibi erkeğin kafasına sıçayııım, ulan mal mısın öyle yapılır mııı, aptal heriiif, yahu neler neler. erkek de tamam hayatım peki aşkım. ulan sana bağır demiyorum zaten ama yani bana sevgilim milletin yanında onları diyecek? diyemez zaten o yüzden ihtimali dişünmeye gerek yok. zira ben de ona demem diyemem. iki taraf için söylüyorum yapmayın lan kendinize bu kötülüğü.

    değişik bir çağda yaşıyoruz beyler bayanlar. çok garip şeyler yaşıyoruz.
  • tam olarak öyle değildir fakat yakındır. kadınlar genel olarak bir erkekte güç, statü, kontrol vb şeyler ister. bir kadını devamlı alttan alıp, ona açıklama yapmak o kadında o erkek için "bu adam beni taşıyabilecek kadar güçlü değil" duygusunu oluşturur. kadın, o adamla uzun süreli bir birliktelik yaşayamaz. tabii burada şiddetten bahsetmiyorum. hafif agresif erkek tavırlarından bahsediyorum. aynı şekilde kadını, erkeğin onu devamlı azarlaması da kaçırır. dengeyi iyi tutturmak gerekiyor. tatlı-agresif olunması gerekiyor.

    tam tersini düşünelim, bir erkek, bir kadın tarafından devamlı azarlansın, sinirli olmasından dolayı o erkek ağlasın, zırlasın. ne oldu şimdi? bir kadınsanız düşünün, böyle bir erkekle birlikte olmak ister misiniz? mızmız, devamlı alttan alıyor, çok duygusal, film izlerken bile ağlıyor, acayip derecede hassas. her dediğinize evet diyor, hep davet edilmeyi veya sizin bir aktivite yaratmanızı bekliyor. siz biraz kızınca bile ağlıyor, özüüür dileerim, lütfen affet çok hatalıydım diyor. evet hayal bile edemediniz değil mi?
    (bkz: teşekkürler türkiye)
  • birbirini tanımadan ilişkiye başlayan aşk böceklerinin başına gelir bu genelde. psikopat ruhlu, kaba, anlayışsız adamların çetrefilli hayatlarının içinde sömürüye maruz kalmalarına rağmen boku çıkıncaya dek ayrılıp gidemezler de. yalnız kalma korkusu ve "ama ama o beni seviyo" saflığıyla zehir olan hayatlarının farkına dahi varamazlar.
  • bence birey olan kadınlar güçlü erkek sever, gücü karşısındakini ezmek için kullananı değil. kadınlar merhametli ve aklı selim adamı sever vara yoka sinirlenip azarlayanı değil. kadın ya da erkek hiçbir bireyin böyle tavırlara maruz kalması doğru değildir. ancak ilişki içerisinde tartışmak seviyeyi düşürmemek şartıyla iletişimdir.