şükela:  tümü | bugün
  • eşeyli üremenin içler acısı sonucudur. bu tarzda üreyen kadınlar dengesiz olur. eşeysiz üreseydik bunlar olmayacaktı, inanın bana. zira dengesizlik, dengelerin içinde varlığı yadsınamayan bir olgu olduğu için bugün tartışılabilen bir kavram, varlığı yadsınamaz nitelikte olan bir gerçek olmuştur. mesela eşeysiz üreyebilseydik*, mantarlar gibi kendi halimize çoğalabilseydik ve insanlık salt kadın cinsiyetinden ibaret olsaydı; dengenin, tutarlılığın* timsali olan erkekler olmasaydı, kadınlar da kendi aralarında yaşayıp gidecek ve asla "dengesiz" olmayacaklardı. nitekim tüm dünya savaşlarına bakın bir, hep kadınların dengesizliği yüzünden patlak vermişlerdir. ne işin var senin savaşta, evinde otur, yap yemeğini, bak çocuğuna kardeşim? ne diye tutturursun "o toprak benim!", "bu ada senin değil!" , "viktorya'ya tacı ben giydiririm, sen giydiremezsin", "bu topraklarda benim inandığım din hüküm sürecek, seninki değil!" diye? buna keza hep bu kadınlardır dengesiz olan ki, bir erkeği kapmak için bile aralarında güreşirler bunlar. akılları fikirleri dengenin tek unsuru olan sekstedir. hiç anlayamıyorum şu kadınları!
  • sebebi erkeklerin hayatlarına getirdiği çelişkiler olmalı. koltuğun yanında duran pis çoraplar ciddi bir çelişkidir mesela, ilişkinin gidişatı açısından...
  • ucuncu bacaklari olmadigindandir.
  • uzun ve ince topuklu ayakkabi giyilmesini muteakip ortaya cikan bir sorundur.
  • kendi ayakları üzerinde durmak bozar dengeleri bittabi.
    oysa kadın dediğin biraz akrobat olmalı, kendine de bakmalı. ortaokulda ev ekonomisine ilaveten ip üstünde cambazca yürüme tedrisatından geçmeli. tahteravallide oturmasını kalkmasını öğrenerek, sürdürülebilir ilişkiler kurmalı. parmak hesabına başvurmadan benliğinin obebini alabilmeli ki terazide işi, aşkı koyduğu kefeleri haşa birbirine karıştırmamalı. aklın ışığında adım atışmalı; almalı vermeli ben seni yenmeli.

    ah minel denge... geldiysen üçbanttan ince gör beni.
  • (bkz: woman trouble)
  • (bkz: pms) (bkz: regl)
  • doğuştan "on" gelir.
  • kendi hemcinslerimden nefret etmeme ramak kalma sebebi.

    malumunuz hemen hemen her kadının "zayıf" olma gibi hayali vardır. sürekli rejimler yapılır, diyetisyen diyetisyen gezilir, boğazlar tutulur vs. vs.
    zayıf bir hatun olma uğruna nice şeylere katlanırlar. zira hedef görsel açıdan boyutu küçük bir kadrajda yer almaktır.

    ancak bu hatun kişiler yanlarına gelen zayıf bir kadına "ayyyy, ne kadar zayıfsın! hiç yemek yemiyor musun? azıcık yemek ye." şeklinde cümleler dizerler.
    sürekli başıma geldiği için bu hadise evet ben de çok dertliyim.

    yahu mübarek kadın! sen de zayıf olmaya uğraşmıyor musun zaten?
    bu uğurda tatlıyı, böreği feda etmişsin günlerdir belki aylardır!
    ayrıca benim zayıf olmam sana niye dert oluyor? ben halimden memnunsam şayet (ki memnunum) senin karalar bağlamanın anlamı ne?

    yakında katil olursam yegane nedeni bu olacak efenim!
    şişman, çok ve boş konuşan hatunlara duyrulur!