şükela:  tümü | bugün
  • oldukça yaygındır.

    değiştirebileceği bir şey arar sağında solunda. bulamayınca aklına saçı başı gelir. bazıları rejim yapmaya, spora ya da daha önce hiç ilgi duymadığı bir hobiye zaman ayırmaya başlar. ama bunlar zor ve dahi masraflı olacağından kestirmeden gidip saçı kesmek en makul çözüm olur.

    depresyonu takiben değil aslında, depresyona dahil. yani kadın değişiklik arayışına girdiğinde elbette bir önceki kötü dönemi geride bırakmıştır, ancak tam düzelme gerçekleşmemiştir.

    tam düzelme aynaya bakıp kepaze edilen saçlara küfür etme sonra da gülüp geçme ile olur. bu eskiye, rutine dönüştür.

    sadece şehirli ve olanaklı kadınların depresyonlara girip akabinde tripten tribe koşmaları da başka bir yazının konusu olabilir. olmalıdır.

    saçlarınızı, sevin, koruyun.
  • depresyonu uzatmaktan, ağırlaştırmaktan başka halta yaramayan hede. hele aynı anda renk değişimine gidilmesi felaketle sonuçlanır. adeta yokuş aşağı yuvarlanmaya benzer. yeni bir ben amacına ulaşılır ulaşılmasına da sonuç yüz güldürücü değildir.
  • depresyon büyük bir hastalık. bunun bir sürü aşaması ve belirtisi oluyor. burada hep bir kavram kargaşası oluyor nedense. depresyona girmiş dediğimiz insanların çoğu depresyona girmiyorlar. biz gerçekten depresyona giren insanlara "deli" yahut "psikopat" olarak yaklaşıyoruz ne acıdır ki.

    asıl yaşanılan şeyse çoğu zaman "stres", "bunalma", "sıkılma" gibi şeyler... ve evet, kadınlar sıkıldıklarında değişikliğe giderler. burunlarını, dudaklarını, gözlerini... vs değiştirmek epeyce zor olacağı için de saçlarını kullanırlar. normaldir.
  • erkeklerin de depresyonu takiben yapabilirliği olan ve gayesi uzay zaman sürekliliğinde, yaşanılanların ortamdaki her parçacığa işlendiği fikriyle; saçım, kötü zamanların anılarını üzerinde barındırıyor düşüncesi ardından gerçekleştirilen eylem.

    (bkz: test edildi onaylandı)

    akabinde kötü anıların üzerine işlendiği kıyafetler, mobilyalar ve diğer eşyalar da atılarak henüz kötü anılara tanıklık etmemiş yeni eşyalar alınır. bazı zamanlar gördükçe kötü anıları hatırlatan arkadaşlar da buna dahildir.
  • kadınların depresyon sonrasında değişme ihtiyacı hissetmelerinden kaynaklı bir durum.
    boşandıktan sonra soyadının değişmesiyle adını da değiştirip tamamen farklı biri olmak isteyen kadınları gördükten sonra bu çok fazla bir şey değildir.
  • eksik tanımdır, çünkü kadınlar erkek değiştirdiklerinde saçlarını kestirirler.

    (bkz: erkek değiştirmek)
  • bu süreç bende tersine işliyor. ben mesela genelde saçımı kestirmemi takriben depresyona girerim. çünkü hiçbir zaman sihirli makas dokunuşlarıyla hayalimdeki muhteşem saçlara kavuşamam ve bayıldığım tomar tomar paracıklara mı kuşa dönen kafama mı yanayım bilemem.
  • sayesinde kısa saçlı her bayanın depresyonda, mutsuz, üzgün olduğu sanılan mevzudur. ayol uzun saç yakışmıyor kestiriyorum, yanları da 3e vurduruyorum sanane. aaaa... mutluyum ben
  • bilinçaltındaki sebebi kastrasyondur. özellikle sevgililerinden ya da eşlerinden ayrılan kadınlar bu yolla cinselliği yasaklayarak kendilerini cezalandırırlar. öyle ki, ayrılık sonrası başka başka erkeklerle birlikte olma isteği ve girişimi, aslında ayrıldıkları erkeğe yönelik bir intikamı değil, bizzat kendilerine verdikleri cezaya dönük büyük bir itirazı ve baş kaldırıyı gösterir. bu itirazın farkında olmadıkları için de yeni birlikteliklerinde asla mutluluğu yakalayamazlar. ta ki kendilerini bağışlayana kadar...
  • evet var böyle birşey.. aslında depresyon değil de çok anlık birşey bu. duygudaki bir boşluk.. vücudun direncini kaybetmesi gibi, duyguların direncini kaybetmesi.. o an kuaför(bi nevi mikrop) 'senin saçı söyle yapsak var ya süper olur' dediğinde eğer duygusal direnç yoksa bi anda 'e yap anasını satiiim' diyiveriyor insan..

    ben ki kuaförlerden nefret ederim, saçlarımı da genelde kendim keserim (kırıklarını alma gibi basit şeylerde) dün sadece tekrarlıyorum sa-de-ce saçlarıma fön çektirmek için sitedeki kuaföre uğradım ve ne oldu bilin!!! saçlarım yarı boyda çıktım. arabaya bindim bi 5 dakika düşündüm: ya ben nasıl düştüm bu tongaya??? ulan bilal dedim!!! sen beni bu tongaya düşürdün ya alacağın olsun..

    gitti güzelim saçlar..