şükela:  tümü | bugün
  • inandıkları dini okuyarak ve araştırarak değil de kulaktan dolma hurafeler ve yine dinden bihaber aileler tarafından yetiştirilmeleri sonucudur. erkek hegemonyası üzerine kurulu bir din ve ödülleri yine erkeklere yönelik olan vaadlerin olması, erkeklerin din masallarına inanmasını kolaylaştırıyor sadece.

    normal olmayan durum aşağılanan, ötekileştirilen, gerektiği yerde dövülmesi söylenen, sadist kırbaç cezasına çarptırılan, seçme ve seçilme hakkı dahi olmayan kadınların dine inanması durumudur.

    şimdi öncelikle imam gazali islam'da kadını neye benzetiyor önce ona bir bakalım sonra hadislere geçelim.

    1- giyim kuşam hevesinden maymun.
    2- fakir düşmeye razı olmadığından köpek.
    3- kocasına ve diğer insanlara kibrinden yılan.
    4- gece gündüz koğuculuk yaptığından akrep.
    5- evden eşya sattığından fare.
    6- erkeklere hile kurduğundan tilki.
    7- kocasına itaat ettiğinden dolayı koyundur.
    imam gazali, ihyayı ulumuddin

    şimdi ise kadınları aşağılayan hadislerde bir göz atalım.

    “ancak ve ancak mahremleriniz olan erkeklerle konuşacaksınız.”
    ibni kesir 4/355

    “kişi kadınını yatağa davet eder de kadın kaçarak eşi sinirli bir şekilde gecelerse, melekler o kadına sabaha kadar lanet eder.”
    buhari 9/36

    “başlarına bir kadını geçiren bir kavim asla iflah olmaz.”
    hanbel, müsned 5; tirmizi, fiten 75; nesai, kudat 8; buhari, fiten 18

    “çok lanet ediyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. aklı başında bir erkeğin aklını sizin kadar çelebilen, aklı ve dini eksik başka bir varlık görmedim.”
    müslim, iman, 34/132; ibn mace, fiten 19/4003

    “eğer bir kimsenin bir kimseye secde etmesini emretseydim, erkeklerin kadınlar üzerinde olan haklarından dolayı kadınların erkeklere secde etmelerini emrederdim.”
    tirmizi, rada 10/1159; ebu davud, nikah 40/2140; ahmed b. hanbel, müsned 6/76; ibn mace, nikah 4/1852

    “ey kadınlar topluluğu! sadaka veriniz ve çok istiğfar ediniz. çünkü ben, cehennem halkının çoğunun sizler olduğunu gördüm.”
    müslim, iman 34/132; ibn mace, fiten 19/4003

    “namaz bozan hususlar kara köpek, eşek, domuz ve kadındır.”
    müslim, salat 265; tirmizi salat 253/338; ebu davud, salat 110/720

    “uğursuzluk üç şeyde vardır: kadında, evde ve atta.”
    ebu davud, tıb 24/3922; müslim, selam 34/115; buhari, nikah, 17/4805

    “kadınları zarar vermeyecek miktarda aç, aşırı gitmeyecek kadar da kıyafetsiz bırakınız. çünkü kadınlar iyice doyar, güzelce giyinirlerse onlar için dışarı çıkıp gezmekten daha sevimli bir şey yoktur. fakat onlar biraz aç, biraz da çıplak kalırlarsa onlar için evde oturmaktan hayırlı bir şey yoktur.”
    ibnül cevzi, mevzuat, 2; suyuti, lealil masnua 2/154; ibn arrak, tenzihüş şeria 2
  • üzücü bir gerçek. daha önce internette bununla ilgili bir şeyler okuduğumu hatırlıyorum. dünyanın büyük bölümünde, pek çok parametreye göre kadınlar erkeklerden daha dindar.

    genel olarak kadınlar abidik gubidik şeylere inanmaya daha meyyaldir. astroloji de bunlardan biri. burç muhabbeti yapan erkek daha azdır. konu din olunca maalesef işin içine özsaygı yoksunluğu giriyor. bu gerçeğe acı dememin sebebi bu. kadınların, kendilerine mirastan yarım hak, yarım şahitlik, erkeklere poligami opsiyonu verirken kendisini monogami mecburiyeti veren bir dine inanmakta sorun görmüyor ve rahatsızlık duymuyor olmasına alışamıyorum. biz orta doğu tanrısının üvey evlatlarıyız. ateist kadın sayısı erkeklerin en az iki katı olmalıydı. bu konudaki tüm eleştiriler ne yazık ki haklıdır.

    ancak insan olarak yaptığımız her şeyin, huyumuzun suyumuzun bir anatomik, bir kimyasal, bir antropolojik sebebi var. anlamak lazım. dine inanmak beynin yapısıyla alakalı bir şey. corpus callosum denilen beynin en vitaminli yeri, kadınlar ve erkekler arasında farklılık gösterir ve bu kısım dini inançları da yönetir. beynin iki lobu arasında bağlantı kuran bu bağın yapısı, insanı mistik şeylere yatkın ya da ilgisiz yapar. kişiden kişiye değişebilir, cinsiyetler arası da değişebilir. bir nörobilimci gelip daha detaylı anlatır umarım ancak özeti bu.

    kadınların dine bağlılığının bir sebebi bu olabilir. bir diğer sebep kadınların daha uyumlu olması olabilir. çok çok küçük bir azınlık hariç hiçbirimiz dinsiz aileler tarafından yetiştirilmediğimize göre dini reddetmek bir isyankâr ruh işidir. kadınlarda bu isyankâr ruh daha nadir bulunur. daha önce sözlükte de konuşulmuştu; kadınlar, erkeklere oranla daha mutluymuş. bu uyumlu olmakla alakalı. kadınlar tarih boyunca sosyal olarak daha zor şartlarda yaşadıkları için aşağılanmaya, örselenmeye, ikinci plana atılmaya daha kolay uyum sağlayabiliyorlar. çünkü fiziksel güçsüzlük bunu kabul etmeye mecbur etmiş, asilik kadınlarda gelişmemiş. başkaldıran toplumda kendine yer bulamamış ve dolayısıyla elenmiş.

    zaten dinlerin en büyük korkularından biri uyumsuz kadınlardır. zart diye lanet ediverirler, sorgusuz sualsiz itaat beklerler. ninelerinizin erdem saydıkları çilekeşliği boşuna değil. geçer akçe kan kusup kızılcık şerbeti içmektir. tabii ninelerin bu tuzağa uyanacak kolektif bilgiye ulaşma şansı yoktu. ancak bizim var. artık bunların farkındayız di mi hanım kardeşlerim? bu zırvalıklara inanmayıp s..tiri çekiyoruz. hadi bakalım.
  • ki çoğu din kadınları aşağılar ve ikinci sınıf insan muamelesi yapar.
  • he, yine erkekler suclu. kac tane kadin tanidim; okumus etmis, hayatta bir yere gelmis, aydin statusunu elde etmis, ama dini konularda sorgulamiyor.

    bu kadinlarda da mi erkekler suclu? babalari onlerini acmis, okusunlar diye ellerinden geleni yapmis. kadin dini okumaktan korkuyor.

    erkekler tarafindan cahil birakilmismis. feminazizminize sicayim.
  • sadece din değil fal, burç, medyum, kuantum, evren vs. tarzı şeylere de nedense kadınlar inanmaya daha meyilli oluyor. bu nedenle sadece toplum yapısından kaynaklandığını düşünmüyorum. nedenleri hakkında tahminde bulunabilirsiniz ama net bir çalışma yapılana kadar belirsiz. ama hala şuraya gelip erkeklere laf çarpmaya çalışanlar herhangi saçma metafizik ögeye inananlardan çok daha gerizekalı. o kesin.
  • sosyal psikolojide yeri olan bir iddiadır.
    mazoşismden ziyade özellikle yaşlı kadınların topluluk içerisinde lider, yön veren, sözünü dinleten kişi olmasını sağlamasından ötürü böyle bir durum gerçekleşmektedir.
    ataerkil yapıda erki ele geçirmek için kullanılan bir yöntem gibidir. muhafazakâr aile yapısından gelenler ailelerini düşününce dediğimi daha rahat anlayacaktır.
  • yine bir kenar entrysini tamamlıyorum.

    marquis de sade; yatak odasında felsefe kitabında hristiyanlığın bir şarlatanlık olduğunu ve namus başta olmak üzere erdem denen şeyin şaçmalığını anlatır.

    isa öldükten sonra havarilerinin gidip cesedi oradan aldığını ve halka onun göğe yükseldiğini söylediğini, sonrasında ise köylüler, kadınlar, gerizekalılar ve çocukların buna inandığını söyler. (aynen bunu söyler)

    yukarıda da bahsedildiği gibi; astroloji, enerji, fal gibi şeylere inanma yatkınlıklarından dolayı bu önerme kısmen doğru kabul edilebilir.

    bu arada isteyenin istediğine inanması taraftarıyım, kimsenin inancı herkesi ilgilendirmez.

    bu bir eleştiri değildir benlen poleniğine girmeyin.

    edit: #144459104 numaralı entry göz önünde buludurulursa, yine marquis de sade'ın erdemle kırbaçlanan kadın kitabında, durumun sadece erkek perspektifiyle bize ironik, onlara ise normal geldiği görülebilir. eziyetten neredeyse erotik bir haz alan insanlar var.
  • (bkz: kadınların sanki daha dindar olması)
    zamanında yazıp çizmiştik kimse ilgilenmemişti. erkek materyalizme kadın spiruralizme eğilimlidir.
    edit: yine kimse ilgilenmedi.
  • dinler, felsefeler, siyasi fikir ve ideolojiler, kadınlar bunlara daha düşkün ve kurallarını takip etmeye daha meyillidirler.

    yumurta mı tavuktan çıktı tavuk mu yumurtadan sorunsalı gibidir ancak;

    kadınların yıllar yılı baskılanmasının sebebi de budur.

    toplum bilir ki, bir erkeğin dindar olup olmaması, filanca ideolojiyi takip edip etmemesi hiçbir şey ifade etmez. kadını değiştirirseniz toplum değişir.

    kadınlar inanır ve kadınlar böyle inandığı için çocukları da böyle inanır, böyle yetişir.

    erkek oy verince kadın gidip aynı partiye oy vermez. kocasını evlenirken daha o görüşten seçmiştir veya yıllar sonra görüşünü değiştirip başka partiye oy verebilir. atıyorum, ekrem imamoğlu mu çıktı, oysa ki yıllar yılı akp'ye oy veren bir aile var. kadın beğeniyorum der, kocasını ikna eder, çocukları da ebeveynlerini takip eder, gidip hepsi imamoğlu'na oy verir.
    nazi kadınları ile ilgili çalışmalar var. oysa ki kadınların şevkatli ve sevecen olması gerekiyordu. hitler'in neden bu kadar çok kadın askeri vardı? mesela böyle yakıştırma karakter özellikleri tutmuyor ama ilginç bir şekilde başlık doğru. akımlara bağlılık var.

    mesela kocası cumadan cumaya bayramdan bayramadır, en fazla 5 vakit camiye gider, ama kadın her hafta mukabale yapar ev ev gezip. diğer kadınlarla bir araya gelip dinden konuşur. whatsapp'tan birbirine günde 10 kez okunacak dua atar.
    kadınlar takip ettikleri hocalardan daha çok dindardır belki.
    dini de kadınlar götürür yani. her şeyin seramonisi vardır, takip ederler. bu işleri kadın yönetir, çekip çevirir. kadın bıraktığı an kopmalar başlar.

    bu yüzdendir ki kadın özgürleşmesi denilince tutuşurlar. ahlak mı, inanç şekli mi, yaşayış biçimi mi. kadın idare etsin, biz peşinden gidelim. görünürde dünyayı erkekler yönetiyor. ellerindeki en güçlü silah ise kadın. ironik yani.

    o sümeyyeler olmasa islam dünyadan bir günde silinirdi. sakallı pantolonu bileğinde biten elemanlarla olmaz bu iş. ha buraya yazıyorum.
  • t: kültüre ve coğrafyaya göre doğru veya yanlış olabilecek bir önerme.

    konuyla ilgili yapılan bir araştırmanın bağlantısını ilgilenen arkadaşlar için şuraya bırakayım:
    "the gender gap in religion around the world"

    şahsen ben sonuçlarına şaşırdım.
    benzer başka çalışmalar da var mı araştıracağım.

    başka kaynak gönderen olursa eklerim.
hesabın var mı? giriş yap