şükela:  tümü | bugün
  • kadınların 6.hislerinin kuvvetli oluşu manevi alanlara meraklarını arttırabilir. bir de binlerce yıldır ezilen, zayıf bir grup olduğu için haksızlığa uğradığında hakkını kendi eliyle alamadığında kendini yiyip bitireceğine hesabın öteki dünyada görüleceğini düşünerek içini rahatlatlama ihtiyacından dinlere, dahası allah'a inancı erkeklere göre daha baskındır.
    inanmak kötü değildir arkadaşlar, inancını dayatmak kötüdür. bu dayatmayı da daha çok erkekler yapar. din uğruna savaşları erkekler yapıyor. birbirine üstünlük yarışına girip öbür grupları tekfir eden çoğunlukla erkekler. erkeğin diğer gurubu baskı altına alma arzusu. erkek ateistken bile daha saldırgan, anlayışsız, dalgacı.
    bu başlık da bunun kanıtlarından sadece biri. daha önce de çok dile getirildi. akıllarınca kadın rasyonel değil demeye getiriyor herifler. kadınlar dinlerin "uydurma" olduğunu anlayamıyor diyerek akıllarınca zekamiza laf çakıyorlar. beş para etmez bu aptal düşünceleriniz. bir olgunun tek bir sebebi olamaz. ikincisi kadınlar toplumu karşılarına alacak kadar özgür ve başına buyruk değil bir erkek gibi hâlâ. inanmasa bile inandım der. annesi babası üzülmesin ister. ipleri koparmaz, yerine göre hareket eder . çünkü hayat bize politik olmayı öğretti.
  • üzücü bir gerçek. daha önce internette bununla ilgili bir şeyler okuduğumu hatırlıyorum. dünyanın büyük bölümünde, pek çok parametreye göre kadınlar erkeklerden daha dindar.

    genel olarak kadınlar abidik gubidik şeylere inanmaya daha meyyaldir. astroloji de bunlardan biri. burç muhabbeti yapan erkek daha azdır. konu din olunca maalesef işin içine özsaygı yoksunluğu giriyor. bu gerçeğe acı dememin sebebi bu. kadınların, kendilerine mirastan yarım hak, yarım şahitlik, erkeklere poligami opsiyonu verirken kendisini monogami mecburiyeti veren bir dine inanmakta sorun görmüyor ve rahatsızlık duymuyor olmasına alışamıyorum. biz orta doğu tanrısının üvey evlatlarıyız. ateist kadın sayısı erkeklerin en az iki katı olmalıydı. bu konudaki tüm eleştiriler ne yazık ki haklıdır.

    ancak insan olarak yaptığımız her şeyin, huyumuzun suyumuzun bir anatomik, bir kimyasal, bir antropolojik sebebi var. anlamak lazım. dine inanmak beynin yapısıyla alakalı bir şey. corpus callosum denilen beynin en vitaminli yeri, kadınlar ve erkekler arasında farklılık gösterir ve bu kısım dini inançları da yönetir. beynin iki lobu arasında bağlantı kuran bu bağın yapısı, insanı mistik şeylere yatkın ya da ilgisiz yapar. kişiden kişiye değişebilir, cinsiyetler arası da değişebilir. bir nörobilimci gelip daha detaylı anlatır umarım ancak özeti bu.

    kadınların dine bağlılığının bir sebebi bu olabilir. bir diğer sebep kadınların daha uyumlu olması olabilir. çok çok küçük bir azınlık hariç hiçbirimiz dinsiz aileler tarafından yetiştirilmediğimize göre dini reddetmek bir isyankâr ruh işidir. kadınlarda bu isyankâr ruh daha nadir bulunur. daha önce sözlükte de konuşulmuştu; kadınlar, erkeklere oranla daha mutluymuş. bu uyumlu olmakla alakalı. kadınlar tarih boyunca sosyal olarak daha zor şartlarda yaşadıkları için aşağılanmaya, örselenmeye, ikinci plana atılmaya daha kolay uyum sağlayabiliyorlar. çünkü fiziksel güçsüzlük bunu kabul etmeye mecbur etmiş, asilik kadınlarda gelişmemiş. başkaldıran toplumda kendine yer bulamamış ve dolayısıyla elenmiş.

    zaten dinlerin en büyük korkularından biri uyumsuz kadınlardır. zart diye lanet ediverirler, sorgusuz sualsiz itaat beklerler. ninelerinizin erdem saydıkları çilekeşliği boşuna değil. geçer akçe kan kusup kızılcık şerbeti içmektir. tabii ninelerin bu tuzağa uyanacak kolektif bilgiye ulaşma şansı yoktu. ancak bizim var. artık bunların farkındayız di mi hanım kardeşlerim? bu zırvalıklara inanmayıp s..tiri çekiyoruz. hadi bakalım.
  • kadınların daha garantici bir yapıda olduklarından dolayı bir dine inandıklarını düşünüyorum. bir arkadaşım din üzerine yaptığımız tartışmada din mantığına ve vicdanına uymadığı halde inanıyorum inanınca ne kaybedicem ki demişti. yani kalben mantıken inanmıyor ama sırf ya varsa inanayım da zararlı çıkmayayım kafasında. vatandaşımızda bulunan tipik çıkarcı ve ikiyüzlü yaklaşım işte.
  • insanlar kadar kibirli varlık yok. yaratılan yaratanın koyduğu kuralları beğenmiyor. sen bilemezsin ben bilirim diyor.

    iş yerinizdeki patronunıza bile bu kadar diklenemezsiniz.
  • pastafaryanizmi severim valla, sayılır mı?
  • öncelikle başlık kadınların daha dindar olması şeklinde açılsaydı daha iyi olurdu.

    din eğitiminin doğumdan itibaren başladığı dindar bir ailede ve çevrede büyüdüm. dolayısıyla çevremde de binlerce dindar insanın davranışlarına tanık oldum. dikkatimi en çok çeken şeylerden biriydi bu. erkekler, görüyorum ve artırıyorum hatta imamlar, dini vecibelerin biçimleriyle ilgili çeşitli espiriler üretirken kadınlarda buna hiç rastlamadım. erkekler çoğunlukla din konusunda genelde daha ciddiyetsiz bir tavır takınırlardı. ama neredeyse istisnasız tüm kadınlar üst düzey bir ciddiyetle yaklaşırdı tüm dini ve geleneksel konulara.

    bu durumun muhafazakar çevreler ile sınırlı olmadığına tam bir kültür çatışmasının içerisine girdiğim günlerde ve sonrasında kani oldum. kadınlar gelenekselciliğin korucusu, muhafızı tandansında hareket ediyorlardı burada da. gelenekselcilik ve dindarlık arasında bir bağlantı kurmak da zor değildir. karşılaştığım dinsiz erkeklerin kız arkadaşlarının neredeyse tamamı bu konuda ya çekingendi ve muallaktalardı ya da yine de allah bir modundalardı. toplum dönüşümü devam ediyordu belki, bilemiyorum.

    o zamanlar bu konuyu erkeklerin risk almaya daha yatkın olmasına, ve toplumsal olarak daha özgür bırakılarak koruyucu kültürün kapsamından çıkabilme olanaklarına bağlamıştım, ancak daha başka durumları da görünce bu sav yetersiz kaldı. kadınların spirütial şeylere, astroloji gibi şeylere olan yoğun ilgisine tanık olunca bunun sığınma, bağlanma, güvende olma güdüsüyle bir alakası olabileceği düşüncesi ortaya çıktı.

    her neyse, sonuç olarak sebebini bilmiyorum, anlamaya çalıştığım dönemler oldu, ancak şu an ilgilenmiyorum. kadın da olsa erkek de olsa sonuçta herkes riyakardır.

    not: bu konuyu linçlerden linç beğenmemek adına daha önceden yazmamıştım, denk geldi.
  • din ve inancın cinsiyetle ne alakası vardır?
  • ekşi sözlüğün en gereksiz başlıklar kulübüne adımını atmış olan başlık:

    - anlamsız saçma sapan genellemeler
    - fırsat buldukça dine saldırmanın verdiği dayanılmaz hafiflik
    - temelsiz bir konuya kat çıkmaya çalışan bir takım sözde toplum mühendisleri
  • (bkz: btw yazarak ingilizce bildiğini ifade eden sığır)
    bunun temel nedeni kadınların bireyselliklerinin daha düşük olmasıdır. böylece cemiyetlere daha çok ilgi gösterirler. ve bu yüzden kendilerinde güç bulamayıp gerçek dışı masallara kanarlar.
  • evet enteresan bulduğum şeylerden birisi; bizim ülkede mesala kadınlar çok daha dindardır.

    özellikle üst jenerasyonlarda karı-koca ayrı hayatı yaşayan insanlar var.

    ben mesala bunu anlamakta güçlük çekiyorum sanki kadın gençken çok hızlı yaşamış gibi cemaat/tarikat olaylarına sarıyor :)
    eşinin ona “imtihan” olduğunu düşünüp daha da dindarlaşıyor.
hesabın var mı? giriş yap