şükela:  tümü | bugün
  • böyle pis insanlar...

    net gerçektir. kadınlar mecbur kalmasa erkeklere katlanmazlar.
  • bazıları yapıyor böyle şeyler. sokaklarda görüyoruz.
  • selahattin duman’ın katılmadığı gerçek.
    --- spoiler ---

    bizim memlekette evli erkek karısından on yıl önce ölüyor.." ortalaması bu.. lafı tersine çevirirsek "kadın kısmı ortalama olarak kocalarından on yıl daha fazla yaşıyor.." batı'da böyle on yıllık fark yaratan, geniş aralıklı bir hayat ortalaması yok.. bizde var..

    demek ki bizim kadınlar daha kıyıcı.. *** laf beyliktir ama tekrarlamakta mahzur yok..

    kadının hayatı evlendiği gün başlar, erkeğinki de nikâh masasında biter..

    ondan sonrası besbelli "bitkisel hayat" gibi bir şey.. nikâh defterine imza atıp da zamanı geriye doğru saydırmaya başladın mı bileceksin ki kurtuluşun olmayacak.. kadın teknik olarak "başının etini yemekten" başlayıp, bütün vücut hücrelerinin birer birer hakkından gelecek.. çareyi öte dünyaya firar etmekte bulacaksın.. "yok daha neler.. benim karım öyle değildir.." demeyin.. başınıza geleceğin farkına bile varmazsınız.. gerçi bazı belirtileri vardır ama erkek kısmısı nedense bunu hep hafife alır..

    *erken teşhis*
    evli bir kadın, kocasını başkalarının yanında eleştirmeye başladı mı bilin ki süreç de işlemeye başlamıştır.. en hafifinden bir eleştiri "bizimki çok yumuşak başlı.. hakkını hiç aramaz.." türünden bir laf sokma mesela..

    başlangıçta dozlar hep küçüktür.. "alışveriş yapmayı bilmez ki.. ilk gördüğünü alır.." "bir gün de çocuklarla o ilgilense.." "anasının ağzının içine bakar.." erkeğin bünyesi bu laf sokmalara bağışıklık kazandıkça kadının verdiği doz artar.. evliliklerde "senin için saçımı süpürge ettim.." lafına gelindiğinde bilin ki o lafın muhatabı olan erkek, erken gidicidir..

    evlilik ilişkisinde erkek de kavga eder.. o da ağzına geleni söyler.. lakin erkeğin kavga anındaki saldırıları kandil dağları'na yapılan hava hücumları gibidir.. arka arkaya beş on sorti, ondan sonra hız kesilir..

    kadının saldırısı ise düşük yoğunlukta ve süreklidir.. şiddet içermeyen ama insanın içine koyan beş on cümleyi her gün erkeğin bünyesine verir.. tahribat belli olmasa da her küçük saldırıda erkek binlerce vücut hücresi kaybeder.. orta yaşlarda günlük hücre kaybı ortalama yüz eli bin ise kadının sistemli saldırıları sayesinde bu günde iki yüz elli bin ortalamaya çıkar..

    nüfus istatistiklerimize yansıyan "on yıllık hayat farkını" ortaya çıkaran da bu aşırı hücre kaybıdır.. *** televizyonlardaki evlilik programlarını izleyin.. elli, altmış yaş aralığındaki kadınların çoğu kocalarını öbür tarafa teslim edip gelmişler.. aynı yaş aralığında olup da eş arayan erkeklerin çoğu boşandıkları için oradalar..
    hâlâ evlenmek için programdan programa gezinmeleri ise bir önceki nikâhlarında bünyelerine giren "evlilik virüsünün" etkisinden.. erkeğin erken yolcu olmasına sebep olan bu virüsün diğer yan etkisi de erkeği sersemletmesi.. veya mevcut sersemliğini ikiye katlaması.. erkeğin zaman zaman kendini mutlu sanması da bu sebeptendir.. demek ki bu virüs kafa da yapıyor..

    *şartımız var..*
    evlilikte tartışma kaçınılmazdır.. erkek sersem gibi bu tartışmalara dalarsa, bünyesindeki hücre kaybı daha çok olur.. burada haklı olup olmamak önemli değildir.. işin doğrusu şudur: erkek hatalıysa, lafı gevelemeden bunu itiraf etmelidir.. kadın hatalıysaerkek susmalıdır..

    bunu söylemekten dilimde tüy bitti ama tekrarında fayda var.. evlilik ilişkisinde kadın tavuk ise erkek solucan kapasitesindedir.. tavukla tartışan solucan hep kaybeder..

    iyisi mi susup, ömrü uzatmaya bakmalı.. şimdiii.. kadınla yaşamayı seçen erkek için hiç mi umut yok, diye soracaksınız.. erkek kısmısının "gönüllü hayat koçu" olarak söyleyeyim, var.. ama şartabağlı.. o şartları da çin'de yaşayan bir bilge kişi belirlemiş.. çinli bilge kişi evlenmeye niyetlenen erkeğe beş önemli tavsiyede bulunuyor.. "bulacağın kadın hem evde marifetli olsun hem de sana kendi işinde yardım edebilsin.. aynı zamanda kendisi de zengin olsun.." (tövbe estağfurullah.. sövdürecek beni..) "bulacağın kadın esprili, şakacı, gülmeyi ve güldürmeyi bilen biri olsun.." (konservatuarların çevresindeki kafelere dadan mı demek istiyor acaba?) "bulacağın kadın güvenilir olmalı ve yalan söylememeli.." (iyi de evlenmeden önce nasıl test edeceksin?) "bulacağın kadın yatakta da iyi olmalı.. bunu sevmeli.." (bu da bir çeşit piyango.. geldik en önemli şarta..) "bulacağın bu dört kadın birbirini tanımamalı.." (oley be!) ne öğrendik şu anada kadar? biiir.. ya doğru seçimler yapıp, seçtiğin kadınları yüz yüze getirmeyeceksin.. ikiii.. imkânsızlıktan veya yeteneksizlikten tek seçenekte kalmışsan, tartışmayacaksın.. *** erkeğin kadınla tartışma kapasitesi sınırli olduğundan bu tür zorlamalar aşırı hücre kaybına sebep olur.. kadında ise bu yetenek sınırsızdır.. çünkü kadının kasnak (basen) dediğimiz nahiyesi erkeğinkinden daha yağlıdır.. burada "steatopoji" dedikleri kıç yağı bulunur.. aynı yağ devenin hörgücünde de vardır.. deve bu sayede on dokuz gün su içmeden çölde yürüyebilir.. kadın da o yağ sayesinde çıkan bir kavgayı, hiç yorulmadan, o yağdan beslenerek günlerce sürdürebilir.. anladınız mı şimdi? haaa! "benim popom da fena değildir.. kavgadan, tartışmadan kaçmam.." diyorsanız o başka.. dötüne güvenen borazancıbaşı demişler..
    --- spoiler ---
    selahattin duman
  • saçma bulduğum önerme. kadınlar arkadaşları olsun, düşmanları olsun diğer kadınlara hayatı zehir etmekte erkeklerden çok daha yetenekliler gözlemlediğim kadarıyla. "erkek meslektaşlarımla aram hep iyiydi, ne sorun yaşadıysam kadınlarla yaşadım" gibi bir sözü senelerce hakimlik yapmış bir kadından bizzat duymuştum.
    sokağın ortasında karısıyla/sevgilisiyle alenen kavga edip şiddet uygulayan şirazesiz insanlardan oluşan azınlık bir yana, "biz erkeklere katlanıyorsak mecbur olduğumuzdan yoksa ohoo" gibi bir söz ancak nankörlüğün ifadesi olabilir benim gözümde.
  • kadınlar kadınlara katlanıyor arkadaşlar. hemde ekstrem bir şekilde zorlanarak. bu önerme kesinlikle yanlış. olsa olsa erkekler kadınları alttan alıyor şeklinde tanımlayabiliriz.
  • (bkz: bi siktir git dedirten feminist zırvaları)

    ulan medeniyetin yüzde 99'u erkekler sayesinde kurulmuş, hala biz katlanıyoruz falan. kadınların bu at gözlüklerine hastayım, gerçekten psikolojik vaka.
  • herkes birbirine katlanıyor belki de.
  • herhangi bir türk kadını kadar evlilik manyağı olan birinin herangi bir beyanattır.
  • asalak kadınların hoşuna gidecek saçmalık.

    kimse kimseye katlanmıyor artık.