şükela:  tümü | bugün
  • 35 yılın sonunda benim deneyimlerim bunu söylüyor. hayatta tanıdıgım kadınlardan ya da çift olan arkadaslarımı uzaktan gözlemledigim şekliyle kadınlar sürekli olarak problem yaratıyorlar. zayıf bedenleri yüzünden hastalanıyor, mızmızlanıyor, kapris yapıyor, erkeklerin kurduğu güvenli yaşam yolculuguna çomak sokuyor. lüzumsuz para harcatıyor, insanlarla arasını bozuyor, yalnızlaştırıyor sonra da türlü oyunlarla kendini dölletip çocuk yaparak bir ömür parazit gibi efsunladığı mala çevirdiği erkeğe kendine baktırıp sahip çıktırıyor. yalancılık, kurnazlı ve sinsilik bizdeki beden gücünün yerine onların taşıdığı savunma ve saldırı araçları. hiç kendini kadınlardan kurtaran erkekleri incelediniz mi? dünya seyahatleri yapıyor ya da lüks içinde mutlu bir yaşam sürüyorlar. bunun dengi evli erkeği gözlemlerseniz hayatının içine edilmiş, evinde göbekli tostaşak oturuyor. çocuk ağlıyor, bir yandan karısı adamın beynini oyuyor.

    tüm sistem kadına erkeğin kur yapması ve kadının pıtının peşinde koşturması üzerine kurulmuş durumda. yemekler, kapitalizm, makyajlar, moda, sosyal aktiviteler, lüks tüketim, seyahat noktalarında kadınları çeken maddi sömürü noktaları, alışverişler, artık olmazsa olmaz görünecek kadar yerleşmiş saçmalıklar, düğünler, balayı vb binlerce pislik icat. bunların hepsi kadına kur yapan erkeğin maalesef ki artık mecburiyetleri haline gelmiş kalemler.

    inanmayın, evlenmeyin, kırın kalemi. bu saçma ve bir o kadar insanın canından götüren düzenden kendinizi kurtarın. kimseyi yemeklere götürmek, hediyeler almak, özel gün saçmalıklarında birşeyler organize etmeye çabalamak, oradan oraya taşımak zorunda degilsiniz yani karsınızdaki mutlu olsun diye kendinize ait olmayan hayatları yaşamak durumunda degilsiniz.

    bu iyice saçmalamış dünya düzeninden kendinizi kurtarın. 30 larınıza kadar bekleyin, zihniniz berraklaşmaya başlayacak. kadın acz içindedir ve sürekli olarak size yapışıp adriyatikteki parazit balıklar gibi tüm yaşantınızca sizi cuk cuk emip beslenmek için sizi kafeslemeye çalışmaktadır. inanmayın, tuzaga düşmeyin.

    kitap okuyup kendinizi geliştirin. ardından da seyahat edin. dünyanın tüm güzellikleri sizi kucaklayacak. karşınızda boyanıp oturan ve boş gözleriyle pis pis sırıtıp kafasını saga sola bükerek kur yapan kadına yedireceginiz paralar yerine yapabileceklerinizi bir düşünün.

    kadınlara inanmayın, güvenmeyin. istisnası artık yoktur. kimseyi de tenzih etmiyorum. dünya düzeni böyledir. kadın fırsatını buldugu an golü atar.

    buda ne demiş?

    "kadınların karakteri, balığın suda izlediği yol gibi, kavranamayacak kadar derindir; sayısız hileleri olan soyguncuların doğrularını anlamak nasıl zorsa, onlar için yalan doğru gibidir ve doğru yalan gibidir. "

    nizamülmülk ne demiş?
    bir gün bir melikin kendine hakim olmuş bir karısı vardı, hayatını onun sözlerine önem vererek yaşadı. bunun sonu felaket ve yıkımdan başka birşey olmadı. her kim tarihte bunun örneklerine bakarsa aynı şeyi görecektir. bir işin başarıya ulaşmasını istiyorsanız, yakınınızdaki kadının dediğinin tam aksini yapın.

    kardeşlerim uyanın. kadının erkek hayatında yeri falan yoktur. dünyanın en doğru yolculugu kadınlardan kendini soyutlayabilen, gerektiği kadar görüşen ve kendini dünyanın güzelliklerini görüp gezmeye adayan erkegin yaptıgındadır.

    maddi kaynaklarınızı saklayın, yedirmeyin. yaşamınızın nasıl daha konforlu oldugunu ve zenginleştiginizi zaman içinde göreceksiniz.

    derhal annemize hakaret etmeye başlayan kezbanlar için aşagıda bir yazarın sözünü buraya taşıyorum:

    "sizin anneniz bacınız teyzeniz diye gelecek feminaziler olacaktır, bizim annemiz teyzemiz günümüzdeki şımarık kezbanlar gibi değillerdi bence ağzınıza bile almayın o değerli kadınların isimlerini."

    ayrıca bahsettigim hayatı yaşıyorum, kimsenin oyuncagı da degilim. o yüzden; "kendi esir olmuş da burada dırdır yapıyor." demeyin.

    "o zaman gay ol birbirinizi zikin" yazan kadınlar da asıl yüzlerini göstermiş oluyorlar. işinize gelince özgürlükleri savuna savuna bir hal oluyorsunuz. kendinize pay çıkartmak için yalandan pankart açtıgınız gayleri burada yeri geldi diye bir çırpıda harcıyorsunuz.. aslınız bu işte, ayıp.
  • "sevsevil" nickli kişinin yakındığı konular temel olarak bizim coğrafyada ayyuka çıkmış sorunlar. aynı konuyu abd'li veya norveç'li bir kadına sorsak bambaşka farklı şeyler söyleyecektir.

    kadın-erkek ilişkileri batı'da daha yoz aslında. çünkü cinselliğe ulaşmak erkekler açısında daha kolay, kadın erkeklerin nezdinde daha değersiz ama kapitalist sistem açısından sistemin dişlilerinden birisi olması, para kazanan ve çok tüketen olması nedeniyle çok değerli. bireysel özgürlük, benim bedenim benim kararım, feminizm, cinsel özgürlük filan gibi saçmalıklar da bu nedenle liberalite kapsamında destekleniyor.

    kadın-erkek ilişkileri konusunda dengeler dünyanın her yerinde sosyolojik nedenlere bağlı olarak farklı.

    kadını erkeklerin cinsel ihtiyaçlarını giderecek bir meta olarak sunmayan, onları kapitalist sistemin bir dişlisi haline getirmeyen, erkekleri de yıllar boyu cinsel açlıkla kıvrandırmayacak ve evlilik yaşını makul bir seviyeye indirmeye olanak sağlayacak, meşru bir yapı üzerine düşünmek lazım.

    böyle bir düşünsel çalışmada da bilgi kaynağı olarak salt insan beyni yerine vah'y i almak ideale en yakın modelin oluşmasına yardımcı olacaktır.
  • düşüncelerinden anladığımız kadarıyla annesinin de bayağı büyük bir problem yarattığı ortada olan yazar beyanı. insan kendi gibileriyle karşılaşır diye bir laf var eğer yoksa da artık var. eğer hayatınız boyunca problemli kadınlara denk geldiyseniz problemi kadınların genelinde değil kendinizde arayın. benim 29 yıllık hayatımda hayatıma giren kadınların hiç biri problem çıkarmadı aksine hepsi bana destek oldu, yardımıma koştu. düşüneyim erkeklerin de hiç biri problem çıkarmadı. ben de kimseye problem çıkarmadım öyle gül gibi yaşıyoruz vallahi. size ve sizin gibilere üzülüyoruz ama. bu tip saçma sapan başlıkların da yasaklanması lazım. ne güzel başlık engelliyorduk bir ara kaldırdılar
  • ne kadar da cinsiyetçi bir yaklaşım. ayıp ayıp.
  • benim gördüğüm kadınların erkeklerin çoraplarını yıkadığı yönünde.
  • bu durumda çare homeseksüellik beyler.

    kendinizi kadınlardan kurtararak dünya seyahatleri yapabilir ya da lüks içinde mutlu bir yaşam sürebilirsiniz, çünkü bunu bu zamana kadar başaramamanızın kati sebebi kadınlardır, sizin kapasitesizliğiniz ve beceriksizliğinizle hiç alakası yok.
  • salt problemden ibaret olmasa da, çokça problem kaynağı oldukları kesin. biz erkekler gibi düz mantık değiller, gerçekten bir gel git halleri var ve olaylara gösterecekleri tepki ve reaksiyonlar sürekli değişken. problemler de bu çatıda doğup gelişiyor.
    insanlar artık mutlu bir evlilik için ipleri kadının eline veriyor. bu yeni nesil çomarlık akımı, işin kötüsü destek de görüyor.
    erkeğin erk'liği, kadının tekel'liğine evrilmiş durumda ama cinsi dürtü ve yapısı gereği bunu kaldıramayan erkek için bu oluşum zaman zaman veya çoğu zaman büyük bir dert haline geliyor.
    çoğu davranış yerleşik bir kural, ritüel halini almış. geniş çerçeveden bakınca hiçbir mantığı olmasa da, birlikteliğin olmazsa olmazı bu haller genellikle kadınlardan yana ve neticesinde kadınların kazançlı çıktığı su götürmez bir gerçek.
    hasılı kelam, yazık ulan bize. göz göre göre heba oluyoruz..
  • hangi kadına ne kadar kaptırdığını merak ettiğim erkek beyanı. sen hep seni kandırmaya çalışanların peşine düşersen salak gibi tabi söğüşlenirsin. (bkz: eşek olanın üstüne binen çok olur) . bugüne kadar kimseye hesabımı ödetmedim diye feminik olmakla suçlandım ama bakıyorum söğüşlenen beyefendiler hem bizim gibileri feminik olmakla suçluyor hem de söğüşlendikten sonra bütün kadınlara demediğini bırakmıyor. (bkz: yav he he)