şükela:  tümü | bugün
  • ne zamandır yazmak istediğim bir meseleydi, hazır bugün zamanım varken yazayım dedim.

    öncelikle başlık genelleme içermektedir. yani köpek besleyen kadın olabileceği gibi, kedi besleyen erkek de olabilir. genel olarak bakıldığında kadınların kedi, erkeklerinse köpek sevdikleri/besledikleri görülmektedir.

    aslında bu basit belki de alelade gelen şeyin altını deştiğimizde kadın ve erkek doğasına dair müthiş çıkarımlar yer almaktadır.

    burada kedi ve köpeğin temel birtakım özelliklerinden bahsetmek gerekir.

    kedi nankörlükle özdeşleşen bir hayvandır. sebebi, siz ona ne kadar sevgi gösterseniz de o size %100 bağlanmaz. itaatsiz başkaldıran bir tarafı vardır. başına buyruktur. gel dersin gider, git dersin gelir. bir bakmışsınız başını alıp gitmiş birkaç gün sonra tekrar çıkagelmiş. ne zaman ne yapacağı tam kestirilemeyen tuhaf bir hayvandır. tam anlamıyla kendisine diş geçiremezsiniz. sadakat ile özdeşleşmemiştir. ne kadar sevgi gösterseniz de en iyi mamaları alsanız da her an bir gün çıkıp gidebileceği hissiyatı verir.

    köpek nasıldır peki? tam anlamıyla sadıktır, sadakat ile özdeşleşmiştir. sizi %100 sever. siz ona bir sevgi gösterirsiniz, o size on sevgi gösterir. sizi görünce hemen üstünüze atlar, kuyruğunu sallar, bir de gel oğlum demeyiverin hemen yelkenleri suya indirir başını okşatır kendini sevdirir. sevgisinden de sakadatinden de şüphe duymazsınız. hareketleri önceden kestirilebilir. bir gün bahçede kendisini görmezseniz bilirsiniz ki kaçırılmıştır. sizi bırakıp gitme ihtimali olmadığını bilirsiniz çünkü. sizi her halükarda sever. yaşlansanız da kötürüm de olsanız yanınızdadır sizin. size koşulsuz şartsız bağlıdır.

    köpeğin size duyduğu bu sevgi tanıdık gelmiştir sanıyorum; anne sevgisi. evet, köpeğin size olan bağlılığı sevgisi sadakati ve sizin bundan hiçbir biçimde şüphe duymamanız erkekteki anne sevgisine benzemektedir. erkek, ömrü boyunca kendisini annesi gibi koşulsuz şartsız sevecek birini arar. en piç, en duygusuz, en merhametsiz, en acımasız adamların dahi içinde bu sevgi arayışı vardır. bundandır ki, erkek kendisini her halükarda seven köpeğe bağlıdır. köpek sahibine tamamen bağlılığını gösterir, sevgisini gösterirken de cömerttir köpek, anlarsın seni sevdiğini. tıpkı annenin sevdiği gibi. ne annenin sevgisinden şüphe edersin, ne de köpeğin.

    kadınların kedi sevgisi de tanıdık gelmiştir sanıyorum; hatunların efendi adam yerine piç tercihi. kediyi tamamen kendisine bağlayamamanın verdiği çekicilik vardır. tıpkı piç erkekte olduğu gibi. kadın kediyi ne kadar severse sevsin, bir gün gidebilir ve kadın da bunun farkındadır. bunun yarattığı gerilim ve heyecanı sever. başına buyrukluğu hoşuna gider. kediye ne kadar diş geçirmeye çalışsa onu tamamen kendine bağlamayı denese de, kedinin ne zaman ne yapacağını kestirememesinin yarattığı heyecanı sever. piç serseri dediğimiz bad boy da kadında gerilim heyecan uyandırır, kadın onu itaati altına almaya çalıştıkça piç erkek başına buyruk davranır ve kadının piç erkeğe dişini geçirememesi kadındaki heyecanı gerilimi hep diri tutar.

    kadınlar bağlanmayan erkekleri severler, kadınlar kendisini üzmeyecek kendisine dünyadaki tek kadın oymuş gibi davranan erkekleri tercih ederler yalanlarına kanar ve kadına köpek gibi koşulsuz şartsız teslim olursanız, kadın sizi terk eder.

    bize anlatılanlar gibi değil mesele, tam tersi hatta; sevgi koşulsuz şartsız bağlılık arayan kadın değil, erkektir. romantik komedilerde sunulan palavraların aksine erkek bağlanmaktan kaçan taraf değildir. bağlanmaktan kaçanlar her kadının elde etmek isteyeceği tepede yer alan erkekler, geri kalan her 10 erkekten 9'u kendisini annesi gibi koşulsuz şartsız sevecek birini arar. (500 days of summer filmi bu hakikati çok başarılı anlatıyor, muhakkak ki izleyin.)

    eğer ki kedi gibi kadına koşulsuz şartsız teslim olmaz, kadının diş geçiremediği biri olursanız kadın size bağlanır çünkü kadın bilir ki bu bir gün çekip gidebilir bana %100 ihtiyacı yok.

    "ben seni üzmem" diyen nice guy'ların değil de, "kızım ben seni üzerim" diyen bad boy'ların tercih edilme sebepleri hep bundan işte; davranışlarının önceden kestirilememesinin yarattığı heyecan ve gerilim.

    ve erkekler şunu sakın ola ki unutmayın; sizi anneniz gibi koşulsuz şartsız sevecek tek kişi yine annenizdir. sevdiğiniz kadından sizi anneniz gibi sevmesini beklemek nafiledir.

    edit: kedi nankörlükle özdeşleşen bir hayvanın nesini yanlış buldunuz? keçi gibi inatçı deyişi gibi nankör kedi deyişi var. bu deyişler benzetmeler bir günde oluşmadı. bunlar hep gözlemlerin tecrübelerin oluşturduğu şeyler. nankör olması kediyi sevimsiz yapmaz, bence de son derece sevimli hayvanlar, nankörlükle kasıt çok sadık hayvan olmamalarıdır. bu onların doğasıdır.
  • kedi,nankörlükle özdeşleşen bir hayvanmış...okumaya gerek gören varsa gerisini buyursun.
  • kedi için söylenen nankör sözüne katılmıyorum. sevimli hayvanlardır. ama yine aynı yazıda bahsedildiği gibi doğası gereği başına buyruk ve minnetsizdir. buna nankör demek pek doğru değil. köpek sizin karakterinizden etkilenir. kedi ise sizi kendine benzetir. doğaları gereği bu böyle.
    “nankör” söylemi dışındaki tespitlere katılıyorum. verdim şukunu.
  • ilişkide; kadınların heyecan gerilim, erkeklerin sadakat sevgi aramalarından kaynaklanır.
  • çok tumturaklı, ölçülüp biçilmiş bir yazı gibi görünse de kadın erkek ayrımı yanlıştır. ilişkide taraflardan biri cepteyse, diğer taraf ilişkiden önünde sonunda sıkılır. erkekte de böyledir kadında da...
  • köpeklerin ve kedilerin sadakatlerinin farklı olmasının sebebi duygusal yaklaşımları değil tamamen genleriyle ve içgüdüleriyle alakalı bir durum.
    köpeklerin evrimleştiği kurtlar sürüler halinde yaşarlar ve sürü lideri yani alfaya diğer kurtlar tamamen sadıktır.
    kediler ise doğada tamamen yalnız avlanır(aslanlarla aynı familyadan olduklarını biliyoruz fakat aslan haricinde kedigillerin sürüyle avlandığı neredeyse hiç görülmemiştir. aslanlarda hatta sürü lideri kavramı da vardır, diğer kedigillerde sürü lideri yoktur birlikte avlanma vardır).

    köpekleri evcilleştirdiğimizde köpekler bizi alfa yani liderleri olarak görürler o yüzden bize itaat ederler ve sonsuz sadakat gösterirler ki hatta günümüze kadar neredeyse her canlıya itaat edecek kadar içgüdüsel olarak yozlaşmışlardır.
    kediler ise ne kadar evcilleştirdiğimizi düşünsek de halen daha yalnız yaşama güdülerini atmış değiller. köpeği sahiplenebilirken kedilerle en fazla yakın arkadaş olabiliriz, bu da kedinin bize güvenini kazandırır sadakatini değil.

    gelelim entrydeki kadın-kedi erkek-köpek benzetmesine :
    kadınlar bilakis daha sadıktır bir ilişkiye, erkekler ise tam tersi.
    doğada da böyledir, dişi her zaman yuvaya sadıktır erkek ise çok eşlidir. o yüzden benzetmeler yanlış.
    kadınların kedi beslemesinin sebebi tamamen şirinlikleri ve küçük naif vücutlarıyla alakalı.
    erkekler de köpek beslerken genelde iri yapılı köpekler beslerler(bizim ülkede genelde böyle, pug besleyenlere lafımız yok). bu da bize erkeğin iktidara ve güce yönelimli olduğunu gösteriyor zaten.

    yorumlamam bu kadar.
  • adet günleri sıcak su torbası yerini tutuyor.
    hayvanların sıcaklığını kullanarak karın ağrılarına iyi geliyor.
    sevgi ilgi şevkatlerini doğrudan verebileceği erkek olsa kötü niyetle domaltma yoluna geçerken hayvan yalama yoluna gidiyor ve terketme derdi de yok.
    sıkıntı dert stress için bire bir çözüm, birşeyler beslemek güzeldir.
  • kedi besleyen kadınlarda sadece kendi gözlemlerime dayanarak ortaya çıkardığım bir şey var: sahibi kadın olan kediler daha dengesiz. oysa erkeklerdeki kedilerle sahibi arasında çok farklı bir bağ var. böyle aşk gibi ama aslında değil. ne bileyim kavga falan ediyor sahibiyle kedi. bildiğin tartışıyor lan, gözlerimle gördüm. ve sonunda işi bir yere bağlıyorlar beraber. ortaklık gibi bir şey. ya da yakın dost havası var sanki.

    bunu 100 farklı gözlemden sonra söyleyebileceğimi düşündüm. bu benim şahsi gözlemim ve sadece sizlere de aktarmak istedim. hepsi böyledir demiyorum yani. dolayısıyla alınganlık gösterecek arkadaşlar şimdiden vazgeçsin carlamaktan.
  • cunku biz kadinlar kedilerle neredeyse ayni karaktere sahibizdir.

    bacaklarına sürtünür ama az durur gideriz. kendi dilediğimizde yanaşır, istemezsek gideriz. kediler uyurken hırlar (guruldar), biz cok sinirlendiğimizde hırlarız (guruldarız). kadınların yürüyüşünde ahenk vardır, dikkat edin kedilerin de salına salına yürüdüğünü göreceksiniz.
    kadınların da çoğunlukla tırnakları uzundur ve bazen tırmalarlar, kedilerin de uzundur pençeleri ve onlar da tırmalar.
    kadınların dudakları zarif ve çekicidir, bir kedinin ağzı da en az kadınınki kadar sevimlidir. hatta pembedir yahu!
    her ikisi de köşeye sıkıştıklarında saldırıya geçerek hatalarını, muzipliklerini üste çıkarırlar.
    en önemlisi, kadın ağlar ve kedi mırlar.

    erkekler ise kopeklere cok benzerler.

    ikiside araba peşinde koşar.
    ikiside kuyruk sallayanı affetmez.
    ikisininde yanındakini koruma iç güdüsü vardır.
    ikiside sokağa işer.
    ikisininde önünden yemeğini alırsanız havlar.

    ve kadinlar kedileri her ikisine de tercih eder.
  • yanlış önermedir efenim. erkeğim ve çok tatlı bir kedim var. adı leo. leonidastan ilham alıp koyduk lakin bizimkisi fazlası ile korkak. ama aptalı çok seviyorum yavrum gibi olmuştur kendisi.