şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yakışıklı bir erkek olarak, çirkin erkek kardeşlerimin yüreğine su serpmek için yaptığım, yanılma payı düşük tespit. tabiki tespiti dışarıdan yaptım.

    kadınlar paraya, vücuda, statü vs ye bakıyor diyen erkek çok net ezik bir erkektir.

    sıkı durun açıklıyorum, kadınlar, karakteri oturmuş, kendine güvenen erkeklere önem verirler. elbette yukarıda saydıklarım birer avantaj olabilir fekat bunlar olmasa bile, özgüvenli ve karakterli bir erkek, kadına iyi bir hayat sunabileceği hissini verir. kadın derki lan der bu çulsuzun bir şeyi yok ama hep böyle olmayacak. siz tipinizi unutup karşıya güven vermeye odaklanın. öptüm kıps
  • doğrusu, neither yes nor no'dur.

    1) eğer ofiste, okulda veya benzeri bir ortak alan çatısı altında berabersiniz, zamanla sizi çekici bulabilir. (belli şartlar altında)

    2) ilk kez yüz yüze görüşüyorsanız ve randevuda geçer not aldıysanız, çok büyük bir hata yapmadığınız takdirde devamı gelecektir. (eğer seks yapılmış ve fiziksel uyum, tatmin ortalamanın üzerine çıkmışsa, beraber kahve içerken sizden elektrik alamayan kadın körkütük aşık bile olabilir)

    elbette bunları; yakışıklı olmasa da tarzı olan, şık giyinen, nerede nasıl konuşacağını bilen, kalite, kadın ruhundan anlayan, ağzı laf yapan biri olduğunuz varsayımı üzerinden yazıyorum.

    erkekler ilk 5 dakikada sizi çekici bulduysa bulmuştur. şayet bulmamışsa 10 defa daha randevuya çıksanız nafile lakin kadınlar öyle değil. başta sizden hoşlanmayabilir, itici bulabilir. ama birlikte zaman geçirdikçe, o beğenmedikleri erkek gözlerine dünyanın en yakışıklı erkeği olarak da görünebilir. bir kıvılcım, bir duygusal boşluk tetiklesin yeter..
  • sanırım var böyle bir şey.bana kalirsa paraya da çok önem vermiyorlar.zengin koca avcısı sırtlanlari hariç tutarsak kadınların bir çoğu parayı çok önemsemiyor. buluşmaya beş parasız gidip hesabi kadına ödeten bir sürü adam var.olayin tamamen sosyal cevre, sosyal statü ve er kişinin kadına yaklaşımı olduğunu düşünüyorum.çok paranız varsa bir çok kadınla birlikte olabilirsiniz fakat hepsiyle birlikte olamazsınız.kendi eksikliklerinizi para vs gibi klişe bahanelerle görmezden gelmeyin.öküz olabilirsiniz, kadinlara yaklasamayabilirsiniz herkes her konuda yetenekli olacak diye birşey yok ama karşı tarafa bok atmakla bu iş cozulmez.halinizden cok sikayetciyseniz ve yalnızlıktan kuduruyorsanız başka çareler bulun, profesyonel kişilerle calismak olabilir mesela.

    not:23 yıllık sapım.
  • kadın tipe değil, o erkeğin temsil ettiklerine bakar. anlamayan için örnek verelim: ucube olun, sakat olun fakat kral olun. sizin için ölen kadınlar olacaktır. teşbihte hata olmaz, kral olmasanız bile temsil ettikleriniz güçlü olsun. kendiniz için ne yapabiliyorsanız kabul. okuyun, spor yapın, kendinizi eğitin, işinide güçlü olun, insanların saygı duyduğu biri olun, kendinize güvenin, biri sizinle konuştuğunda şunu hissetsin: "bu adam bu işi biliyor", "bu işi bitirse bitirse o bitirir", "off çok cool", "seninle konuşana kadar bu kadar etkileyici olduğunu bilmiyordum" gibi... yani görünüş ne olursa olsun konuştuğunuz kişi birikiminizden ve kendinizi ifade etmenizden etkilensin. tabii bu olgunluk kolay kazanılmıyor ve bunu kazanacağım derken kendinden böbürlenen, götü havada biri olmamanız lazım.

    bu tesim edilen bazen para olarak algılanılıyor fakat para bu işin sadece görüntüsüdür. para, gücü, tutup kopartmayı, istediğini yapabilme gücünü temsil eder. bu da işte tikky ortamda, düşük iq'lu kezofeminist ve aptal sarışın modeli kadınları etkileme de çalışır. kaliteli bir kadın direkt bundan etkilenmeyecektir.
  • yanlıştır. ilk karşılaşmada tipe sonrasında akıl ve yüreğe göre devam eder.
  • ilk kelimenin hemen ardına bir "sadece" eklenmesini rica edecektim.
  • olmayan gerçektir. kadınlar tipe bal gibi önem verir. ama tipsiz olmak demek kadınlarla ilişkilerde başarısız olmak demek değildir. bir erkeğin tipi de parası da olmasa bile kadın psikolojisindeki loopholeları bilmesi başarılı olması yeterlidir.

    şu adam bugüne kadar yüzlerce kadınla beraber olmuş, her kadınla ilk buluşmada yatağa girebilmiş, en bekarete önem veren kadınlarla bile kolayca seks yapabilmiş biri:

    https://cdn.datingskillsreview.com/…_1361799776.jpg

    yani olay ne tipte ne parada bitiyor. alfa erkek olmanız önemli değil alfa erkek gibi gözükmeniz önemli. ve kadınların içgüdüleri falan da güçlü erkeği güçsüz erkekten ayırmada sanıldığı kadar başarılı değil. alfa olamıyorsanız alfa gibi gözükeceksiniz. bu kadar basit.
  • iki tür erkek için tesellidir:

    1) tanrıları utandıracak kadar çirkin olan erkek.
    2)altın çocuk denen şeyin ne olduğunu ve kendisinin o altın çocuk olmadığını bilen erkek.

    bu her şeyden önce bir tesellidir fakat başınızı kaldırın dostlarım, tipten daha önemli bir şey varsa o da tavırdır. özellikle türkiye'de kadınların çoğundan "sarışın erkek ıyy" diye bir şey duyarız ama aynı kadınların sting'e hayran olduklarını görürüz. eleman bildiğiniz düpedüz bir sarı pipi ama gelgelelim yat dese yatmayacak, kalk dese kalkmayacak bir kadın var mıdır? elbette ünlülerden, sahnedeki adamlardan seçeceğiz örneklerimizi o yüzden "ama o şöhret sahibi abi" demeden durun size bir de ortaokul, lise ve üniversite yıllarımdan iki örnek vereyim. ortaokul ve lisede bir eleman vardı, gözleri mavi hoş bir herif fakat boyu çok kısaydı, çocuğun olayı mavi gözleriydi, size o kahrolası gözleriyle bakıp bir şey söylediğinde etkilenirdiniz, kadın ya da erkek olmanız fark etmez, öyleydi, o yüzden hep kız arkadaşları olur, biz daha vajina neye benzer onu tartışırken bu elemanın pompa yaptığını bilir, hüzünlenirdik.

    üniversitede ise yaklaşık 95 kilo ve 1.65 boyunda bir elemanla takılmak zorunda kalmıştım. obez denebilecek kadar şişman gözükürdü, tipi de o kadar iyi değildi ve onun da hep kız arkadaşı olurdu. bu elemanın nasıl olup da kızlarla takılabildiğine şaşırdığım için onunla takılmak zorunda kaldığım dönemlerde onu incelemiştim. tipinin, boyunun ve kilosunun asla sikinde olmadığını fark etmiştim. birisi bu konularda bir şaka yaptığında o kişiye anlamsız gözlerle bakar ve sanki "eee?" der gibi bir ifade takınırdı.

    sonuç: kusurları karşısında özgürleşmeyen erkeğin hiçbir şansı yoktur bu dünyada. "beğenmiyorsan gidebilirsin, bu en doğal hakkın, bol şans" şeklinde bir tavırla hareket etmeniz gerekiyor. bunu sadece sözle değil her hareketinizle belli etmeniz de gerekiyor. dolayısıyla bu özgürleşmenin ardından tip, boy-pos unsurlarını gerçek anlamda paranteze alarak kadının karşısına çıkmış oluyorsunuz. bu da güvenli duruşunuz için bir artı puan niteliğinde oluyor. kadını, sizi kusurlarınızdan vuramayacağı bir konuma sürüklemiş oluyorsunuz ayrıca. "kilolusun osman." "evet ayşe, sözlüne beş veriyorum, bunu nasıl anladın?" işte böyle.

    erkeklerin bilmedikleri ve öğrenemedikleri şey şu: siz ne yaparsanız yapın, ne konuşursanız konuşun, özünüzde kendinizi konumlandırdığınız noktayı her kadın fark ediyor, hissediyor. en temel sorun bu. yani siz içten içe "ben tipsizim bana hangi karı bakar" şeklinde düşünüyorsanız, mutlaka bu konuda bir sinyal veriyorsunuz ama çaktırmadığınızı zannediyorsunuz. oysa tavrınızdan, bakışlarınıza; vücut dilinizden, konuşma biçiminize kadar tezahür ediyor bu en özünüzde kendinizle ilgili kanaatiniz. dolayısıyla eş seçimi konusunda bizim gibi olmayan kadınlar, sizde olumsuz, içe sinmeyen bir hava seziyor. "her şey iyiydi ama bilmiyorum, bir şeyler beni rahatsız etti" diyorlar arkadaşlarına. kendileri de bilmiyor sorunun ne olduğunu ama hissediyorlar ve hislerin kadınlar için ne anlama geldiklerini bilmiyorsanız öğrenin: hislerini mantıklarına değil, mantıklarını hissettikleri şeye uydururlar. aynı olaya verdikleri tepki, karşı tarafın nerede ve nasıl durduğuna göre değişir. başın öne eğikse, yaptığın şaka sonucunda sönük bir gülüş takınır, makas alırlar en fazla senden; değilse ve aynı şakayı yapmışsan çok matrak ve karizmatik çocuk olursun.

    bizim şansımız tipsiz de olsak başarabilecek kudrete erişebilmemiz. dolayısıyla her erkek bu şansı, kendisine sürekli kattığı niteliklerle fırsata çevirirse mutlaka kazanır. oysa pek hoş olmayan ve vücudu pek bir şey vaat etmeyen ama dört diploması, otuz iki sertifikası ve beş yüz iqsu olan bir kadın düşünelim, kimse birbirini kandırmasın, yoktur o kadının bir şansı. kadınların en büyük ve korkunç trajedisinin bu olduğunu düşünüyorum. karalama değil, hüzünlü bir gerçek bu. dolayısıyla tipi falan bir kenara bırakıp, yürüyün. bir yazarın da dediği gibi: çünkü hareket etmezsen acı üstünde birikir.
  • hepimiz tipe önem veriyoruz, tipini gondiklerim ,atmayın