şükela:  tümü | bugün
  • göz göre göre yalan söyleyebilen ve buna insanların inanmasını bekleyen bir canlıdır kadın. en çok kendine yalan söylese de ekseriyetle her koşulda, herkese yalan söyleyebilir. yalan, kadınların savunma mekanizmasıdır çünkü hayatlarından yalanı çıkardığınızda çırılçıplak, savunmasız kalacaklardır. bunu yadırgamamak gerekir.

    bir kadının, hoşlanmadığı erkeklere, " sen çirkinsin ve fakirsin. beni hak etmiyorsun. ben senden çok daha iyileriyle birlite olabilecek potansiyele sahip bir kadınım. " dediğini düşünün. o kadınla hiçbir erkek birlikte olmak istemeyecektir. yalnız kalıp toplum dışına itilmek bir kadının hazmedebileceği bir şey değildir çünkü tercih edilmeyen bir kadın olmak kadın açısından inanılmaz yaralayıcıdır. bu yüzden kadınlar yaşlarını söylemek istemez, yaşlandıklarını kabul etmek istemezler.

    mesela " seni arkadaş olarak görüyorum" diyen kadın, sizden hoşlanmadığını, sizin kendisine layık olmadığınızı söylemez. ya da mesela " yarın işim var, başka bir gün buluşalım. " diyen kadın sizinle buluşmak istemiyordur ama bunu size söylemez. tecrübesiz bir erkek, kadınların söylediği yalanlara inanıp bunları kadının gerçek düşünceleri zannedebilir, kadının kendisini zamanla seveceğine dair umuda kapılabilir ama bu ona hayalkırıklığı ve öfke olarak geri dönecektir.

    özellikle feministler, yürüyen yalan makineleridir. her şeyi işlerine geldiği gibi anlatıp gerçekleri her fırsatta göz ardı ederler. verileri çarpıtıp demogoji yaparak, safsata tekniklerine ( fallacy) başvurarak mağduru oynarlar. bunların hiçbir dediğine inanmamak gerekir çünkü söylediklerinin %99'unun yalan olduğu istatistiklerle sabittir. dahası solipsizmin radikalize olarak vücut bulmuş halidir feminizm. yalandan ve ajitsyondan beslenir. derdi eşitlik falan değil, ayrıcalıktır.
  • (bkz: master degree)