şükela:  tümü | bugün
  • milliyet gazatesi muhabiri idi bu abimiz...ara sira kose yazisi da yazardi... bir ara pkk tarafindan kacirildi,zaten az ya da oz kose yazilarinda hep ortadogu problemini yazmistir...siki milliyet takipcileri bilir.
  • halen milliyet gazetesi dış haberler servisi şefi olan kişi.
  • "pkk'yı boşverin asıl tehlike iran, bize atom bombası atacak bu mollalar" modunda yazı yazmış bir insan...

    http://www.milliyet.com.tr/…/10/07/dunya/dunz1.html
  • mantık yapısı çok sağlam, kolay okunur ve bilgi dolu yazılar yazmaktadır. uyduruk köşe kadılarından olmayacak gibi.
  • köşesinden okuduğum kadarıyla ve rte'nin davos çıkışıyla ilgili habertürk'te söylediklerine dayanarak daha yakından takip edilmesi gerektiğini düşündüğüm ve tutarlı bulduğum yazar.
  • konuşurken karşı tarafı azaltmaya, sen nerden bilirsine getirmeye çalışan bir yazar olarak takındığı tavırla kendimi ne zaman kendisini dinlesem içimden çıkarıp ya sabır diyerek yeniden içime sokuyorum. birini küçümseyerek konuşmalarınızı buna kurguladığınızda bütünlüğünüzün bir önemi olmuyor.

    akp yi feci şekilde eleştirirken ki eleştirme hakkına sonuna kadar sahiptir gazze konusunda türkiyenin önceliği kendisidir diyerek gayet siyasi ama gayri insani bir yol izlemiştir. o zaman neden akp yi eleştiriyoruz hatta niye eleştiriyoruz çıkarlarımızı liste yapalım ve bütün sessizlerin bu gayri ahlaki sessizliğine katılalım sayın yazar.
  • kadri gürsel'in yazdığı dağdakiler nefis bir kitaptır.

    ancak bu adamın diğer üretimleri (yazıları, televizyon konuşmaları), bana en iyi ihtimalle vasat görünmektedir. (her şeye rağmen, kendi skalasında "vasat" olduğunu teslim etmeliyim. yani yılmaz özdil yahut emin çölaşan'ın elbette bir-iki gömlek üzerinde olduğu açık.)

    bu ikilik, yani adamın diğer yaptıklarının karşısında dağdakiler'in nefis olması, türkiye'de kürt meselesi (bu bağlamda türk meselesi) üzerine alışageldik metinlerden ne kadar bıktığımıza, kürt tarafından da olmayıp meseleye içerden bakabilenlere ne kadar muhtaç olduğumuza bir işarettir sanıyorum.
  • gabar'da geçen günlerini anlattığı kitap takdire şayandır; yakaladığı ayrıntılar, insanları analizi, doğayı tasvir edişi o dağları gezmiş ve o coğrafyayı bilen benim için fazlasıyla tatmin ediciydi..

    dağdakiler, bagok'tan gabar'a 26 gün

    http://www.metiskitap.com/catalog/book/4409
  • 13.8.2009 tarihli yazısında zaten türkler, kürtlerle yaşamak istemiyor, asıl ayrılmak isteyen türkler mealinde bir yazı döktüren yeni köşe sahiplerinden bir zat.

    kitabı da varmış, sözlük sağolsun öğrendik. okuruz icabında. ama bu ağız iyi bir ağız değil. kaynağı kendine gelen maillerden oluşan bir temele kimse birbiriyle beraber yaşamak istemiyor şeklinde acaba hangi hayra hizmet edecek olan bina inşa etmek...bilemedim. ikiden fazla insanı etkileme ihtimali olan birşey söylerken iki kere düşünmek lazım. milyonları etkileyecekse milyonlarca kere düşünmek lazım.

    ulan birbirini yumruklamaya çıkmış iki boksör bile yorulunca birbirine sarılıyor da, ayrılın diyen hakeme "bi siktir git" bakışı atıp
    sarılmaya devam ediyorlar. bu ne rahatlık kenar köşe yazarlarında anlamam mümkün değil. bekara karı boşamak kolay misali, ayrılın da ayrılın.

    bu zata zart zurtu keselim lütfen diyerek selam ediyorum.
  • son üç yazısında etraflıca devrim sevimay'ın "türkiye kendi modelini arıyor" yazı dizisini ve ümit pamir'in referandum önerisini ele alan milliyet köşe yazarı. "zaten türkler kürtlerle yaşamak istemiyor" gibi bir mesaj vermemiştir. yazısından bir alıntı ve yazının tamamına ulaşılabilecek link aşağıdadır:

    "sıcak tatil mevsiminin varsayılan rehavetine rağmen, şaşırtacak kadar çok sayıda e-posta aldım okurlardan. dün hâlâ göndermeye devam ediyorlardı.
    bu e-postalarda siyaset bilimcilerin ve sosyologların çok ilgisini çekeceğini sandığım dramatik bir manzara ile karşılaştım...
    türk okurların büyük çoğunluğu yazının ana fikrinden ziyade o üç cümledeki öneriye takılmıştı. özetle, “türklere de sorulsun” diyorlar ve sorulması halinde cevaplarının ne olacağını da açıklıyorlardı.
    “türklere de sorulsun” diyenlerin tamamı ayrışmadan yana eğilim belirtiyordu...
    içlerinde “tamam türklere de sorulsun ama ben bir türk olarak kürtlerle birlikte yaşamaktan yanayım” diyen yoktu.
    bir gazete yazarına gelen e-postalardaki eğilim beyanlarının tabii ki herhangi bir bilimsel veri oluşturma özelliği yoktur. ama bunlar “göz açıcı”dırlar... toplumdaki “dip akımları” hakkında ipuçları verirler.
    ben de şu an türk toplumundaki bir “dip akımı”nın varlığı hakkında elde ettiğim kuvvetli bir ipucunu ihbar ederek gazetecilik görevimi yapıyorum."

    http://www.milliyet.com.tr/…t&a=kadri gürsel&ver=19

    dip akımların görünür ve kavranır olabilmesi için tartışma ortamına dahil edilmesi gerekir. zaten gürsel'in dikkat çekmek istediği nokta da bu. ümit pamir'in önerisinin serinkanlılıkla değerlendirilmesini öneren gürsel, pamir'in önerisindeki "referandumun sonuçları sonrasındaki olası gelişmelerin de mutlaka ayrıntılı olarak vatandaşa anlatılması" gerektiğine özellikle vurgu yapmaktadır.

    devrim sevimay'ın yazı dizisinin kitap haline getirilmesini isteyen semih idiz de bugün köşesinde benzer bir özet geçmektedir.

    http://www.milliyet.com.tr/…izi&a=semih İdiz&ver=28