şükela:  tümü | bugün
  • beyninizin bir şekilde kaydettiği müziklerdir. kafanızda durmadan dönüp dolaşırlar. bazen uzun süre birinden diğerine geçip hiç susmazlar. hatta şarkının çeşitli bölümlerinde takılabilirler, o zaman işkence gibi daimi bir loop dinlemek zorunda kalırsınız. yine de sevdiğimiz bir şeydir. genellikle bozuk bir cd çalar taklidi yapmadığı sürece sizi eğlendirir.

    bu müziklerin günlük hayatımızda çeşitli etkileri de vardır. bu etkilerin kişiden kişiye farklılık gösterme ihtimalini gözönüne alınarak benim ve algılayabildiğim kadarıyla çevremdekilerin üzerindeki etkileri açıklamaya çalıştım, arz ederim:

    -eğer kontrol edemiyorsanız beyninizi acayip yorar. uzun bir süre bu kesilmek bilmeden çalan müziklerden ötürü ağzınızdan köpükler gelmeye başlayabilir.
    -portatif bir müzik dinleme aygıtına ihtiyaç duymazsınız. zaten sevdiğiniz bütün şarkılar beyninizde kayıtlıdır.
    -çeşitli müzikleri birbirine bağlayarak kendi çapınızda djlik yapabilirsiniz. tek sorun sizi sizden başkası bilmez ama yeterince iyi bir çocuk olursanız belki sizde şirinleri görebilirsiniz.
    -müzik dinlerken benim 'ritmik tik' olarak adlandırdığım tempo tutma veya bacak sallama gibi diğer bir kontrol edemediğiniz özelliğiniz varsa, etrafınızda bulunan insanlar sizi stresli bir insan olarak algılarlar. eğer otobüs, vapur gibi toplu taşıma araçlarındaysanız etrafınızdaki insanlar sizden korkar bu sayede kişisel alanınız bir anda genişleye başlar. oysaki tek yaptığınız tempo tutmaktır.
    -kafanızda çalan müziğe göre psikolojiniz devamlı değişir. çok oynak bir ruh haliniz vardır.
    -eğer ders çalışmanız gerekiyorsa ama beyniniz istemiyorsa hiç şansınız yoktur. rüyanızda bile konsantre olamazsınız.

    ama en enteresan kısmı bu müzikleri cidden duyabiliyor olmanızdır. yani olmayan bir sesi duyabilirsiniz. herşeye rağmen yine de severiz kendisini.

    (bkz: ben deli değilim)
  • # şimdi doktor ve tıp okuyan arkadaşları telefonları uyandırıp, referanslı, kallavi bir entry girmeye gerek yok. genelimiz bilir ki hatırlamak ve depolamak filan beyindeki nöronların işi (hooop, baharda selülitleri atamayan kız arkadaşlar, az bi sakin olun. üzülmeyin, öbür yaza siz de sözlük yerine plajlarda fink atarsınız, öpüyorum). ha şimdi bu nöron gavatları bildiğin copy paste yapıyormuş, kimya filan ayağına. hormon dataları, elektrik dataları falan işte. bunları çatır çatır kopyalayıp hddye yapıştırıyormuş ki o hatıranın, müziğin kopyalayandığı an ki mekan, duygu, ritim vs. değişkenlerden nitelikli birisi, aralarından sivrilebilen bir cengaver çıktığında ki mekan büyük bir cengaverdir (rahmetli olmamışsa, duygu ondan daha efedir) müzik kafada çalmaya başlıyormuş. beyin media player...

    hülasa, kafada müzik çalar be ciğerim, çalıyor. ya o ana ait bişiye rastlarsınız müzik çlar ya da müzik çalar o ana ait şeyler direkt gelir. elektrik havada, her şey enerji... iyi uykular.
  • genellikle sabahlari dinlemeye maruz kaldiginiz sarkilar olur bunlar, dinlemek istemeseniz ve hatta sacma sapan bir sarki bile olsa tum gun aklinizda kalir.
  • how to disappear completely bir zamanlar bunun en büyük örneğini canlandırmıştır bende.öyle boktan olayların içinde buluyordum ki kendimi, bir anda thom arkadan im not here, this isnt happening diye yakınmaya başlıyordu.sus artık thom,yeter.
  • uyarılmış halde diskoya gidip kolonun altında birkaç saat oturunca iki gün boyunca devam eden müzik. bu şarkıyı biliyor musun diye herkese sorarsın; "hani çok ünlü bir şarkı var: dınınıt dını nııı, dınınım dını nııı, dınınınınııı, dınınıt dını nıı, dınını nınınııı... nasıl bilmezsin ya?".
  • 41 derece ateşle uyumaya çalışırken de gerçekleşebilen bir hadisedir bu efendim. gece yarısı üşümekten uyunamıyorken kafada bir anda almora'nın ışık ver bana şarkısı başlar ve en başından en sonuna eksiksizce muzik devam eder. şarkı bittiğinde ise zihinde geriye üşümeyi unutturan keyif veren bir mutluluk yer alır.
  • sınavlarda, mülakatlarda, dikkat vermeniz gereken başka şey varken kafanızda kalan müzik şeklidir.

    ne kadar kendini soyutlamaya çalışırsan çalış, yine de aklında birşeyler kalır ve sürekli kendini tekrar eder. özellikle nakarat kısımları bu konuda bayağı popülerdir. gaza gelirsin hepsini söylemek istersin ama başka bir işin vardır o yüzden içine atarsın. o büyür,büyür ve en sonunda (örnek vermek gerekirse) sınavın bitince "fısssss" diye söner. artık sınavdaki kadar tat vermemektedir o muzik.

    işte bu kadar da acı bir meseledir bu.
  • suphesiz herkesin "ulan kaydedebilsem mına koyarım butun muzik piyasasinin" edasıyla dinledigi hit muzik.
    ayrıca, archive.