şükela:  tümü | bugün
  • kimi zaman "takma kafana" denilerekten, kimi zaman da "takma kafana" denilmeyerekten kafaya takmamaklık.
  • faverin alarak denediğim deneyim.
  • olumlu veya olumsuz oluşu, söz konusu olan duruma göre değişen durum. örneğin, sınav haftasında ders çalışmayı kafaya takmayan bir öğrenci başarısız olur, bu durum olumsuzdur. ancak, diyelim ki herhangi bir konu hakkında gereksiz yere stres yapıyorsunuz, bu durumu kafaya takmamanız, yani stres yapmamanız sizin açınızdan olumlu olacaktır.
  • arzu ettiğim şey. bunun için ciprama başlatıldım iyi dinleyen, yarım saat ayıran bir devlet hastanesi psikiyatristi tarafından. hayırlısı bakalım. umarım faydasını görürüm.
  • hele de bunca birbirine nispet için, argo deyimi ile "birbirine komak" için yaşayan x-y-z-q nesilleri var iken dünyanın en zor şeyidir. sen kafaya takma ben takmıyım oooh ya ne ala dünya. içine sıçtık zaten dünyanın bu kafayla. ha gayret devam çok mantıklı takmayın yaa
  • bir türlü başaramadığım eylem. yapan nası yapıyo çözemedim. sonradan kazanılan bi yetenek olması mümkün değil bence. :/
  • şeyimden aşşağı, kasımpaşa stadı bir davranış modelidir.
  • yapılmasını kolaylaştıracak tüyolar verilirse yapabileceğim iştir. yoksa olmuyor, çok denedim. kafaya takmayacağım dediğim şey kafanın tam ortasında tekrar beliriyor, delirtiyor.
  • hayatım boyunca prensip olarak benimsediğim ilke. ömrüm boyunca kafama bere bile takmadım, saç dökülmesini hızlandırıyor diyorlar, zaten genetik var sakata gelmeyelim.
  • teflonluk olarak adlandirilan hissiyat ve davranis bicimi.