şükela:  tümü | bugün
  • daha yepisyeni açılmış, mottosu "yüreğimde yeni bir dünya taşıyorum ve bu dünya şu anda büyümekte" olan, sandalyenizde otururken ezln, bakunin veya emma goldman'a rastlayıp selam vermenizin işten bile olmadığı, 24 saat film gösterimlerinin yapıldığı ve toplaşıların* hiç eksik olmadığı, dostlarla oturup bişeyler içerek sohbet etmenin daha zevkli olduğunu hatırlayamadığım sıcacık kafem, evimiz.

    adres: istiklal caddesi , tel sokak , no:26a beyoğlu/istanbul

    tarif: amargi'den lambda'ya doğru döndüğünüzde lambda'ya varmadan 5-10 adım önce sağınıza bakıp görebilir ya da ağa camii'nden beyoğlu karakoluna sırtınızı sağa doğru verdiğinizde mekanla karşılaşabilirsiniz.*

    facebook şeysi de buymuş: http://www.facebook.com/…fo&ref=ts&gid=286701986840
  • bugün bir atilla ilhan kitabı * ve asi ruh* kitabı görerek beni mest etmiş mekan.
  • pek çok farklı renkten insanın seviyeli sohbetlerine şahit olduğum,ön masada ingilizce,arka masada fransızca konuşan tömer öğrencilerinin tavla oynadığı,çayın taksimde ki neredeyse tüm mekanlardan daha ucuz olduğu sıcak atmosferli,genellikle yanınızda getirdiğiniz kitabı okuyabiliceğiniz sakinlikte,zaman zaman şahane filmlerin sinevizyon gösteriminin yapıldığı küçük fakat iyi insanlarla beslenmiş ve kültürü zengin mekan.unutmadan,elma çayı kurutulmuş elma dilimlerinin suyla demlenmesiyle yapılır,çayın yanında da kurutulmuş elma dilimleri servis edilir,çorbaları da epey lezzetlidir.
  • tostları ve ton balıklı sandviçiyle kalbimde taht kurmuş kafedir.

    en sevdiğim lezzetleri görebiliyorum burada. demek ki onları birbirine yakıştıran tek insan değilmişim. ve menüleri o kadar uygun ki. fast food kültürene karşı olmaları, doyurucu tostları, insanın kendini rahat hissettiği bir yer... e bir insanın dinlenmesi, yemek yemesi ve arkadaşlarıyla muhabbet etmesi için daha fazla ne olsun.
  • kadıköydeki sahaf kafe versyonu çok sakin bir mahalde konuşlanmış ve ortamı çok güzel. ayrıca tostları ve makarnası çok başarılı. herşeyi geçtim ben gibi yobazlarla bir arada olmaktan yorulmuş bir insan için, en azından kafede oturan herkesin benimle aynı kafada olduğunu bilmek bile yeterli.
    nasıl bir mekan diye merak edenlere ahan da fotoğraflar:
    http://kolektif26a.org/…6a/fotograflarla-sahaf-26a/
  • bu akşam 3 kişi mekanlarında sayısız hakarete uğradığımız çocuk yaşta garsonu tarafından itin götüne sokulduğumuz mekandır.suçumuz getirdiği çayın demli olmasını istemek geçitdiği ıhlamuru masaya koyarken "canım" diye teşekkür etmek.evet evet zibidi kendisine canım denmesinden ve yediğimiz yemekten sonra demli çay içmek istememizden dolayı son derece saygısız sözler etti.komünist ahlakımız gereği 3 kişi -sorun şiddet olsa o çocuğun her yeri kırılabilirdi- gayet sakin cevaplarla savuşturup hesabı -25 tl-ödeyip çıktık ancak bahşiş bırakmadık sadece çıkarken yaptığı terbiyesizliğin karşışığında garsonun kulağına adımı fısıldadım ve ona bu ismi unutma dedim. mekan hakkında akşam boyunca bilgi topladım derli toplu sakin aklı başında insanlar olduklarını öğrendim hatta anarşist olduklarından dolayı polis baskınları yediğini de duydum.neticede emekçi bir kardeşimizin yaptığı saygısızlığı mekana mal etmeyeceğiz elbette ancak paramla rezil olma durumu beni açıkçası huzursuz etti.40 yaşıma kadar hiç bir mekanda karşılaşmadığımız bu kötü muameleden dolayı özür bekliyoruz.garsonda adım var ve ben bir özürü hak ettim aksi halde anarşistleri hakkında tartışmalı şeyler düşüneceğiz...
  • taksim'dekini pek sevemedim. taksim'in yorgunluğu, kirliliği var orda.

    kadıköy'deki ise vasat çayına rağmen 1980'lerden kalma national geographic dergilerinin, dünya klasiklerinin 1950 baskılı çevirilerinin etrafa saçılı olduğu, yeni edebiyatın da boş geçilmediği sempatik bi kafe...

    ha bi de kulağınıza, hayata iphone şarj kablosuyla bağlı ergenlerin pöfflemeleri yerine lenin, id, süper ego kelimelerinin çalındığı, yanınızda getirdiğiniz kitabı ya da ordaki raflardan birini alıp zamana gömülebileceğiniz bi yer...

    son gidişimde raftan aldığım amin maalouf'un bi kitabının 102. sayfasında kaldım; bi sonraki gidişimde bitiririm kısmetse...
  • kadıköy'de gittiğim 2 kafeden biri. genelde tercihim burası olur. hatta taksim'de de sadece buraya giderim. her dakika başına üşüşen garsonlar yok, yemekler ev yapımı ve lezzetli... taksim'de müşteriler hep yabancı, kadıköy'de hep genç insanlar. hatta kadıköy'de film günleri falan bile oluyor.

    bir gün yolunuz cafeağa spor salonunun oraya düşer ise, bu mekan hemen yanındadır. bir girin oturun. emin olun gittiğiniz o godaman mekanlardan çok daha tatlıdır. he ben nargileciyim diyor iseniz, uzak durun.
  • bir kahveci çalışanı tarafından ismi fişin arkasına yazılmak suretiyle tarafıma önerilen mekan."gidin , beyoğlu'nda oturup sakince kitap okuyun" sözleriyle övüldü.gidip göreceğiz.
  • daha bugün ilk kez taksimde oturduğum mekan. oldukça sıcak bi ortamı olduğunu söyleyebilirim evet