şükela:  tümü | bugün
  • adenozin reseptorleri kafein kullanimina adapte olmus bunyelerde kafeinsizlik sonucu gorulen dalginlik hali. tab tusu bozulmus laptop'a* ps/2 klavye alip sonra "hatali almisim" deyip bir tane daha ps/2 klavye almak gibi andavalliklara yol acabilir.

    * gecen sayi
  • sabahları afyonu patlamamış* muamelesi görmenize neden olur. kafein bağımlısı bünye bu mereti almadan dışarıdan gelen tepkilere reaksiyon gösteremez. malesef böyle.
  • ya bide bunu tribi var dimi;

    mavracan:

    "ay bugun kahve icemedim. cok basim agrio"

    minakkoh. evet.
  • bu yoksunluğun belirtileri baş ağrısı ve yorgunluk hissidir.
  • benim gibi hergün kahve içmeye alışmış kişiler de bilir ki, bazen bırakabileceğinize inanırsınız ama bu mümkün değildir artık. kafein yoksunluğu sizi her an avucunun içine alabilecektir. ben de rüyamda kahve içmek için harap olmuş bir haldeydim, bir de uyanıp bu başlığı görünce evrenden okkalı bir mesaj aldığımı anladım.
    babayla her akşam içilen türk kahvesi ritüeli yaz mevsimi nedeniyle karpuz seanslarıyla rafa kalktı. bilinçdışım da kafeinsiz nasıl bir hiç olduğumu göstermek üzere bir rüya kurgusu oluşturmuş. hiç kahve sevmeyen annemi takmışım koluma starbucksa götürüyorum ve latte sipariş ediyorum. ki şu dünyada en sevmediğim kahvelerdendir starbucksın lattesi. ben bu kadar sevmezken önüme gelen latteden de kötü, iki parmak boyutunda ne idüğü belirsiz zift gibi bir filtre kahve. süt doldurması için görevlinin yanına gidiyorum, süt tozu atıyor içine. bu da yetmezmiş gibi saçlarını düşürüyor. ben de rüyamda bile kahve keyfi yapamamanın acizliğiyle uyanıyorum kahve tiryakilerine özgü sinirle.
    hadi bakalım gündüz niyetine, gidiyim de güzel bir sütlü nescafe yapayım.
  • cayla da giderilebilen eksiklik. hatta kimi zaman cay daha iyi bir kafa acici gorevi goruyor. her sabah ilk arayan musteriye- makina soguk, serveri daha yeni actik apla bi' kendine gelsin 1c(gercekte olan ise caydanliga suyu daha yeni koyduk mnakii); seklinde yakarislara sebep olan haller.
  • baş ağrısı, tepkisizlik, ağız yırtarcasına esneme, içene kadar o bardağın içindeki çay veya kahvenin hayalini kurma, etraftaki sesleri uğultu halinde duyma gibi kötü etkileri vardır. ama ya içtikten sonra bal kaymak olur o insan etrafa güler , nerede olduğunu fark eder.
  • birkaç hafta önce her sabah yazıhanede demlediğim çayı demleyesim gelmedi. o gün çay içmedim. işin ilginci aramadım. tadını özlemedim. böyle bir anda çay isteğim kesildi. bahaneyle "canım tekrar çekene kadar içmeyeyim o zaman" deyip bıraktım.

    o gün olaysız geçti. ertesi gün baş ağrılarım başladı. kafam kopuyormuş gibi. ilaçla geçti. ertesi gün akşama doğru çöken aşırı yorgunluk. öyle ki sızıp kaldığım oldu. birkaç gün aynı ağrı, ilaç, aşırı yorgunluk döngüsü devam etti.

    bir hafta sonra baş ağrısı kalmadı. zihinsel dinginliğim o gün ne kadar uyku aldığıma bağlı olarak değişir oldu. iyi uyumuşsam süperim. kötü uyumuşsam zombi gibi. arada eskaza kafeinli bir şeyler yersem (mesela çikolata, kafeinli protein bar vs), geçici bir zindelik veriyor. kafein tüketimini devam ettirmediğimden sonrasında yoksunluk hissetmiyorum.

    yani illa ki geçiyor ancak geçtikten sonraki zombilik halinin kafeinsizlikten değil uykusuzluktan olduğunu idrak etmek gerekiyor. daha önce kafeini bırakmayı denediğimde "yok ya bu olmuyor bir türlü düzelmiyor" demiştim, konunun alakasının uyku vaziyetiyle ilgisini anlamamıştım. onu bilince her şey süper.

    şimdi de "kafeini tümden kestim" kafasında değilim ama zaten çok seyrek kola, kahve vb içiyordum, bırakmış gibi bir şeydim. çayla da aramı kesince kafeinlik bir olayım kalmadı. canım çok çekerse içerim ama o noktaya da gelmedim. sigaradan farklı güzelliği bu sanırım, insanın canı kafein çekmiyor.

    kafeinsizliğin güzel yanı daha dingin bir kafa. böyle fast forward'a alınmış gibi değil, kendi temposunda. bu da sadece kafeinin tepe yaptığı zamanlarda çok iyi çalışan kafa yerine gün boyu orta karar iyi çalışan bir kafaya denk geliyor. verim olarak daha iyi. aşırı kafeinin yol açtığı gerginlik, diken üstünde olma halleri de yok. mis. bakalım daha ne kadar böyle gidecekti?
  • yemişim... çay keyfime değişmem. bir kere gelmişim dünyaya. 3 bardak demli çay da içmeyeceksem neyleyim o ömrü ben?
  • ilk gün akşama doğru müthiş bir baş ağrısı yapıyor. gerçi ben günde 10 kupa filtre kahve içiyordum. sayısını da bir arkadaş söylemişti. ohaa yaa ne tipler var, oturmuş beni saymış. tırasarım böylelerinden aslında, neyse, ne diyorduk?

    ilk gün akşam baş ağrıları çok feciydi. ertesi gün okuduğumu anlamakta güçlük çektim. bazı unutkanlıklarım oldu ama üçüncü gün hepsi geçti. yani inanamıyorum kendime 20 gündür, tamamen tıbbi nedenlerden ötürü kafeinsiz yaşıyorum. adaçayı, ıhlamur, hede höde içiyorum. şu detoks manyağı kadınlara döndüm valla. korkuyorum lan yakında ametis taşı mıydı neydi, taşlarla dolaşıp, tütsü yakanlar gibi saçmalıklarım olur mu acaba ahahaah!