şükela:  tümü | bugün
  • genelde soylularin giydigi alacali bulacali kisa kollu deri ceket ve pelerin kari$imi bir ortacag kiyafeti..
  • hırkanin yerlere kadar uzanan versiyonudur kaftan. yakasiz olur ve cogunlukla islemelidir. (bkz: pembe incili kaftan)
  • ingilizcesi kaftan veya caftan olarak gecen sozcuk. ingilizce'ye turkce'den gectigini dusunup* sevinmis, inceden inceden gurur duymustum. ama arastirinca gordum ki ingilizce'ye rusca'dan, rusca'ya turkce'den, turkce'ye ise (tabii ki) farsca'dan gecmis.
  • topkapı sarayindaki envanter sistemindeki karisiklik nedeniyle bircogunun kime ait oldugu karistirilmistir.
  • rahmetli barış manço'nun 70'li yıllarda ve 80'li yılların ilk yarısına kadar değişmez sahne kıyafetiydi. çeşit çeşit kaftanlarla sahneye çıkardı.
  • modern zamanlarda virtual dünyada tasarlanmış örnekleri de bulunan giysi.

    bakınız!
  • almancasıda aynı bunun, der kaftan.
  • kaftan, üste giyilen, kumaştan yapılan, uzun, süslü ve astarsız elbise, hilat. üzerine cübbe giyilirdi. kaftanlar cins ve nevilerine göre murabba, keçe, çuha gibi isimler alır. kaftanların kıymetleri, renk, şerit ve düğmelerinden anlaşılırdı.

    ağır kıymetli kumaştan yapılanların önü ve kolları altın telli şeritler ve kordonlarla süslenirdi. kadifeden yapılan vezir kaftanları ise kıymetli düğmeli, sırma şeritli olur ve kışın üzerine samur kürk geçirilirdi. yeniçeriler, entariler üzerine kaftan giyer, yürürken zorluk vermemesi için eteklerini toplayıp bellerine sokarlardı. bunlara dolama denilirdi.

    osmanlı'larda, önemli hizmetler görenleri mükafatlandırmak için, padişah tarafından kaftan hediye edilirdi. kumandanlara bir imtiyaz verildiği zaman, buna işaret olarak kılıç ve kaftan verilirdi.

    padişah tarafından mekke şerifi ile başkalarına ihsan olunan kaftanları giydirene kaftan ağası denirdi.

    mükafat maksadıyla kaftanı, bazan padişahlar giydirdikleri gibi sadrazamlar ve vezirler de giydirirlerdi.
  • yusuf/hz. yusuf'un kaftanı, peygamber giysisi dendiğinde akla ketonet gelir. yusuf ve kardeşleri'nin yusuf'un gençliği cildini okuyunuz.

    ölüm, kaftanlarından soyunmak.

    (bkz: kılaptan)
    (bkz: kontoş)
    (bkz: cüppe)