şükela:  tümü | bugün
  • kagithane merkezde yeralan en yakin tarihli yapilmis sehir tiyatrosudur.

    sahne gayet yuksek kapasiteli olup bunyesindeki herseyinin gicir gicir olmasiyla rahat seyirlere izin vermektedir.

    yaklasik 2 senedir oyunlar sergilenmesine ragmen en rahat bilet bulabileciginiz sahnedir, sayet genelde bostur.
  • dün, lüküs hayat isimli müzikali izlemek üzere ilk kez gittiğim sahnedir. aynı zamanda bir kere daha gitmeyeceğim sahnedir de.

    tiyatro salonu tam bir zevksizlik abidesi. sahne ve duvarlar için seçilen kahverengi insanı bunalıma sürükleyecek kadar kasvetli. yerler, pembe ile turuncu arası iğrenç bir renk. koltukların canlı mavisini de kattığınızda "zevksizlik ve uyumsuzluk budur" diyebilirsiniz.

    her oyun için mi yapılıyor, sadece lüküs hayat için mi yapıldı bilmiyorum fakat salonda sabit numaralı koltukların yanında 50'ye yakın plastik sandalye var. oyun izlerken insanların sandalyeye oturma, kalkma, yerleşme sesleri hiç bitmiyor. tiyatro izlemek için sessiz bir ortam hayal denebilir.

    salonun akustiği berbat. önlerde oturduğunuz taktirde sorun yok, fakat orta ve arka sıralardaysanız sahnede konuşulanları rahatlıkla duymanız çok güç.

    hizmet veren personel kötü. istanbuldaki hemen hemen bütün sahnelerde oyun izledim, fakat oyun başladıktan sonra içeriye insan alınan salonu ilk defa gördüm. ayrıca içeriye yiyecek ve içecek ile girenleri uyaran kimse yok, dolayısıyla oyun boyu naylon poşet sesi pek eksik olmuyor.

    bunlara rağmen gitmek isteyenler için ulaşımı rahat denebilir. araba ile çağlayan'dan aşağı doğru kendinizi bıraktığınızda yolun sonunda karşınıza çıkıyor. ayrıca taksimden 48n otobüsüyle de önünde inilebilir.
  • yarin türkiye nin ilk çocuk tiyatrosu sahnesinin acilacagi sehir tiyatrosu.

    (bkz: kucuk kemal cocuk sahnesi)
  • ulaşımı diğer sahnelere nispeten zor olan, fakat koltukları ve sahnesiyle oldukça yeterli bir salona sahip belediye sahnesidir.
  • 601 koltuk kapasitesiyle (portatif sandalyeler hariç) şehir tiyatrolarının en büyük salonu. çok iyi bir salon olduğu söylenemez ama çok kötü de sayılmaz.

    edindiğim izlenimlere göre, hafta içi gündüz seansı ev hanımlarının akın etmesiyle kadınlar matinesine dönüşüyor. o yüzden suare tercih edilmeli.
  • hayatımda ilk kez son 2 pazardır üst üste oyun izlediğim ve muhtemelen bir daha gitmeyeceğim sahnedir.
    içeri girmek için adım attığınız andan itibaren tiyatroya değil de, mahmut tuncer konserine gelmişsiniz gibi hissediyorsunuz. ne yazık ki o ağırbaşlı hava, tiyatro kokusu, saygın ve şık insanlar yok burada. ve görevliler de ona uygun bir tutum ve davranış içindeler.

    kesinlikle insanların giyim kuşam ve görünüşlerine karşı ön yargılı olmak istemem ama oyun sırasında çalan telefonlar, konuşmalar, sahnedeki repliğe cevap vermeler, oyun başladıktan sonra bile devam eden ve bitmeyen hareketlilik, dört bir yandan parlayan telefon ışıkları izleyici profilinin tiyatro seyircisi olmadığını kanıtlıyor.

    en son oyundaki bir öpüşme sahnesinde toplu bir "ohaaaa" sesinin yükseldiğini ve final alkışında sahneye fırlayıp oyuncularla fotoğraf çektirmek isteyenlerin olduğunu söylesem ne demek istediğim daha net anlaşılır sanırım.

    ha bir de birçok kişinin elinde tiyatro bileti değil de bir tür giriş kağıdı/davetiye vardı. bu da "hava kapalıydı piknik yapamadık, geçen bizim amca oğlu belediyede ya, ne zamandır çağırıyo, çoluk çocuğu toplayıp tiyatroya gidelim dedih biz de" tavırlarını açıklamaya yetiyor sanırım.
  • geçenlerde "yaşar ne yaşar ne yaşamaz" adlı oyunu izlediğim, 601 kişi kapasiteli ve bu yüzden 601 kişinin gülmesiyle birlikte oyunun zevkini bölen, bi daha gitmeyeceğim sahne.
  • burada tiyatro izlenmez arkadaş. insanlar alkış olayını o kadar abartıyorki oyuncular ara vermek zorunda kalıp, artık ses olsa bile devam etmek zorunda kalıyor. çalınan ıslıklar da cabası, sanki tiyatro oyunu izlemeye gelmemişler. en iyi oyunların hep bu sahnede olması nasıl bir tesadüftür orası da ayrı. ayrıca telefonla konuşmalar almış başını gidiyor
  • bi çok salona kıyasla hayli büyük bi salon. lakin seyirci profili çok kötü. hiç tiyatro kültürü olmayan insanlar topluluğu denebilir. oyundan keyif almaktan çok sinir olduğunuzla kalabilirsiniz. dizi izliyormuş gibi sesli yorum yapanlar mı dersin, birbiriyle konuşup gülüşenler mi, defalarca uyarılmasına rağmen fotoğraf çekmeye çalışanlar mı say say bitmez.

    ayrıca başıma bir de şöyle bir olay gelmiştir ki;

    oyuna son dk yetişilir lakin ışıklar sönmüştür. bu sırada görevli, insanlara sandalye ayarlamakta, yer göstermektedir. en arkada ayakta beklenir. oyun başlamadığı için belki bulunur umudu ile arkadaşla mesajlaşılır. son mesaj koltuk no ve sırasıdır. zifiri karanlıkta yandan biri bakabilir miyim der ve telefonu alır. yeri tarif edecek umuduyla beklenirken tüm mesajlaşmayı okumaya başladığını görüp telefonu almaya çalıştığınızda vermez sesinizi duyunca da binbir özürle; "pardon kocam sandım" der. sonuç;

    - ne ilişkiler var yarab
    - kocasına sabırlar dilenir
    - zifiri karanlık tehlikelidir :)
  • ümraniye hariç bütün şehir tiyatroları sahnesinde oyun izledim. bu kadar rezil seyirci görmedim. vidyo ve fotoğraf çeken, telefonla oynayan, otu boku alkışlayıp oyunu bölen, oyun esnasında yanındaki ile yorum paylaşan görmek istiyorsanız buraya gidebilirsiniz.
    en acilinden muhsin ertuğrul'un tiyatro seyircisi olma ile ilgili yazısı burada oyun öncesinde okunmalı.