şükela:  tümü | bugün soru sor
  • serge king isimli beyaz bir kahuna'nın yazdığı, türkiye'de kahuna şifacılığı adıyla olarak ötesi yayıncılık tarafından 2001 yılında basılmış kitap.

    http://www.vesaire.com/…07ddfa6e87344b0b3c8440d7eff

    linkten alıntı:
    batı dünyası, pasifik okyanusu'ndaki toplumların basit, tasasız ve ilkel olduğunu varsayan romantik bir resim yaratmıştı; bu insanlar kendilerine medeniyetin bahşedilişinden çok önce cahil vahşilerden ibaretti, batıl korkular ve disiplinsiz bir otorite tarafından yönetiliyorlardı... uygarlığı kendi tekelinde sayan geleneksel batılı yaklaşım pek çok yerde olduğu gibi burada da yanılmıştır. bilimsel araştırmalar polinezya toplumlarının ahlak değerlerinin en az bizimkiler kadar sağlam, sanatlarının zengin, bilimlerinin ileri, felsefelerinin gelişkin olduğunu gösterdi.
    huna işte bu felsefeye verilen ad, kahuna ise bilgiyi yayan, yaşatan insandır.

    huna'da emirler yoktur. bunun yerine olaylar arasındaki zorunlu bağlantılar anlamında "mantık" vardır. şiddet kullanırsanız karşılığında şiddet görürsünüz. severseniz sevilirsiniz. bunun emirlerle, buyurgan bir tanrıyla ilgisi yoktur. yaşamın doğası budur. deneyimin düşünceyi izlemesi ve her şeyin bütünün bir parçası olduğu görüşündeki huna öğretisine göre kendinize karşı şiddet duymada başkalarına şiddet uygulayamaz, önce kendinizi sevmeden bir başkasını gerçekten sevemezsiniz.
    serge king, eğitimini kahunalardan alan "beyaz" bir kahuna. bu gelişken felsefeyi bizlerin kullandığı dile "çeviriyor". gereksizleşen sır perdelerini aralıyor. huna felsefesini ruhsal yolculuğumuzda ve gündelik yaşamımızda esin kaynağı olarak kullanmamıza kapı açıyor. ve eski bir kahuna kehanetini gerçekleştiriyor.
    bırakalım, bilinmeyen bilinene dönüşsün!
  • huna felsefesinde şifacılığa verilen isim.
    kahili serge king tarafından yazılmış hayal mühendisliği kitabı da türkçe'ye çevrilmiştir. baskısı olmadığı için bulmakta zorlanabilirsiniz ama nadir kitap gibi platformlardan bulmak mümkün.

    serge king'e göre kendi kendimizi hasta ederiz. bu iki farklı yolla olabilir. ya hasta olacağımıza inanırız ve oluruz. ya da bir fiziksel tepki olarak hasta ederiz kendimizi. örneğin bağırman gerektiği yerde bağırmaz ise sesin kısılır. ya da aşaüıda direk yazarın verdiği örnek gibi.

    --- spoiler ---
    her şeyden önce, soğuk algınlığının virüslerle ya da bulaşıcı mikroplarla çok az ilgisi vardır. soğuk algınlığı çoğu kez basit bir tepkiyi bastırmanın sonucudur: ağlamak.
    aralarındaki benzerliği bir düşünün: burun akması ya da tıkanması, sinüslerin dolması, gözlerin yaşarması, yutkunmakta zorlanma, göğüste öksürme/hıçkırma. ağlamak çoğu kez çaresizlik ve hayal kırıklığı hissedildiğinde verilen doğal bir tepkidir. demek ki, şöyle iyice hıçkıra hıçkıra ağlayarak soğuk algınlığının belirtileri ortadan kaldırılabilir ama çaresizlik duygusunun ve hayal kırıklığının ardında yatan düşünceleri tespit edip değiştirmek daha da hızlı bir çözüm olacaktır.
    --- spoiler ---