şükela:  tümü | bugün
  • şimdi köylerde bile unutulan eski bir anadolu geleneğidir. sabah vakti mideyi zorlamadığı gibi, besleyicilik açısından diğer kahvaltı çeşitlerinden aşağı kalır yanı yoktur zannımca. bir tas sıcak tarhana çorbasının içine yarım bardak süt ekledikten sonra üzerine kaşar rendelenir, yoksa beyaz peynir de ufalanabilir. yanına yarım domates ve birkaç zeytin ilavesiyle bünye kahvaltıya ne kadar isteksiz de olsa bu karışıma rıza gösteriyor. bayat ekmekle kahvaltı yapma stresi falan da olmuyor. doğra gitsin..

    mercimek çorbası tarhana olmadığında kahvaltıda idare edebilecek bir diğer seçenek. ama malumdur, sütle pek iyi bir ikili oluşturmuyor. onun yerine peyniri arttırınca bir sıkıntı yok. sabahın köründe mercimek ayıklamak, çorba yapmak gibi şeyler elbette pek mantıklı değil. onun yerine akşamdan yapıp dolaptan çıkarmak daha pratik.. sabah çorbayı ısıtmak çay demlemekten ya da yumurta haşlamaktan daha kısa sürüyor.

    klasik tarhana ve mercimek haricindeki; hazır çorbalar, işkembe, paça vs. pek akla yatkın görünmüyor. netekim hepsinin ayrı kullanım yerleri ve saatleri var.
  • üşengeçler içinde birebir bir uygulamadır.yok peynir kes, çay demle, bilmemne ..oh yak altını iç.
  • domates çorbasıysa bir başka tatlı oluyor valla. hem yapması da kolay. kırk saat domates dilimle, peynir çıkar vs. ile uğraşmıyorsun. 5 bardak suya koyuyorsun çorbayı 15 dk sonra hazır oluyor.
  • özellikle kış sabahlarında daha çekici bir kahvaltı alternatifi bulunmamaktadır bence. soğuk ve karanlık bir sabahta kahvaltı olarak koyu kıvamlı sıcacık bir çorba içmek insanın güne olumlu ve mutlu başlamasına sebep olur.
  • yedi numara daki çocuklar yapardı.kızlar sinir olurdu.
  • yatılı okuldayken kahvaltıya geç kaldığımda öğlene kadar nasıl aç durucam sorununu çözmüştür yıllarca. yazın pek çekilmez sabahın köründe sıcak çorba içmek ama yazın taze ve lezzetli domates, salatalık bulmak kolay olduğundan gerek kalmaz zaten. hem sabahları çirkin kılan soğuk ve gri kış günleridir. kalkıp saate bakarsın, suratın asılır önce, perdeyi açınca güneş de karşılamaz gözlerini. bi offf çekip çekmecedeki hazır çorbalara yönelinir anneannenin kocaman tencerede yaptığı, içine sevgisini de kattığı çorbalara benzemese de...
  • reçel, zeytin, peynir ( üçgen, dörtgen ve dahi çok şekilgen), yumurta, çay veya süt gibi çok uluslu ( kozmopolit ) bir sabah öğünü yerine, atalarımızın yöntemleriyle bulaşık sorunu olmaksızın tek tabak tek kaşık kahvaltı etmektir.
  • mis gibi köy kahvaltısı yapmak, peynir-zeytin-bal-kaymak-tahin-pekmez-su böreği-kol böreği falan yemek varken çorba içerek bence tolere edilemeyen tercihte bulunmaktır.
  • uzun yola çıkmış,şort ve yakalı t shirt giymiş baba tarafından uygulanabilitesi olan olay.

    sabahın ilk saatlerinde yol kenarında bir lokanta bulunur. çorba yeni çıkmıştır. sıcak bir mercimek ya da ezogelin söylenir. limon sıkılır, azıcık da pulbiber atılır. afiyetle tüketilir.
    üzerine de demli bir çay içilerek yola devam edilir.
  • kahvaltının dışarda yapılmasının zorunlu olduğu soğuk kış günlerinde tercih edilir.