şükela:  tümü | bugün soru sor
  • düz adam mode on: kafein, metabolizmayı hızlandırır, anskiyete bu şekilde oluşabilir, düz adam mode off.
  • okurken elimdeki kahve fincanına kuşkulu gözlerle baktırmıştır.
  • kafeinin anksiyeteyi tetikleyici bir madde olduğu bilimsel bir gerçektir. fakat her insanın kafeine olan duyarlılığı farklı olduğu için bazı insanlarda kafein alımından sonra anksiyete farkdelmeyebilir de.

    edit: bunun dışında sigara, alkol, halüsinatif maddeler de anksiyeteyi tetikler. hatta buna bilimsel olmayan sadece kendi tecrübelerimden yola çıkarak aktarabileceğim bir bilgi olarak şunu da eklemek isterim; hazmı zor, yağlı ve ağır yemeklerin de anksiyeteyi tetiklediği şahsım tarafından görülmüştür. fakat gene söylüyorum son yazdığımın bilimsel kaynağı yoktur sadece kişisel tecrübelerden yola çıkarak aktarılmıştır.
  • vurkaç ilişkisidir.
  • kahveyi çok seven ve yıllardır anksiyete ile cebelleşen bir insanım. özellikle son dönemde kahve içtiğimde , kahvenin anksiyetemin üzerine benzin döktüğünü, ateşi iyice körüklediğini fark ettim. internetten araştırdığımda hem kahvenin anksiyeteye iyi geldiği hem de anksiyeteyi arttırdığına dair birbiri ile çelişen yazılar buldum. galiba vücudunun verdiği tepkiye göre kişiden kişiye değişiyor. her şeye rağmen kahveyi de bırakamıyorum. sigara ile bir kahve içip 5 dakika keyif yapıyorum, sonra yarım saat - bir saat hayata, işe, yaratılışa dair her türlü konuda panik yaşıyorum, sonra sakinleşiyorum. hayatta güzel olan her şeyin neden bir bedeli var?
  • kafeinin hâlihazırda olan anksiyeteyi alevlendirmesi şeklinde tezahür eden ilişkidir.

    anksiyetesi olmayan insanda sırf kahve içti diye anskiyete oluşmaz. ancak anksiyete baş göstermişse alkol ve kafein gibi maddeler bunu iyice tetikleyeceği için tedaviye başlandığında doktorunuz genellikle bu tarz şeyler kullanmamanızı isteyecektir.

    elbette şuna da değinmekte yarar var, düzenli kafein kullanımı vücutta başka yerleri bozabileceği için uzun vadede anksiteye neden de olabilir ancak bu dolaylıdır. örneğin her gün 1 litre kahve tüketen bir insan zamanla günde 8 saat yerine 5 saat uyuyan birine dönüşebilir, bunun da günün birinde anksiyeteye yol açması kuvvetle muhtemeldir.
  • son günlerde anksiyetemdeki artışın içtiğim kahve miktarının artmasıyla ilgisi olup olmadığını sorgulatmıştır.

    ya da hayat gerçekten çok boktan.
  • bilimsel ve teorik olarak kafeinin anksiyeteyi tetiklediği gerçeği mümkün olmakla birlikte kişiden kişiye farklılık gösteren ilişki.

    akşam saatleri ne zaman kahve içsem (bir hakiki latte içmem bile yetiyor) 1 saat sonra lüzumsuz bir kaygı hali içimi sarıyor. bir önceki akşam ya da 2 3 saat önce hiç canımı sıkmayan yaratılışa, hayata, işe, ölüme vs.lere dair düşünceler bir anda kaygı oluşturmaya başlıyor. bunları başka zaman da düşündün gayet rahattın, kendinden emindin. ''şimdi niye rahatsız ediyo bu düşünceler seni.'' (olayın hormonal olduğu o kadar belli ki, bir hekim olarak bile bile lades yapıyorum geçeceğini bildiğim halde, hormonal olmasına rağmen darlanıyorum.) bu anasını sattığımın kahvesini akşamları içme işte *mına koyayım.

    sevgiyle kalın. anksiyetenin hormonal oyunlarına gelmeyin. derin nefes al... ver...
  • panik atağı tetiklediği de düşünülmektedir.
  • kahvenin türüne göre değişen bir ilişkidir. yıllarca kahve diye içtiğiniz 3'ü 1 arada 2'si 1 arada ya da nescafe'nin kavanozda gold vb ürünlerini içenler için kalp ritmi bozukluğu başta olmak üzere ciddi rahatsızlıklar olabiliyordu. çünkü kahve diye içirilen ürünün içinde kahve dışında her şey var. 2'si 1 arada diye şekersiz diye yutturulan ürünü içmektense her gün gidip kadayıf yiyin yutun daha iyi.

    lakin artık çekirdek kahveye geçiş ile bu riskler diğer ürünlerin verdiği tahribatlara göre azaldı. sadece o çekirdeğin kavrulma şekline tarihine ve miktarına göre değişir. mesela siloda (depoda) bir yıl bekletilmiş kavrulmuş kahve ile 2-3 ay önce kavrulup paketlenmiş çekirdek kahve arasında hem lezzet hem de içerik olarak fark vardır. birinin içimi kolayken diğeri gırtlağınızda acı bir tad bırakır.

    çekilmiş kahvelerin gerçek ömrü 1 hafta iken 2-3 haftada bitirmelisiniz yoksa tadı kaçan acı toza benzer ama yine de 3'ü 1 arada kadar tehlikeli değildir.

    kahvedeki anksiyete ya da kafeinden uyku bozukluğuna dem vurursak bu da genel olarak bir efsanedir. kahveyi günlük hayatınızın bir parçası yapar ve her gün 3-4 bardak içerseniz daha zinde bir hayatınız olur ve uykunuz kaçmaz aksine daha sağlıklı uyursunuz. haftada 1 ayda 2 içip uykum kaçıyeee derseniz bir rutininiz olmadığı için haliyle bu sizi tetikler.

    günlük 3-4 bardak kahve içmeniz sorun yaratmaz, düşük kalite çekirdek, düşük kalite içecek tüketmeniz sorun yaratır.

    ha bu kahveyi içerken bardağı tutamayacak kadar sıcak yapmayınız, sıcak olarak yaptığınız kahveyi yudumlamadan önce bekletiniz, 70 derece civarına falan düşürünüz ve soğuk bitiriniz.

    hatta sabah uyandığınızda önce bir su ya da ekmek parçasından sonra filtre kahvenizi yudumlayın ve bağırsaklarınızın nasıl boşaldığını görün.