şükela:  tümü | bugün
  • buna da şükür denilen nesil.
  • okuyanını görsem vazgeçmesin diye hemen eline kahve ve çikolata tutuşturabileceğim nesil. ellemeyin efendim, bu romantizm dayatmaları ile bunlarsız okuyamaz hale geldilerse bile, "cin ali piknikte" seviyesinde kitaplar okuyorlarsa bile ellemeyiniz.

    bunlar iyi günlerimiz.
  • 15 dakikadan uzun süre okuyamaz bunlar.

    o yüzden kısa kısa yazalım.
  • sfhshfshf masaya marlboro iphone araba anahtarı üçlüsü koymadan duramayan neslin "öteki'si."

    (masa: starbucks. tşk)
  • aaa resmen instagram nesli.
  • herhangi bir günde facebook üzerinde bunlara ait kitap+ kahve + bolca fotoğraf filtresi temalı gönderiler karşınıza sıkça çıkabilir. ha okuyorsa canıma minnet ama ben pek öyle hissetmiyorum
  • dişi versiyonlarından biriyle üniversitede karşılaştım. kız bizim öğrenci evine 2 hafta ev bulana kadar kalmak üzere geldi bir adet kitabıyla. bir dönem boyunca kira, fatura ödemeden kaldı o biricik kitabıyla. çantasında taşır, okula götürür elinden düşürmez. ulan geçenlerde kahve, kedi, kitap üçlüsü fotoğrafını facebookta gördüm. yine o kitap.. arkadaş o kitapla ben ilk kez tanışalı 7 sene olmuş, okul biteli 2 sene olmuş. insanlar iş güç bulup, çoluğa çocuğa karışmış. bu arkadaşımız hala 7 senedir o kitapla birlikte. bu nasıl bir sadakat akıl alır değil.
  • çikolatadan aldığım kalorileri felsefi kitap okuyarak çalıştırdığım beynimle yakıyorum ayağına yatarak entel gözükmeye bahane üretmekten başka bişey değil. gerçekten kitap okuyan ve kitapların değerini bilen insan çikolatayı tuttuğu yapış yapış parmakları kitabın sayfalarını çevirmek için kullanmaz.

    başlığa ek: hepsi de kemik çerçeveli gözlük takar, gözleri bozuk olmayanı dahil.
  • * üstüne iki satır sabahattin ali tümcesi paylaşmadan geçemez.
    * video veya fotoğraf çekmeden spor yapamaz.
    * yediğini içtiğini, before-after'ını paylaşmadan; başımıza endokrin profesörü kesilmeden diyet yapamaz.
    * sofra/tabak fotoğrafı çekmeden yemeğe başlayamaz.
    * mağaza kabinlerinde giysi deneme fotoğrafları çekmeden bir şeycik alamaz.
    * arkadaşlarıyla dil çıkarmalı, zafer işareti yapmalı, birbiri üstüne yıkılmalı, ağlamalı gülmeli fotoğraflar çektirmeden sosyalleşemez, tatil yapamaz, yurtta veya öğrenci/bekar evinde kalamaz.
    * albümü yeni çıkmış popçu gibi çeşit çeşit pozlar vermeden mezun olamaz.
    * monaco prensine gelin gidiyormuş havasında pozlar yayınlamadan evlenemez.
    * başında doğum fotoğrafçısı olmadan doğuramaz.
    * şikayet ediyormuş maskesi altında övünmeden çalışamaz, istanbul'da yaşayamaz, trafiğe takılamaz.
    * hastaneden birkaç kare yayınlamadan refakatçi veya hasta olamaz.

    özet geçmek gerekirse "hiçbir zaman 'kendi halinde' olamaz".