şükela:  tümü | bugün
  • yemekli misafirliklerde yemek masası ve toplam sandalye sayısı her zaman yeterli olmayabilir. olmaz da. bu yemek masasını tasarlayan gaydırıgubbak tasarımcılar yüzünden hep. neyse, işte bu durumlarda devreye beyaz plastikten mamul, oturulan kısmının ortasında çıkartılabilen küçük bir kapak olan plastik beyaz tabureler girer. elbette başka bir tip tabure de olabilir. evin büyük oğlu/kızı ya da yemek yemekten çok ona buna servis yapan evin annesi kullanmak zorunda kalır bu tabureyi. rahat rahat yemek yenmez bunda ama nedense hemen herkes bu tabureye oturmak için fedakarlık yapmaya hazırdır.

    (bkz: yemekli misafirliklerde çocuk masası)
  • ayakta kalınmadığına dua edilmesi gereken durum.

    sandalye sayısından ziyade masaya sığmamak vardır. hatta o yüzden bir aralar büyüyen masalar falan çıkmıştı ortaya.
  • son yemekte havarilerden yahuda'nın düştüğü durumdur. hırsını aldı bir şekilde tabi...

    - kusura bakma yahuda, sen de şuraya ilişiver
    - aman, lafı mı olur
    - tabak da kalmadı yalnız
    - hmmm
  • (bkz: the party)
  • taburenin boyu kısa olduğundan oturanın kafası masaya anca yetişir. pigme gibi yemek yer bu kişi.
  • çocuk masasından sonraki aşamadır. büyük masasının en kıdemsiz üyesi, çocuk masasından yeni transfer olmuş birey, burada oturur
  • oturanın masada küçük hüsamettin gibi durmasına yol açar.
  • "sofranın ek ihtiyaçlarını getirmek" sorumluluğu da muhtemelen bu bireye kitlenecektir. ama sağlıklıdır, yerken yakmaya başlar.
  • bayram sabahları dedem evinde toplanır kahvaltıyı hep beraber torun tombalak yapardık. yer sofrası yavaş yavaş kalmadı zaten. ama tabureye terfi edince sevinmiştik. büyüklerden bir peder kaldı, bir de anneannem. şimdi sandalyeye terfi etmek demek aslında pek de öyle değil. hala taburedeyiz. o terfi zamanı gelmesin diye dua ediyoruz. tabure iyidir. candır.