şükela:  tümü | bugün
  • trabzon yomra ilcesinde ocagin 13. gunu baslayip yerini kucuk aya birakan ayin halk arasinda soylenim sekli. ingilizce calendar sozcugu ile benzerligi dikkat cekicidir.

    sirasiyla diger aylar soyle soylenir:

    kalandar ayi
    kucuk ay
    mart
    abril
    mayis
    kiraz
    orak
    agustos
    istavrit
    koc ayi
    uzum ayi
    zemheri
  • karadeniz türkülerinden birinde adı geçen soğuk zaman dilimi.

    kalandar'ın soğukluğunu vurgulayan şu iki dizesi kalmış aklımda:

    vay olsun bekarlara/kalandar soğuğunda

    ----------------------------------------------

    olmazsa olmaz düzeltme:
    nihayet dörtlüğün tamamı hatırlanmıştır:

    garlanguş yuva yapar
    ağacun doruğunda
    vay ossun bekarlara
    kalandar soğuğunda
  • iki katli olan geleneksel dogu karadeniz koy evlerinde alt kat hayvanlarin barinmasi icindir. kalandar adi verilen yeni yila (14 ocak) girilirken "kalandaris etmek" deyisinde anlamini bulan su dortluk soylenir:

    kalandaris kulandaris
    altina tisi puzak ustine erkek usak
    ver allahum ver
    tolsun pucak
  • daha çok doğu karadeniz bölgesinde yaygın olmak üzere, ocak ayının 14'ü yeni yılın ilk günüdür ve kalandar olarak adlandırılır. kalandaris etmek ise hacılamak manasında yeni yılın ilk gününde hane dışından eve gelen ilk kişinin yaptığı iş oluyor. kalandar günü ayağı uğurlu geldiğine inanılan kişilerin evlerine gelmesi için istek yapıldığı da olur. '' ayşe hala ayşe hala senin fadime'yi bize yolla da bi tas misir vereyim oğa'' şeklinde pencereden pencereye davetler bile yapılır. yeter ki o ayağı uğurlu olduğu düşünülen kişi gelsin. bu bağlamda köyde genel olarak uğursuzluk konusunda adı çıkmış dokuza inmez sekize kategorisinde olan insanlar da -ki köyün delileridir genellikle bunlar- '' bak uşağum hüseyin, şimdi kit ahmet emicenun kapisina hau tuzi ver oğa ama sakin unutma eşikten içeri bi adum atacasun, dönişte sağa bi sigara vereceğum temam mi'' şeklinde gazlamayla sevilmeyen ahalinin evlerine yollanır. ahmet emice de uyanıktır tabi hüseyin'in geldiğini pencereden görür görmez hanımına der '' kiz hanife verun hauna bira ekmek da kitsun, sakun alman oni içeri'' veyahut topluca sessizlikle evde yokmuş imajı uyandırılır falan. kalandarınız kutlu olsun diyerek bağlayalım son olarak...
  • çocukken kalandar günü aldığımız poşetleri sokak sokak gezerek milletin kapısına atar kaçardık. kalandar gününe hazırlıklı olan cömert vatandaşlar bu poşetlerin içine portakal, elma, fındık tarzı şeyler atar kapıyı kapatırlardı. bizlerse usulca gidip o poşeti alır diğer poşete takviye ederdik. eve itinayla geç gelmememizi isteyen aile bireylerimiz kalandar gecesinde bu arzularını tölare eder, bizlere poşet atmamız için adresler dahi gösterirlerdi.. geceleri sokak sokak gezerken yaklaşık 10-15 kişilik gruplarla gezilir diğer grupları görünce bu seneki kalandarın verimliliğinin eski kalandarlara göre daha az olduğu yorumu yapılırdı. muhabbet sonunda "nazım amcaya gidin 3 portakal bıraktı sizede bırakır" gibi karşılıklı tüolar verilip yeni evlere yelken açılırdı.

    bu olaya en çok mahallede yoksulluk çeken minure teyze sevinir, 2-3 haftalık meyve-fındık stoku oluşur o da bunun karşılığında hayır hasanet dualarını bize armağan ederdi.. artık ocak 14 de ne kalandar için bir çalan var kapımızı ne de kalandar poşeti alıp gitmeye yüzümüz. en çokta minure teyze gibilere acır içim..

    ayrıca poşet attıktan sonra söylenen maniler vardı unuttum şimdi, ama poşeti görüp "annnee biri poşet bırakıp gitti" diyenlere 10-15 kişilik koroyla "kalandarrrr" diye bağırmamız yok mu işte o an trt çok sesli devlet korosu bile bizim kadar uyumlu olamazdı..
  • dün başladığında içime bir hınzırlık girdi.. bir ip bulmam ve bir poşete takmam lazımdı.. çünkü dün kalandardı. 13 ünü 14 üne bağlayan ocak ayı.. evden işe gitmem gerektiğinden haliyle gece atarım diyerek poşeti bir kenara koydum. şirkete gelince unuttuk tabi bu durumu.. akşam olunca karşıda ki iş yerine muziplik olsun diye poşet atacaktım ki onlar geldi.. eyvah yakalandık derken "ne oldu ki" tepkisiyle karşılaştım.. 50 lik mehmet amca ve 20 lerde seyreden oğlu kalandarı unutmuş bile çoktan.. içerde akşam yapacak olduğumuz hamsi mangalı için balık alan hasan abiyide görünce boşver lan oğuzhan sanırım sadece sen hatırlıyorsun bu mereti diye iç geçirdim..

    akyazı semalarına çıkıp hamsi mangal için ateşin köz haline gelmesini beklerken sesler duymaya başladım.. ilk başlarda neden acaba dedim.. neden olacak be sersem kalandar işte diye irkildim..

    akşam geldim kapınıza
    selam verdim yapınıza
    selamımı almazsanız
    daha gelmem kapınıza

    sokaklarda çocukların sesleri o kadar gür çıkıyordu ki karşı ki dağdan bile sesler geliyordu.. ellerdeki poşetler bizim çocukluğumuzdaki gibi masum kara poşetler gibi değilde üzerinde marka yazan poşetler olsada ortaya çıkan ahenk mükemmeldi.. sude, nazlı ve vildan adlı 3 güzel kızın bizim kapımıza gelmesi ve üstte yazdığım 4lüğü söylemesi köylerdeki kızlarında bu tür faaliyetlere dahil olduğunun göstergesiydi.. yaşlarıysa 9 dan fazla kesinlikle değildi..

    bir daha ki kalandarda köylere turistik gezinti düzenlettireceğim.. trabzonda uzun sokakta olsam o geceki kalandar poşetçileri kadar insanı asla göremezdim.. o kadar şenlikti..
  • karadenizde ocak ayına eskiden verilen addır ve kalandar ayının başlangıcı miladi takvimle 14 ocaktır. rumi takvimde açık ve seçik ifade edilmiştir. yani miladi takvimle 14 ocak günü rumi takvimin 1 ocak gününe denk gelmektedir.
    kalandaris etmek deyimi de bu ayın isminden türemiştir ve yine miladi 14 ocak rumi 1 ocakta yapılır.bir nevi yeni yıl kutlamasıdır işte.

    kalandaris edenler aşağıdaki tekerlemeyi söylerlermiş;

    karlanguş yuva yapar
    karaağaç doruğuna
    bizim kızlar dayanmaz
    zemheri soğuğuna

    buradaki karlanguş bildiğin kırlangıç karaağaç karadenizde bol bol bulunan bir ağaç zemheri ise aralık ayına verilen isim.

    bir başka tekerleme ise şöyle ;

    kalandar geceleri
    devlet bacalari
    altında dişi buzak
    üstünde erkek uşak

    karadenizde genelde ahır evlerin altında olduğu için ahırda dişi buzak olması arzu ediliyor. üst taraf da ev olarak kullanıldığından evde de erkek çocuk olması isteniyor. malum erkek çocuk kıymetli. dişi buzak da kıymetli süt verir bol bol. peynir yaparsın yağ yaparsın.
  • adim adim uygulamasi su sekildedir

    http://www.limonsuyi.com/…dex.php?topic=232.new#new

    cadilar bayramina benzerligi dikkat ceker.
  • trabzon'un arsin ilçesinde de kullanılan bir takvimdir bu. hatta annem benim doğum tarihimi bu takvime göre hatırlar. zemheri uşağıyım ben. ehe.
  • (bkz: helesa)