şükela:  tümü | bugün
  • ruhun önünden nefsin gerdiği perdelerin açılarak nefsin ruhu engelleyemez duruma gelip, ruhun nefse hükmetmeye başlaması durumunda kazanılan hâl. (ibrahim eken, vasiyet)
  • şuara suresi'nin 89. ayetinde geçen ifadedir.

    bir önceki ayette geçen "malın ve başka şeylerin fayda veremeyeceği gün" ifadesinin devamında tek fayda vereceği ifade edilen kavramdır. ilim noktasında "ibresi sapmamış" kalp de kalb-i selim'e girer mi bilemeyeceğim. şu ilim, cömertlik ve şehitlik kavramlarının hepsinin birden geçtiği o hadisi hatırladım birden.

    temiz ve her türlü hastalıktan uzak bir kalptir kalb-i selim.
  • kimilerine göre içinde hz. muhammed (s.a.v) sevgisi olan kalptir.
  • kur'an'da şuara suresinde, hz ibrahim'in dilinden, sonraki ümmetlere aktarılan muhteşem ifadelerde geçen, kurtulacak olan kalplerin özelliğini niteleyen sırlı bir kelime.

    - ibrahim :
    77- iyi bilin ki âlemlerin rabbi dışında taptıklarınız benim düşmanımdır
    78- o, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir.
    79- beni yediren ve içirendir.
    80- hastalandığım zaman bana şifa verendir.
    81- canımı alacak olan, sonra beni yeniden diriltecek olandır.
    82- hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum yine o’dur.
    83- rabbim! bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat.
    84- arkadan gelecekler içinde iyilikle anılmayı bana nasip eyle!
    85- beni, naîm cennetine girenlerden eyle!
    86- babamı da bağışla; kuşkusuz o doğru yoldan sapanlardan oldu.
    87-89- insanların diriltileceği gün ve allah’a selim bir kalple gelenler dışında malın da çocukların da fayda vermeyeceği gün beni mahcup etme!"

    selim, selam kökünden gelen "selamette olan, olması gerektiği hali korumuş, bozulmamış" anlamlarında bir kelimedir.

    bize verilmiş, masum ve temiz duygularla çocuklukta sahip olduğumuz kalbi ve şimdiki kalbinizi mukayese ederek başlayabilirsiniz hal-i pür melalinizi görmeye.

    - selim bir kalp, bir çocuk gibi yaramazlık yapan bir insanın kalbi olabilir, ama aynı naiflik içinde özür dilemesini bilmelidir. (bkz: tevbe)
    - bir çocuğun kırıp döktüğü gibi nice hatalar yapabilir ama beceremese de kırıp döktüklerini gizlemeye çalışması ya da düzeltmek için uğraşması gereklidir. (bkz: salih amel) utanma duygusunu kaybetmemelidir.
    - bir çocuk sevilmeyeceğinden korkar ve ağlar, günahlar karşısında ağlanmalıdır.
    - anne babası ona kızsa da onları terkedip gitmez, onlara güvenir, selim bir kalp allah'a güvenir, başına gelenler karşısında paniklemez.
    - çocukların küstüğü gibi allah a küsebilir bir selim kalp ama barışmasını da bilir. insan zaten sevdiğinden başka kime küser ki?
    - selim bir kalp sahibi, çocukların hayallerde yaşadığı gibi, cennet yamaçlarında yaşar gibi hayaller kurar, öyle ki gerçeklik algısı hayalleri, idealleri midir yoksa hayallerden çıktığı anlardaki midir gören pek anlamaz, çocuk işte dendiği gibi ona da "deli herhalde" denir, saflık, temizlik çoğu zaman deliliğe yorulur zira.
    - selim bir kalp, korkan bir çocuğun annesine sığındığı gibi allah'a sığınır, anne evladını korktuğu şeye terketmediği gibi allah da kendine sığınanı korktuğundan emin kılar, selim kalp sahibi bilir bunu.
    - çocuklar dua ederken, istedikleri şeyin ne kadar mümkün olabileceğini düşünmez, selim kalp sahibi insan da dualarını allah ın kudretini bilerek yapar, kendi acizliğine bakarak değil.

    selim bir kalp sahibi bilir ki "bütün insanlar kendisine bir kötülük yapmak için toplansalar, ancak allah'ın izin verdiği kadar ona zarar verebilirler; ve bütün insanlar ona bir faydada bulunmak isteseler allah'ın takdir ettiği kadar fayda verebilirler" bu yüzden o, hadiselerin dilini okumayı bilir, bilir ki "olmuş olacak her şeyi ezeli ilmiyle yazmış olan allah o kitabı kapattı, mühürledi, mürekkebi dahi kurudu" o daha niye endişe etsin, neyden korksun, niye paniklesin.

    duha suresi:

    "rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı"
  • "sanma ey hâce ki senden zer ü sîm isterler,
    yevme lâ yenfeu da kalb-i selîm isterler."

    (bağdatlı ruhi)

    "zannetme ki yarın kıyamet gününde senden altın ve gümüş isteyecekler;
    mal ve evladın fayda vermediği o günde senden arınmış bir kalp isteyecekler."
  • kalb-i selim, temiz kalpli anlamına gelmektedir.
    cenâb-ı hak buyuruyor:

    bismillâhirrahmânirrahîm

    “o gün ne mal fayda verir ne de evlat. ancak allah’a selîm bir kalple gelen müstesnâ!” (şuarâ, 88-89)

    rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

    “allahım, senden dinde sebât isterim..... doğru söyleyen dil ve selîm bir kalp isterim” (tirmizî, deavât, 23; nesâî, sehv, 61)

    allah rasûlü, selim kalbin peşin hükümlerden, duygu ve düşünce kirliliğinden arınmış bir vasıfta olduğuna da şöyle işaret etmektedir:

    “ashabımdan kimse bana bir başkasından söz getirmesin! ben sizin karşınıza (peşin hükümlerle değil) selîm bir kalple çıkmak istiyorum.” (ebû dâvûd, edeb, 28/4860)

    kalp, insanın gerek allah, gerekse kullar ile münasebetlerinde merkezî bir yere sâhiptir. imânî ve ahlâkî boyutu bu derece önemli olan kalbin, sâfiyeti bozulmadan korunması gerekmektedir. âlimler, selîm kalbi umumiyetle “küfür ve günahlara yönelmekten uzak kalmış”, “şirk ve şüpheden arınmış”, “allah’ın hak olduğuna, kıyametin vuku bulacağına ve öldükten sonra dirilmeye inanmış”, “bâtıl inanç ve dünyevî şehvetlere yönelmekten kurtulmuş”, “kötü ahlaktan sıyrılıp güzel ahlâk ile zinetlenmiş” ve “bid’atten kaçarak sünnetle mutmain olmuş” kalp diye tavsif etmişlerdir. (beydâvî, ıv, 106; râzî, xxıv, 338; kurtubî, xııı, 114; ibn-i kesîr, tefsîr, ııı, 352)

    bilindiği üzere insan hem iyiliğe hem de kötülüğe kabiliyetli bir varlık olarak yaratılmıştır. ne var ki o, bu iki zıt kabiliyetler arasında şaşkın ve perişan bırakılmamış, kendisine akıl gibi temyiz edici bir kuvvet ve bu kuvveti kullanmak için kalp gibi çok önemli bir nimet verilmiştir.

hesabın var mı? giriş yap