şükela:  tümü | bugün
  • bir ailede dogacak cocuk beklenir ya ben de oyle bekliyorum bu sarkiyi...

    hergun incesaz'in sitesine girip kontrol etmeler, idefiks'de satisa cikmis mi diye bakmalar hepsi bu sarki icin. gecen yil incesaz oyun atolyesi konserinde ilk kez dinledigimde beynime kazinmisti, usenmedim mail attim bu sarki icin, dilek turkan cevap verdi mailime. halen saklarim;

    merhaba;
    07 ocak akşamı oyun atölyesinde ki konserin ikinci bölümünde söylenen bir şarkı hakkında bilgi almak istiyorum ancak tanımlayıcı fazla bir bilgiye sahip değilim, yardımcı olabilirseniz çok sevinirim. şöyle ki şarkı nispeten hareketli bir tempoya sahipti ve ikinci bölümün başında ikinci veya üçüncü parça idi sözlerinin içerisinde „çivit mavi" diye bir söz geçiyordu maalesef hatırlayabildiğim bu.
    ilginiz için şimdiden teşekkür ederim
    salt bath

    merhaba;
    dinlediğiniz şarkının ismi "kalbimdeki deniz". cengiz onural'ın bestesi. konserin ikinci bölümünün ilk şarkısıydı.öğrenmek istediğiniz tam olarak neydi bilemiyorum. umarım bu bilgi yeterlidir. hoşça kalın...
    dilek türkan

    edit : son dakika degisikligi ile grubun altinci albumunun adi olmustur ayrica kalbimdeki deniz.
  • böyle bir şarkıyı nasıl bir ruh hali yazdırır, böyle birşey nasıl yazılır ya da ne yaşanmıştır da yazılmıştır diye düşünmeden edemediğim harika bir parça.
    ellerine sağlık cengiz onural !
  • incesaz'ın altıncı albümünün adı

    "tam zamanı" olarak açıklanmıştı ama şu an itibariyle kalan müzik'in sayfasında adının değişmiş olduğunu öğrendim.
    http://www.kalan.com/…s/album/dispalbum.asp?id=4313
  • incesaz'ın her zamanki gibi huzur veren, yormayan, insanın ruhunu temizleyen şarkılarından oluşan son albümü.

    1. kalbimdeki deniz
    söz & müzik: cengiz onural, solist: dilek türkan
    2. aşk bitti
    söz & müzik: cengiz onural, solist: dilek türkan
    3. med-cezir
    cengiz onural
    4. sesimi duy isterdim
    söz & müzik: cengiz onural, solist: bora ebeoğlu
    5. mercan
    cengiz onural
    6. tam zamanı
    söz & müzik: cengiz onural, solist: dilek türkan
    7. damat havası
    murat aydemir
    8. nasıl olur
    söz & müzik: cengiz onural, solist: dilek türkan
    9. ruhumda neş'e
    söz & müzik: neveser kökdeş, solist: dilek türkan
    10. oturmuş testi elinde
    söz & müzik: muhlis sabahattin ezgi, solist: dilek türkan
    11. gelin havası
    cengiz onural
    12. ateşin gözlerini ruha kemend etme
    söz: mustafa nafız irmak, müzik: sadi işılayal, solist: dilek türkan
    13. kar
    cengiz onural
    14. yalnızız
    söz & müzik: cengiz onural, solist: dilek türkan
  • "incesaz’ın “6 – kalbimdeki deniz” albümü 14 eserden oluşuyor. albümde neveser kökdeş, muhlis sabahattin ezgi ve sadi işılay’ın birer şarkısının yanı sıra, murat aydemir’in bir saz eseri ve cengiz onural’ın saz eserleri ve şarkıları yer alıyor. şarkıların solistleri, “4 – mazi kalbimde” albümünün de solistliğini yapan dilek türkan ve “oya – bora” ikilisinden tanıdığımız bora ebeoğlu."

    http://www.kalan.com/…s/album/dispalbum.asp?id=4313
    http://www.kalan.com/…dergi/dergi.asp?t=3&yid=11447
  • öyle güzel bir albüm ve şarkı ki, ofisin içinde arka planda çalmasına gönlüm razı olmadı. bankaya gidiyorum deyip çıktım yine. bankaları sosyal yaşantımda oldukça aktif kullanıyorum, tüm bahanelerimi çelik kasalarında saklıyorlar. her pazartesi "banka" deyip çıkıyorum ofisten. patron da anladı bankaya gitmediğimi ama ses etmiyor.

    -çalışanların ruh sağlığı da önemli değil mi esteban?
    -evet abi.

    kulaklığımı taktım, barbaros'tan aşağı salındım. yıldız üzerinden ortaköy'e de inebilirdim ama iskeleye yanaşan vapur görmek istedi canım. yavaşça yanaşan vapurların içinden koşarcasına kaçan aceleci insanlar. titanic batarken bile kadıköy vapurundaki velvelenin yarısı yoktur eminim.

    sahile indim, hava hafiften yağmurlu; deniz olması gerektiği gibi gri. kalbimdeki denizin bir ton açığı. dilek türkan, en güzel enstrümandan daha güzel sesiyle başladı söylemeye, havamı buldum. bedenimi denize, ruhumu müziğe verdim. aşkı dinledim, henüz bitmiş bir aşkın dumanı üstünde tüterken bile acı çekme kısmı eskilerde kalmıştı. bir kaç haftaya tamamen unutacaktım belki. başkasını sevmeme, onun için şarkılar düşünmeme, yazılar yazmama engel olan şey neydi? bu duyarsızlığımın nedenini bilmiyorken, karşı kıyıya baktım. eğer aradığım şey, üsküdar sahilinde olsaydı, hemen atlardım suya. ara vermeden kulaç atardım. ama karşı kıyıdakiler de bir hengamenin içindeydi. işten ya da okuldan kaçıp boğaz kenarında sadece "durmak" ın reel sektörde yeri yoktu. profesyonellik dışıydı. herkes iyi kötü entegre olmuşken, her pazartesi beni denize çağıran şey neydi? bu şarkı deniz kenarında dinlenir deyip, işten kaçmak da nedir? ne yapıyorum ben?

    albümü baştan sona dinledim, en son şarkı yalnızız'dı. muhteşem bir kroşe, tam iki gözümün arasına. gözlerimi yaşartacak kadar sertti darbe ama ağlamadım. ayrılık konuşması için bugünü kararlaştırmıştık; ve aklıma tek bir kelime bile gelmiyordu. kapanış konuşması yapacaktık. her anı eğlenceyle geçen festivalin buruk kapanış törenleri gibi olacaktı. sadece fotoğraflar, anılar, kelimeler, vaatler...

    yine olmadı. sonsuz aşk peşinde geçirdiğim fırtınalı yıllarda, demirlediğim limanların birisinden daha ayrılıyorum bugün. ne ilk ne de son; sadece yolculuğum ne zaman bitecek onu merak ediyorum. tekne değil de okyanustaki damla olmayı deli gibi istiyorum; biraz güneş çıksa da buharlaşsam. bulutlarda beklesem, rüzgarlarla kuzeye gitsem. oradan insem yeryüzüne, geniş yapraklı bir ağacın koyu yeşil yaprağının ucunda beklesem bir kaç gün. her gün aynı şeyleri yapıp, beraber olduğu insanlara eninde sonunda mutsuzluk veren işe yaramaz bir beden yerine, dünyayı gezen bir su damlası olsam çok şey mi istemiş olurdum?

    iskelenin kenarında ayakta dikildim, 1 adım ötesi denizdi. pisliğin içindeki deniz analarının nasıl oluyor da şeffaf kalabildiklerine bir daha şaşırdım. yine manasızlığın ortasında, mesai vaktinde, olmam gereken yerde değildim. okuldan kaçışlarım, okula gittiğim zamanlardan fazlaydı belki de "işten kaçmak" nasıl bir aptallıktı? kaçakçı olmayı düşündüm, mesai vakitlerinden saatleri yurtdışına valizle kaçırıp, karşılığında euro almayı hayal ettim. boşa giden saat taciri. güzel para var mıydı acaba bu işte?

    bitmek bilmeyen, cevabı olmayan sorular. ilerlemem gerekiyordu, ailemin yanına asla dönmeyeceğimden şüphem yoktu ama istanbul'da da olmuyordu artık. geçim derdi, içine girmek istediğim döngü değildi. 40 yaşımda da yapabileceğim şeyler için, gençliği heba etmeye gelmezdi. "en verimli çağımızda askere gönderiyorlar" martavalı gibi, ben de en verimli çağımda çalışıyordum. verimlilik başka şey olsa gerek. insanların muhtemelen ortaokuldayken çözdüğü problemleri hatalı üretilmiş ergen gibi 25'inde masaya yatırmak nedir?

    albüm bitti, yavaştan döndüm ofise. çarşı iznim bir kez daha sona ermişti.
  • albümün ilk konseri 04 mayıs 2009 tarihinde oyun atölyesi'nde verilmiştir.

    cengiz onural bizlere güzellikler yapıp eski albümlerden eski nisan'ı, çok aşığın var diyorlar'ı, mazi kalbimde'yi, ateşli gözlerin'i de almış listeye. hayatımın en keyifli akşamlarından birini geçirdim. çok çok güzel adamlar şu incesazlar.

    dilek türkan'ın canlı performansı beklediğimden çok çok daha iyiydi lakin yine de "çok aşığın var diyorlar"ı melihat gülses'ten başkası mümkünse söylememeli.

    bu arada oyun atölyesinin nazik çalışanları sağolsun insanları rahatsız etmeden bir kaç fotoğraf çekme şansım da oldu: http://www.flickr.com/…sets/72157617610928333/show/
  • çocuk şarkısı/çocuk saflığında, neşesinde bir eser. konserde dilek türkan'ın da belirttiği gibi, "çok sevimli bir şarkı".
  • incesazın son albümü. yine inceden inceye sazlar konuşuyor bu albümde. hele kar şarkısında duygular inişli çıkışlı bir şekilde insanın zihin denilen sahnesinde dans ediveriyor. bazen lapa lapa, bazen de tipi şeklinde. aşk bir kardır diyor insan. bazen o kadar üşütür ki yürekleri bazen de insana bir dinginlik hissini verir.
  • med cezir adlı bir şarkının yer aldığı incesaz albümüdür. hani insan bazen bir deniz olmak ister. bazen coşup delice taşmak ister bazen de iyice çekilip kıyıları yalnız bırakmak ister ya işte böyle bir şey med cezir. med cezir cengiz onural'ın kalbindeki deniz'in iniş ve çıkışları....