şükela:  tümü | bugün
  • periyodik aralıklarla duymak gerekir, içerde neler olur, halimiz nedir, içimizdeki ritim neye benziyor, hangi şarkının altına daha iyi gidiyor bi bakmak lâzımdır...

    "gümp, gümp" şeklindedir genellikle... "haydi haydi" der, "sev, sarıl" der, "annene ağla", "halinden utan", "kıymetini bil", "sustur beni" falan der, bir şeyler içerir kalbin sesi, anlaşılması gereken ve fakat "kalp düşünemez ki lan salak aharaha" gerzekliğinde, salarız kendimizi akıllı olduğumuza inandığımız -sığır- hallerimize...
  • ara ara bu hep (bkz:dubara/2) insanlar, top top gaz vericiler "kalbinin sesini dinle" diye bağırırlar etrafımızda, öğüt verir, hayatı, mutlu olmayı öğretirler...

    kendileri kalplerinin sesini dinlese önce, bu devirde, bu insanla, bu yawşak halde kalırlar mı acaba daha fazla ? önce iğneyi bi kendilerine batırsalar ve bu tecrübeden sonra ötseler bize bülbülüm ? benim kalbimin sesinin bana ne söyleyeceğini sanıyorsun ki, kalbinin sesini dinle diye diretiyorsun bre ancuk, üç kuruş için kendini kötünü yırttığına değer mi sanıyorsun ?
  • - 502 milyon 293 bin 417
    - 502 milyon 293 bin 416
    - 502 milyon 293 bin 415
    ....
  • peter shaffer'in orjinal adı the private ear olan oyunu.
    bob adlı gencimiz hoşlanmakta olduğu doreen adlı kızı yemeğe çağırır; aralarında bir ilişki başlama ihtimali vardır, en azından bu davetten umduğu budur, fakat arkadaşı ve maalesef kendisinden daha etkileyici biri olan ted tarafından gölgede kalır, olaylar gelişir.
    oyun yeditepe tiyatrosunda ilk başladığında başrollerde tolga çevik, eda özel, serdar orçin oynamaktaydı, şu sıralar cenk sözeri, eda özel, günyol bakoğlu olarak oynamaktalar.
    küheylan'dan sonra bu oyunu da sahneye koymasına bakılırsa görünen o ki hadi çaman amcanın peter shaffer merakı sürmekte.eh bundan sonra kendisinden the public eye'ı da sahneye koymasını beklemek yanlış olmaz.
  • anne karnındayken sürekli dinlenen ses. nusret kaya'ya göre bu ritmde olan müzikler insanı anne karnındaki haline geri döndürmektedir, kaçınılmalıdır.
  • hakan günday'a, ya da kayra'ya göre müziğin başlangıcı. güzel bir teori. ilk insanlar yerde uyurken kulaklarının üstüne yatmaları sonucu bahsigeçen kalp atışlarını duymuş ve akabinde taklit etmeye çalışmışlar. duydukları şekilde yere vurmaya başlamışlar. sonra duymadan da ritim tutmayı becerebildiklerini fark etmişler. haliyle icat edilen ilk enstrüman da davul olmuş. eylee..
  • evren ile senkronolmayi saglayan clock pulse.
  • bazen duyulmaz olur.
  • (bkz: s1 ve s2)
  • dinleme amk boka saracak sonu