şükela:  tümü | bugün
  • incinmiş kırılmış kalbi olan kimsenin bir süreliğine kalbini dinlendirmeye alması, duygusal yoğunluktan kaçması olarak tanımlanan durum.

    nadas fransız soylularından kont dö la ekim zamanı geldi'nin oğlu dö la ekim ekim zamanıdır zamansız ekme'nin en büyük oğlu olup çevresinde iyi tanınan bir şahsiyettir.
    bu vesile ile kalbi yaşadıklarından dolayı oldukça zedelenmiş fransız hanımları kendi kalplerini nadas'a teslim ederlermiş bir rivayete göre...hatta yakışıklı nadas'ın ünü fransayı aşmış taaa amerikanyalardan nur yüzlü saftorik amerikan playboy kızları da nadas'a böhü böhü diye yalvarmışlar kalbimizi kabul et kalbimizi nadas'a bırakmak istiyoruz diye...

    bizim türk kızları ise maalesef avrupa birliğine giremediğimiz için böhülerini ve kalplerini şuayip efendi ile paylaşmak durumundalar. gümrük birliği anlaşması sırasında nadas'ın türkiye tarafından da kullanımı söz konusu olsa da nedendir bilinmez tansu çiller nadasa türkiye'yi getireceğiz gibi bir talihsiz laf etmiş bu da bizim makul avrupalıların bittabi gözünü ve bilimum .....yerlerini korkutmuş yusuf algısı ilk o defa avrupa birliğine girmiştir. ve böylece sadece gümrük türkiye'ye girmiştir.
  • kalbim dur, kalbim sevme diyebilir mi insan? hiç gönlüne söz geçirebilir mi? o yürek yine de gidip pervasızca ve delicesine bağlanmaz mı birine? uykularını öldürmez mi? geceni gündüzüne katmaz mı? sabahları gözünü açtığ..... aaaah gına geldi.

    efendim, kalp de bir organdır. o da yorulur. nadasa bırakılması lazım gelir. haa bunların arada huysuzluğu tutar, çemkirir böyle illa ki ben bildiğim yoldan gidicem karşim diye. o vakit telaşa mahal vermeden hemen bi koşu gidip yüksek lisans yapınız. evet evet yanlış duymadınız. gidip yüksek lisans yapınız. hele bir de tez dönemine geldiniz mi zaten meşhur tez götünüzü kaldırıp da ne ağdaya ne kuaföre ne de biriyle buluşmaya gidemeyeceksiniz. oldu mu sana mis gibi kafadan 2 yıl nadas.

    faq: yüksek lisansımı bitirdim. ne yapmalıyım?

    -hali hazırda yüksek lisansını bitirenler için söylüyorum. doktora yapınız. bir üç beş yıl daha kafadan nadas, sonra kalbine bi bakmışsın jilet gibi olmuş mu sana! ilik gibi olmuş mu resmen! uuuu. evet.
  • teknik olarak bitmiş, uzatmaları oynayan uzun soluklu bir ilişkiyi bitirdikten sonra, kağıt kesiği kadar acitan yaralardan yorulan kalbi rehabilite etmek için yapılması elzem olandır.
    konkre yüreğin revalidasyonu için onu bir müddet kızağa çekmek, ileride meydana gelebilecek büyük komplikasyonlar için providens bir hamledir. böylelikle yürek mümkün olan en hızlı biçimde kendine gelmesi umut edilir.

    tek gecelik ilişkiler, derde tampon vazifesi görmez. edinilen f. buddy´ler yarayı azdırır. bunlar girilecek en beyhude bir çabadır. en iyisi aseksüel bir hayattır. hazır hissedene kadar yalnız kalmak, kalabalık içinde, herkesten uzak asksiz bir hayat sürmek. hiç bir kimseye şans vermeden en az 2 sene beklemek...

    kalp iyileşmeden yeni bir aşka yelken açmak, yarayı derinleştirir, kalbin zayıf olan şarjını bitirir, ritmini bozar, sonunda onu durdurur. hiçbir şey hissedemez hale gelinir ve hatta artık birine inanmak ve yeni bir aşka başlamak ölüm gelir.
  • hatta bu durumla ilgili güzide sanatçımız feridun düzağaç'ın 'nadas' isimli şarkısında şöyle sözler geçer:

    "otlarım yanar, sensizlik nadasında toprağım. birazcık dinlensin, büyüsün, yeşersin gelmeyişin..."

    şeklinde. daha da güzel anlatılamaz herhalde.
  • "bazen sadece yorgun oluyor insan.
    ne küs, ne yalnız, ne de aşık."
  • belki de bu; ahmet telli usulü nadas:

    ...sular donar yürek üşür
    sende kalır seni yakan...
  • bir mecburiyet hali.
  • kisinin hurriyetine bagli degildir. ayh kalbimi nadasa birakayim diye bir dugme yok orada. yillar gectikce oluyor bu, kalp bildigin kabul bagliyor, bakin su yasima geldim ve kimseyi sevmedim-sevemedim cocuklar. ozellikle sozluk ortalamasina gore genc bir yas fakat sevgi icin gec bir yastayim. bilmiyorum belki bazi insanlar sadece kendini sevmeyi tercih eder. aska falan da asla inanmiyorum hatta cogu insanin ask diye yasadiklari seylerden midem bulaniyor. derseniz ki boylesi daha mi iyi, bu tercihimde kendime saygi duyuyorum ve ihtiyac da duymuyorum. sorumluluk yok, ozgurluk cok... gayet iyi. he arada gonul kacamaklari oluyor da ona sevgi denmez. cok seciciyim havalarinda degilim lakin benim istedigim gibi biri sanirim yeryuzunde yok. o yuzden ya hep, ya hic!

    anam, konu nereden nerelere gelmis.
  • bir hicran hasadından sonra
    nadasa bıraktım kalbimi.
    nafile,
    filizlenmedi.
    bir daha yeşermedi sevgi.
  • "agrikültürel bağlamda gönül ilişkileri ve anız yakmanın duygusal zararları" adlı makalemde değindiğim.