şükela:  tümü | bugün
  • tarafımdan her an tekmelenmek suretiyle düşürülmeye hazır olması gereken insan.

    baştan belirtmek gerekirse şehiriçi ulaşımın çoğunu vakit varsa bisikletle yapan bisiklet sevdalısı biriyim. hayatımın hiç bir döneminde insanların yürüdüğü bir kaldırımda bisiklet sürmedim. ama bazı magandalar ve eğitilmemiş veletler yüzünden çoluk çocuk kaldırımda yürüyemez olduk.

    (bkz: eğitim şart)

    aynısının laciverti için (bkz: bisiklet yolunda yürüyen insan)
  • yanlış yapmakta fakat yanlışa zorlanmaktadır.
    çünkü türkiye'de yolda sürmesi demek canını teslim etmesi demektir.
  • güzide memleketimde herkes arabasını kaldırıma parkederken nasıl olurda kaldırımda bisiklet sürebilirler.

    (bkz: insan bazen hayret ediyor)
  • kendi yürürken kaldırımdaki bisikletlilere sövecek olandır!
  • kendilerine tahsis edilen bisiklet yolundan 5 yaşında bir çocuk uzaktan kumandalı oyuncak arabasını geçirse ebesinin nikahı kadar olay çıkartır ama yayaların hakkını gasp etmekte bir beis görmez bu denyo.

    bu arkadaşa kesinlikle ceza kesilmelidir.
  • 3 gün önce ümitköy sınırları içerisinde 3 yaşındaki kızımı öldürmek üzere yola çıkmış insan.

    yapmayın arkadaşım. bana bahane de bulmayın, hele ki araç trafiğinin tersi istikamette insanlar sizin büyük bir hızla gelip gelmediğinizi kontrol etmek zorunda değil. o hayvan evladı kaçtı gitti ama görünce sevgiye boğacağım onu o da ayrı mevzu.

    sen de çocuğunu kontrol et demeyin; anne baba zaten çocuğunun elinden tutar dikkat eder ama özellikle ters yönden yayalara bisikletle bindiren (daha önce kızılay'da başıma geldi, meşrutiyet cd. de kaldırımdan aşağıda yardıran bi bisiklete -olması gerektiği gibi aşağıdan, tek yön yoldan gelen arabaları kolluyordum- denk gelip yere yığılıp yara bere içinde kalmışlığım var) insanların ne trafiğin ilkelliğinden ne de yolların eksikliğinden bahsetmeye hakkı var. çocuğumu allah korudu resmen, bi yeri kırılmadı ölümcül bir sıkıntı olmadı ve sadece korkudan ağladığıyla kaldı ama çarpsaydı herhalde ben de ülkemizin adli sicil kayıtlarına garanti girmiştim.

    lütfen bisikletleri trafik akışına uygun yoldan kullanın. kaldırımda da kullanmayın. evet kaldırımların sahipleri yayalar, komi motosikletleri veya bisikletler değil. (kamu spotumsu oldu ama idare edelim. seviyeyi koruma kaygılı istek/talep)
  • bunların tam gaz arkadan yanaşıp kulağının dibinde korna çınlatanı, insanı korkutanı, kulağının dibine girip, yol verin geçelim diye bağıranı diğerlerinden daha da özel bir ilgiyi hak eder.

    malum bisiklet ses çıkarmayan bir taşıttır, ayrıca daracık kaldırımda yürürken arkanızda bitmesini bekleyeceğiniz birşey de değildir. kaldırımda yürümekte olan yayaların hepsi de aynı atiklikte ve aynı sağlık durumunda (hızlı kaçabilme potansiyeli diyelim biz buna) değildir, o hayvan gibi gelerek korkuttuğun insanlar yaşlı, hasta ve/veya çocuk olabilir, sonuçta ve özünde kaldırım zaten yayalara aittir. türkiye sokakları gibi zor ve tehlikeli parkurlarda bisikletçi can güvenliği açısından yeri geldikçe yavaş bir şekilde kullanarak yada yanında götürerek kaldırımda gidebilmelidir lakin bisiklet bir taşıttır ve yeri yoldur. bu tavırda israrcı olunursa alternatif olarak günün birinde birisi çok sinirlenir ve yavşak şımarık yardırarak gelen bisikletçiyi hızla akan trafiğin altına refleks olarak itiverir, o hızla giderken bir anlık denge kaybı ... anladın sen onu.
  • kaldırımda bisiklet sürmeyi seviyordur.
  • türkiye'de gayet normaldir çünkü daha geçen 40 küsür ülke gezip, türkiye'de hemde emniyet şeridinde bisiklet sürerken araba çarpması sonucu yaşamını yitiren yabancı uyruklu vatandaş gibi kendini ülkemizin piskopat sürücülerinden korumak istiyor olabilir. bazen ben bile öyle sürüyorum çünkü, evet mecburen.
  • bir üst versiyonu motosiklet sürer.

    tanım: yayalara kaldırımda bile rahat vermeyen şey.