şükela:  tümü | bugün
  • kişiyi kontrpiyede bırakan bir insan bu. tam sağından geçip gidecekken hafif sağa çeker solundan geçeyim dersin aksi, yavaş yürür, hüloooğğğ dedirtir.
  • hayatı boyunca hep orta yolcu olmak gibi insanı silikleştiren, kişiliksizleştiren ve karakter erozyonuna uğratan bir düşünce ve yargıyı benimseyip hiçbir şeye ait olamayıp, bir hiç olmak suretiyle nokta olmak durur iken virgül olmayı kabul edecek denli ayağa düşmüş bir yapıya sahip olmaya karşılık gelecek bir eylemi icra etmekte olan insandır.

    kocaman kaldırımın tam ortasından yürümek ayrıca görgüsüzlük göstergesidir. dağlı mıdır ki bu insan şehirli bir insanın yapılmaması gerektiğini bildiği bir davranışı yapmaktadır ?

    eğitimsiz cahil toplumlarda bu tip insana çok rastlanır. geri kalmışlığın bir başka göstergesidir, kaldırımın ortasından yürüyen insanlar.

    bide bu insan düşünsel ya da yargısal bir olgunluğa ulaşamadığı dolaylı yoldan sergilemiş olur. ya soldan yürüyeceksin ya da sağdan. tabi bu geliş ve gidişle alakalı bir durum. nasıl araba hep çift yönlü yollarda sağ şeritten akar ya, buradaki durumda benzerdir.

    ayrıca bu insan ve benzerleri hep orta yolcudurlar ya, ne solcu ne de sağcı olduklarını yani olmadıklarını böylesi bir görgüsüzlük ile bilinç dışı bir biçimde yüzeye vururlar.

    bu gibi insanlar fayda getirmez. zararları çoktur. terbiyeye muhtaçtırlar ayrıca. hem de tez vakitte.
  • (bkz: şerit ortalayan sürücü) ile çok benzer mantıkta yapılan bir eylem. yatağın ortasında yatan, yürüyen merdivende tam ortada duran orta saha oyuncuları bunlar.
  • onu geçmeye yeltendiğiniz tarafa yönelip yine önünüzü kesecektir.

    arkasında gözleri var sanki piçin.
  • solun sağında, sağın solundadır.
  • bana göre bu tip insanlarda hafiften bir salaklık bir andavallık bir avarelik vardır. ama bu saydıklarımdan mı yoksa kendinden başkasını umursamadığından mı olduğunu asla anlayamazsınız. bu tarz bir yurt arkadaşım vardı mesela. göt kadar odada 4 kişi kalıyoruz zaten. yataklar masalar dolaplar her şey o küçücük odanın içinde. bahsettiğim arkadaş t de hep çok geç yatıyor. biz maksimum 1 gibi yatıyoruz o 4 gibi. bu süreçte de ya çetrulet ya ödev. çetrulet yapıyorsa uykudan uyanıp uyanıp sırayla "t biraz daha sessiz konuşur musun" diye uyarmak zorunda kalıyoruz çünkü kendini kaptırdıkça sesi yükselen bir hatun. ödev yapıyorsa klavyesini dövüyor zaten o ayrı bi konu. tuvalete gitmek için odadan çıkacaksa gecede en az iki kere çaat diye çarpılan kapı sesiyle uyanıyoruz. "t kapıyı çarpmaa!" ve başka bir sürü olay. bütün uyarılarımıza cevabı da genelde aynı: "kızlar ya unutmuşum uyuduğunuzu valla pardon." ve bu dediğine de inanıyorum çünkü samimi. gerçekten unutuyor biliyorum. kızamıyor da insan öyle olunca. ama avareliğinden bıkıyorsun. bir şekilde, toplumda kendinden başkasının özel hayat sınırlarına saygı göstermeyi öğrenememiş. o kısımda bir eksik var. ve artık ne kadar çabalarsan çabala düzelmiyor. kaldırımda ortada yürüyen insan da t. aslında. bir şekilde başkalarının varlığını fark edemiyor ya da düşünemiyor. yalnızca o var o kaldırımda ve bu dünya yalnızca onun. sistemde bir bozukluk resmen