şükela:  tümü | bugün
  • çarpık kentleşmenin bir örneği mi denmeli, belediyelerin yetersiz otoparklarından mı kaynaklı, bilinçsiz bir kültürün mü örneği mi denmeli bilemiyorum.

    sonra bir de buraya gelip utanmadan(bkz: kaldırım varken yoldan yürüyen insan) diye başlık açabiliyorlar.

    eminim bir çok şehirde de kaldırımların durumu aynıdır.

    fotoğraf tekirdağdan
  • "arabam için park alanı."
    "çöpümü koyabileceğim bir yer."
    "iki masa daha koyup mekanıma katabileceğim alan."
    "trafiğe girmeden gidebileceğim motosiklet yolu."
    gibi gibi, insanları yürürken sinir krizlerine sokan anlamlar.
  • kırıkkale ilinde kimse için bir anlamı yoktur zira il’de kaldırım yok ..
  • (bkz: park yeri)
  • sistemdir.
    yeryüzünde eşi benzeri olmayan planlı şehirleşme sistemi!
  • iki tekerlekli araçların trafiğe takılmaması için yoldan ayrılmış, yayalar tarafından işgal edilen alan.
  • müdür koltuğu koyma yeri.

    bizim bakkalın bir müdür koltuğu var, o koltuğu kaldırıma koyup gelip geçen izliyor.
  • - mahalle arasında ise yaz aylarında oturup çekirdek çitlenecek yer.
    - kenar mahallelerde yün dövme, halı yıkama yeridir.
    - cadde üzerlerinde esnaf tarafından işgal edilen isteyenin istediği gibi kullandığı yerdir
  • mühendisliği de vardı bunun. hey gidi günler!
  • (bkz: salına salına yürümek)

    teyzelerimiz koca cüsseleriyle bir ağır vasıta, bir kaplumbağa misali kaldırımı kaplar. içinizde selektör yapma, korna çalma isteği uyandıran bu teyzeleri sollamak için bir fırsat kollarsınız.

    elbette salına salına yürüyen, kendi tabirime göre emekleyen insanlar sadece teyzeler değil. telefonda mesaj yazan gençler de bu kategoridedir. ama sonuçta her ikisi de aynı işlevi görürler: sizi sinir etmek.

    (bkz: park etmek)

    ve bir türk klasiği, kaldırımların olmazsa olmazı. kafayı yiyip arabaları çakıyla çizen insanlar mevcuttur.