şükela:  tümü | bugün
  • kaldirma eyleminde kullanilan kuvvet'in tanimi. (bkz: kaldirmak)(bkz: kuvvet) (bkz: suyun kaldirma kuvveti)
  • (bkz: viagra)
  • eski adıyla ekşi limon yeni adıyla hektor'da cuma günleri 9-12 arası çıkıp söylemektedirler. itü'lü mühendis olmaktadırlar ki adları vokal : murat demirtaş, gitar : çağatay sayoğlu, : bas mehmet arif erhan ve davul : ahmet hamdi başar'dır. ne zaman kurulduğu bilinmeyen bir guruptur. öyledir ki sırf kız için gurubu satan üyeleri(özkan sağ) bile vardır. iyidirler güzeldirler. kaldırırlar. gidip dinlenisidirler. denenesidirler.

    (bkz: reklam)
  • birimi jj*'dir
  • suyun kandırma kuvveti
  • bir madde su içinde aşağıya doğru gittikçe suyun batırma kuvveti artar, doğal olarak maddenin de yukarıya çıkma isteği artar. fizik böyle bir şey işte.
  • cisimlere akışkanlar * içinde iken etki eden basınç kuvveti vektörlerinin bileşkesidir.

    ...yani kaldırma kuvveti, yerçekimi kuvveti koşullarında -ya da yerini alabilecek bir başka sanki kuvvet koşullarında- tanımlıdır. zira sıvılar sözkonusu olduğunda basınç dikey sıvı sütunu boyunca depo edilmiş yerçekimi potansiyel enerjisi ile aynı şeydir.

    sonuçta özet olarak, kaldırma kuvveti ancak ağırlık yani yerçekimi kuvveti var ise oluşur.
  • tıbbi karşılığı ereksiyon olan kavramın fizik ilminde karşılığı
  • -dünyada her 20 saniyede bir deprem olur.
    -ortalama bir insan kalbi dakikada 75 defa atar. (sizinki 60’a kadar düşüp 100’e kadar çıkabilir.)
    -pi sayısı ilköğretim çocukları ve öğrencilerince 3 muamelesi görür.
    -yerçekiminin ivmesi üşengeç fizikçiler yüzünden 10’a bağlanır.
    -suyun kaldırma kuvveti gerçekten de vardır, insanında, karıncanında hepsinin bir miktar kaldırma kuvveti vardır.

    su ve havanın kaldırma kuvvetini henüz hiç kimse “içinde barındırmak istememe kuvveti” olarak adlandırmasada , sağlam kaynaklardan ulaştığım bilgiler ışığında isviçreli bilim adamlarının konu üzerinde açıklama yapmak üzere olduğundan haberdarım.

    kaldırma kuvveti hesaplanabilir, test edilebilir ve deneysel olarak ispatlanabilir bir durumdur. rahmetli arşimed ve ardından gelen bir çok bilim ecdadının aralarında tartışmadan kabullendiği basit bir olaydır. hesaplamakta oldukça basittir. kaldırıcı ortam (hava , su vb.) yoğunluğu, cismin bahsi geçen ortamda kapladığı hacim ve yer çekim ivmesini beyaz bir kağıt üzerinde çarpmayı becerebiliyorsanız (kısaca 3 sayıyı çarpabilmek.) evet siz değerli okurlar kaldırma kuvvetini alenen hesaplayabilen kimselerden olursunuz.

    -eğer çakan bir şimşeğinin sesini 3s sonra duyarsanız aranızdaki mesafe 1 km kadardır.
    -başlama düdüğünü bekleyen bir futbol topu 450g olmalıdır.
    -iri bütün bir tavuğu pişirmek için fırın 180 derecede çalıştırılmalıdır.
    -dünyanın dörte üçü sularla kaplı iken üzgün bir insanın gözlerinin tamamı saatlerce teslim sele olabilir, belki de gözler sadece sulardan ibarettir.

    kaldırma kuvvetine güvenen pek sevgili mucitler suya güvenip gemileri, havaya güvenip uçakları icad etmişler. da vinci sıcak ve güneşli bir öğle vakti kimselere danışmadan pervanelerle helikopter tasarlamaya çalışmış. sen hep monaliza’nın sırlarını merak ededur, adam portrenin arkasında ne işler çevirmiş azizim.
    kaldırma kuvveti icatlarla almış başını yürürken, insanın kaldırma kuvvetini çuval çuval taşlarla, balya balya samanlarla teste tabi tutanlar bir gün kahve içemeyip sinirlendikleri anda yüreklerinin neleri kaldırıp kaldıramayacağını düşünmüşler. işte o gün pisikiyatri biliminin temelleri atılmış. yağan yağmurda birden ortalıkta beliren seyyar şemsiyeciler gibi psikologlar çıkıvermiş meydana. diplomalı dert dinleyici sıfatına sahip bu insanlar, daha sonrasında uyku haplarının, bilimum sakinleştiricilerin ve içkinin kullanımı yaygınlaştıracak, nejat eczacıbaşı, abdi ibrahim, jack daniel ve johnnie walker gibi bir çok kendi halinde insanın servetine servet katmasına sebep olacaklardır.

    bir çift gözün neleri kaldırabileceğini, bir çift kulağın nelere şahit olabileceğini, bir burnun tek başına ne kadar kokuyu kaldırabileceğinin hesabını örf ve adetler “biz hesaplarız hacı” diyerek üstlenmeye çalışsa dahi yetersiz bilgi, sınırlı seçenek ve verimsiz çalışma prensipleri yüzünden becerememişlerdir.

    -bir sinek kuşu saniyede 80 defa kanat çırpabilir.
    -bir basketbolcu maçın son 35 saniyesinde 13 sayı atabilir. (bkz: t-mac.)
    -bir futbol hakemi maçın sonuna istediği kadar süre ekleyebilir.
    -bir taraftar karşı takım taraftarının ecdanına kadar küfür edebilir.
    -yavuz bingöl’e göre yerlere tükürmek özgürlüktür.
    -iş hayatına göre başarıya giden her yol mübahtır.
    -otobüs yolculuklarında ortalama mola süresi 25 dakikadır ve çoğu zaman tuvalet ücreti (kullandığınız peçeteler ve kolonya dahil) 1 türk lirasıdır.

    gözün kaldırma kıstaslarını miyop, hipermetrop ya da astigmat, kulağınkini desibel ve burnunkini koku eşiği ile ölçmeya çalışsalarda aslında aranan cevaplara hiç bir zaman net bir cevap bulunamamıştır.

    -gece yarısı çalan telefonunuzun sevgilinizi yerinden sıçratma ihtimali %58.
    -onsuz gideceğiniz yere fazladan sıktığınız bir damla parfümün gecenizi piç etme ihtimali %85.
    -içtiğiniz iki bardak çayın sizi tuvalete yönlendirme ihtimali %34.
    -çalışırken annenizi aramayı unutma ihtimaliniz %78.
    -anneninizin sizi bu sebeple arayıp paylama ihtimali ise %100 dür.

    yüreğin ve aklın kaldırma kuvveti beyaz gömleği tersten giydiğiniz an sona ermiştir. eğer giymemişseniz, etrafınızı kontrol edin, kendinizin herkesten akıllı olduğunu düşünüyorsanız acilen bir beyaz gömlek edinmeniz gerekmektedir.
    serin bir akşam, sevimsiz bir otobüs koltuğunda, kirli bir camdan sokak ışıklarını saya saya yolculuk ederken akbil makinesi birden yetersiz bakiye diye bağırıp, yolcu adayını “siktir git ulan” dercesine rencide edebilir. böyle durumlarda otobüsü yolcu adayından ayrı bir biçimde duraktan kaldırmamak adına ona akbilinizden bir kaç lira hediye edebilir ve karşılığında hiç bir ücret talep etmeden sıcak, samimi bir teşekkürler içinizi rahatlabilirsiniz. bu sizin akbilinizin kaldırma kuvvetini ispatlar.
    sokak hayvanlarıyla yemeğinizi paylaşmak, kışın onlara barınabilmeleri adına kutular hediye etmek, şiddetten uzak bir biçimde sokağınızda yaşatmak sizin yüreğinizin kendi dertleriniz dışında neler kaldırabildiğini ıspatlar. bu yardım etme hissiyatını sadece hayvanlarla sınırlı tutmak gibi bir kural söz konusu değildir.
    kulaklarında kaldırma kuvveti vardır , karşınızdakini dinleyebildiğiniz kadardır. bağzıları buna tahammül de diyebilir. tahammülün bittiği yerde yeni depremler meydana gelir.

    demek ki “insanoğlu her 20 saniyede bir tahammülünü yitirir.”