şükela:  tümü | bugün
75 entry daha
  • geziye gittiğimde yanımda kim olursa olsun yemek yiyecek yer bulmak benim görevim. kardeşimin eşi bile alıştı “oraya girmezsin sen.” diyebiliyor. kaliteyi her şeyde severim. olduğumdan da kaliteli, vizyonlu olmak için gelişmeye devam ediyorum.

    aylar önce bana şu soruyu sorduran bir durumu fark ettim. ne olduğunu merak eden olursa bir iki entry aşağıya bakabilir. “benim bu iğrenç durumun içinde ne işim var. ben nasıl böyle bir durumun öznelerinden birisi olabilirim.” sonrası yine kendime yakışır kalitede sessizlik.

    siz kaliteli çizgimden çıkmayayım diye hiçbir şey yokmuş gibi susarken karşı taraf size hakaretler yağdırabiliyor. insan gerçekten hayret ediyor. ülkemizde varoşluğa o kadar alışılmış ki hiçlik noktasına gelmiş olman karşı tarafta “salak bu!” algısı oluşturabiliyor.

    oysa analiz yeteneğimin sorgulanamayacak kadar iyi olduğu kabul görmüş bir gerçektir. sadece bir kelimeden, bir bakıştan karşı tarafın tahmin ettiğinden daha fazlası olan hikayeyi giriş, gelişme, sonuç noktasına kadar çözmüş olmama rağmen “benim böyle varoş türk dizisi tadında bir hikayede yerim yok.” diyerek kendi hikayemi yazmak için her şeyi geride bıraktım. her şey ve aslında hiçbir şey yaşanmadı. çünkü ben sadece kalitenin olduğu yerde yaşarım.