şükela:  tümü | bugün
  • kaliteli kız ve kalitesiz kız ayrımı konusunda güçlü bir şekilde tanımını yaptığımızı düşündüğüm bu kalitesiz abla ile bir ilişki kurmak zorunda kalan eniştelerin, bu ilişkiyi nasıl minimum hasarla sürdürebileceklerini anlatan bir guide'dır. bir rehberdir.

    uzun uzun metinler okumadan, iki cümlelik hap reçetelerle hayatınızda mucizeler gerçekleşsin, banka hesabınıza 10 milyon dolar yatsın; aniden kapı çalsın sarışın, uzun bacaklı, kilotsuz, bebek gibi bir kız gelip yatağa domalsın istiyorsunuz biliyorum, ama size kötü bir haberim var, 40 yıllık güzel kız sikicisiyim, hiç uğraş vermeden kızların önünde domaldığı erkekler sadece süper zengin ailelerin bebeleridir, uğraşmadan banka hesabına 10 milyon dolar yatanlar sadece süper zengin ailelerin bebeleridir.

    sizde böyle bir süper zengin aile yoksa ömrünüz boyunca sike sike çalışmak, hiç durmaksızın okumak, öğrenmek ve öğrendiklerinizi uygulamak için yine sike sike çalışmak zorundasınız.

    bir kere şunu kabullenin: siz de kalitesiz bir kızla ilişki kurmak ve hatta evlenmek zorunda kalacaksınız. hayır ben o hatayı yapmam, ben o tuzağa düşmem diyen binlerce erkek tanıdım. hepsi de şu anda kalitesiz ablaların kanı emilen, ruhu sündürülen zavallı kocaları olarak yaşıyorlar. dolayısıyla, bu sondan kaçmanız kolay değil. ama kalitesiz bir ablayla nasıl başa çıkabileceğinizi ve bu ilişkiyi minimum hasar alarak nasıl sürdüreceğinizi biliyorsanız, en azından maymuna dönmezsiniz.

    öncelikle, yukarıda linkini verdiğim kaliteli kız ve kalitesiz kız ayrımını mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.

    sonrasında ise gelelim, kalitesiz bir kızla ilişkiden nasıl minimum hasar alabileceğimiz konusuna...

    1- hayat müşterektir vurgusu
    kalitesiz ablaların, modern, akıllı, zeki, kendi ayakları üzerinde duran güçlü kız görüntüsü verme modasına dikkatinizi çekerim. bu sıralar zengin koca avcısı kalitesiz ablalar arasında güçlü kadın rolü yapma alışkanlığı çok moda. etrafta ne kadar iğrenç kancık kız varsa, "hayat müşterektir canişkom," kıvamında yazıp çizip sıçıyorlar, zarf atıyrolar. eğer bu oltaya takılıyorsınız, durup bir düşünmenizi ve kendinizi tekrar tartmanızı tavsiye ederim. bu ablalar aslında, bu şekilde enayi koca bulmanın daha kolay olduğunu fark etmiş durumdalar. erkeklerin artık kendilerini enayi gibi hissetmek istemediğini keşfeden bu çakallar, tamamen sözde kalan cengaverlikler yapıyorlar ama iş faturaları gerçekten ödemeye gelince, tısssssss.

    elbette flört ettiğiniz dönemde bu ablalar hesap ödemek konusunda sizden daha istekli, daha atak davranıyorlar, ben para kazanan güçlü kızım imajı çiziyorlar ama kalitesiz bir abla olduğunu yukarıda verdiğim linkteki belirtilerden kolayca fark edebilirsiniz. flört aşamasında götünü yırtarak "ben güçlü kızım," mesajı veren bu kız evlendiği andan itibaren, "kocam değil misin, yapacaksın, alacaksın, getireceksin, tek taş, kolye, elmas, altın, düğün, takılar, bilezik, mücehver, annemler, babamlar, ablamlar, annemler, babamlar, ablamlar, tek taş, kolye, elmas, altın, düğün, takılar, bilezik," diye kafanızı sikmeye başlar. akıllı olun. uyanık olun. bu kızların tuzağına düşmeyin.

    kız hayat müşterektir diye hava basmak için rol yaparken hesapları, faturaları buna kilitleyin, işi evlenmeye getirdiği zaman götüne tekmeyi basın. evet biliyorum, bir zamanlar erkeklerin hesap ödemesi centilmence, yiğitçe, erkekçe bir imajın olmazsa olmazıydı ama bu pis kancık kadınlar, centilmenliği enayiliğe çevirdiler, erkek olmakla enayi olmak arasında artık fazla bir fark kalmadı. siz de erkek mi yoksa enayi mi olduğunuza karar vermek zorundasınız. 100-200 liralık bir yemek faturası hiçbir erkeğe koymaz. ama enayi yerine konmak koyar.

    2- kalitesiz kızların en büyük silahı, sizin salakça erkeklik onurunuzdur. bu açığınızı kullanarak size her şeyi yaptırabileceklerini öğrenmiş olan bu kancıklara karşı en güzel, en basit, en kolay önlem, klasik erkek onuru triplerinden kurtulmanızdır.

    kalitesiz bir abla, salak bir oğlanı çok kolayca, "sen ne biçim erkeksin" sorusuyla kıvama getirip istediğini yaptırır. bu "sen ne biçim erkeksin?" sorusu, bizim geri zekalı oğlanların bir tür "bug"ıdır. bir tür, şifre reset tuşudur. bunu duyan salak oğlan, kızın her istediğini yapma moduna girer. evladım, hakikaten şaşırmadan duramıyorum. siz salak mısınız? beyniniz mi yok, kafanız mı çalışmıyor, zeka geriliği sorununuz mu var? amcığından mantarlı enfeksiyon akan iğrenç varoş kızları, avm'den çıkmayan bavul çantalı, kompleksli beyinsiz çakma sarışın range rover'lı zengin kezbanlar sizi bu kadar kolayca avuçlarının içine alıp maymun gibi oynatırken hiç mi kendinize "ne yapıyorum ben" diye sormuyorsunuz?

    neyse, konuya dönelim, kalitesiz bir abla sizi "sen ne biçim erkeksin" türevi sorularla ve gaz verme denemeleriyle istediği kıvama getirmeye çalışıyorsa, önce sakin olun, tepki vermeyin, umurunuzda olmasın, beğenmiyorsan kapı orada bebeğim kıvamında ince ince ayarınızı verin. elbette siz buna siktir çekince abla önce çekip giderek blöf yapacaktır ama büyük ihtimalle bir iki gece amcıksız kalacaksınız, iki üç güne tıpış tıpış dönecek, yarağınızın altına geri girecek.

    eğer kızı güzel sikiyorsanız, sizden vazgeçmesi zor olur. vaz geçiyorsa da boş verin. sikinizin performansına güveniyorsanız, hiç boş kalmazsınız. kızlar, iyi siken adamı kokusundan bile tanırlar, 100 km öteden o kokuyu alırlar. siz daha ne olduğunu anlamadan, ıslanmış sıcak amcığı alev alev yanan kızlar kapınızda kuyruk olurlar. bir tane kızı kaybetmemek için kendinizi maymuna çevirmeyin.

    3- kalitesiz ablanın en büyük amacı size yüzüğü takmak, imzayı attırmaktır. bu amaçla sizi sürekli yemler. ay bak şu arkadaşım evlenmiş, los angeles'a balayına gitmiş, şu arkadaşım çocuk doğurmuş, bu arkadaşım nişanlanmış...

    tüm bu vurgula, beyin yıkama operasyonunun bir parçasıdır. sakın yanlış anlaşılmasın, erkekler evlenmesin, bekarlık sultanlıktır gibi bir klişenin içinde değilim. sevdiğiniz kızla evlenin, güzel çocuklarınız olsun, ortak bir hayat kurun, birbirinizi sevin, saygı duyun, mutlu olsun. bunlar güzel şeyler. ama bunu başarabilmek için evlendiğiniz kadının da hayat arkadaşı olmanın anlamını biliyor olması lazım. bizim kızlarda bu bilinç yok. bizim sikko karıların hepsi prenses. hepsi, kendine önce bir prens arıyor, sonra da bir uşak arıyor. siz ona bir saray verecek prens olmadığınıza göre, hayatınızın geri kalanına uşak olarak devam etmek zorunda kalıyorsunuz.

    bu tuzağa düşmeyin. kız size evlilikten bahsettikçe sakın terso yapmayın. ay ne güzel, ay çok tatlı, maşallah, analı babalı büyüsün, inşallah bizim de böyle olur vs diye buna gazı verin. bu sayede, kızın ilişkiniz boyunca atacağı pis triplerden kurtulmuş olacaksınız. ama elbette onunla evlenmeyeceksiniz. evlenmeye karar verirseniz, risk sizindir. gerçi eninde sonunda kalitesiz bir kızla evlenmek zorundasınız. kaliteli bir kızla evlenme ihtimaliniz sıfıra yakın. çünkü o kızlar yok. evet, karşınıza bir sürü kız çıkacak, ben kaliteli kızım diye iddiada bulunacak. bunlara hazır olun. kızlara sorsanız, hepsi kaliteli kız. hepsi doğru kız. o zaman o düğünleri kim yapıyor, o gelinlikleri kim giyiyor, o şizofren ritüeller için kim bir ömür boyu hayal kuruyor, bir tanesi bile "mutluyum" demeyen o evli erkeklerin hayatının ağzına kim sıçıyor?

    güzel ablalarım, hepiniz doğru kızsınız, hepiniz kaliteli kızsınız da bu kadar adamın ağzına kim sıçıyor o zaman?

    4- trip silahı
    kalitesiz kızlarla ilişkinizde en çok karşılaşacağınız sorun, bu kancıkların makineli tüfek sıkar gibi trip atmalarıdır. siz henüz ergen sözlük bebeleri olarak tribi sadece lisedeki kız arkadaşlarınızın şımarık nazları sanıyor olabilirsiniz, ama hayat o kadar basit değil. size garanti veriyorum, hayatınızın ilerleyen dönemlerinde kadınlarla yaşayacağınız deneyimlerle karşılaştırdığınızda, liseli kızların tripleri en tatlı şey olarak kalacaktır.

    triplere karşı yapılabilecekler hakkında internette bir milyon tane rehber bulabilirsiniz ama bunların çoğunun klasik, klişe çözümler önerdiklerini unutmayın. trip, aslında kadınların sizi tartma silahıdır. tribe cevap verecek ve kavga çıkartacak veya özür dileyecek ya da tribi bitsin diye ona istediğini verecek olursanız, kadın sizi yenmiş olur ve hiçbir kadın yenebildiği adama saygı duymaz. kadınların amcıkları, yenilmez güçlü erkekler için ıslanır. bu işin çözümü ise basit.

    baktınız ki kız size trip atıyor, siz de kızı hayatınızdan atın. bu kadar basit. korkmayın amcıksız kalmayacaksınız. kız tribinin işe yaramadığını anlayınca tıpış tıpış kapınıza gelecek, özür dileyecek, yatağa uzanıp bacaklarını açacak, sik beni nuri diye inleyecek. siz yeter ki tribe hiçbir tepki vermeyin, umursamayın ve kızdan uzaklaşın. böylece hem trip nedeniyle kafanız şişmeyecek hem de kızı yeniden ıslatacaksınız.

    5- aşk...
    gelelim aşk meselesine. bu çok ağır bir konu. öyle tek bir maddeyle geçiştirilebilecek bir detay da değil. burada şimdilik meselenin ana fikrine değineceğim ama aşk hakkında çok daha detaylı bir rehber hazırlamak niyetindeyim, zamanınız olursa onu da mutlaka okumanızı tavsiye ederim.

    aşk konusu çok karışık bir mesele. öncelikle, şunu aklınızda tutmaya çalışın. aşk, kadınlar için bir av malzemesidir. kadınlar aşkı bir tür safari gibi görürler. biz salak erkekler, kadınlara aşık oluruz. onlara tutuluruz. onlara hayran kalırız. onların güzelliğine baka kalırız. kadınlar bizim için, sanat eseri gibi güzelliktir. onlara sahip olmak, onları okşamak, onları koklamak, sevmek, gözlerinin içine bakarak bir ömür geçirmek isteriz. aşık olduğumuz kadına her şeyimizi vermek isteriz, onu mutlu etmek, onu mutlu görmek isteriz. bizim için aşk, sevdiğimiz kadının mutluluğudur.

    ama kadınlar için aşk bir safaridir. onlar bu safari sayesinde, vahşi bir hayvanı avlayıp tasmalarlar. amaçları budur. ve gerçekten de sizi tasmaladıkları bir hayvan gibi görürler. küçümserler. onlara aşık olan bir adam, avlanmış, tasmalanmış bir "torphy"dir. yani safari sonunda elde ettikleri ödüldür. maldır. avdır.

    bu gerçeği asla aklınızdan çıkarmayın. sizi duvara bağlayıp götünüzden sikseler, sizi sandalyeye bağlayıp önünüzde limon yeseler, sizi sağlı soğlu tokatlarla sabaha kadar dövüp, bildiklerini unutacaksın ve artık kadınlara aşık olacaksın deseler, "peki tamam unuttum, artık kadınlara aşık olacağım," deyin ve oradan kaçar kaçmaz kadınlardan tiksinmeye devam edin. bu gerçeği unuttuğunuz anda, maymun olursunuz, maymunun götündeki solucan olursunuz.

    kalitesiz ablalarda ilişkinizde de "aşık erkeği" oynayacaksınız. bu ablalar "sen bana aşık değilsin," diye sürekli kafanızı sikerler, size hayatı cehennem ederler, sizi kendilerine aşık edene kadar size aklınızın almayacağı oyunlar oynarlar, sizi ağır mağdur edebilirler. o nedenle, kızın gazını almanız çok önemlidir. bunlara internetten bulup şiirler yazın, çiçekler gönderin. bugün en güzel çiçek demeti 50 lira. cimrilik yapmayın. gönderin. bu kerizler çiçek almayı çok severler. çiçek alınca yelkenleri suya iner. dolayısıyla kafanız rahat eder. sikişinize sokuşunuza odaklanırsınız. keyfinize bakarsınız. tabi ki gönül ister ki, kadınları kandırmadan, iki gönülün birbirine yaslandığı güzel bir aşk yaşayalım ama bu hayalelri bir kenara bırakın gençler, o kadını bulmanız imkansız. kadınlar size o güzel aşkları yaşatacak insanlar değiller. o yüzden, olabilecek en güzel, en az hasar göreceğiniz şekilde gönül ilişkilerinizi akıllıca yönetmek zorundasınız.

    görüldüğü üzre, biraz dikkatle, biraz özenle, kalitesiz ablalardan ağır hasar almadan keyfimize bakmak mümkün. ancak seks yoğun ilişkilerde aşk insanı çok çabuk zehirler ve kısa sürede bütün kuralları, bütün yasakları, bütün uyarıları unutursunuz. üstelik de uyumlu, güzel, dolu dolu bir seks hayatınız varsa, en kalitesiz ablaya bile iki günde aşık olabilirsiniz.

    eğer, tüm bu aksiyonlar sırasında kendinizi "aman da yarabbim doğru kadını buldum" diye sağa sola avel avel salınırken bulursanız, aklınızı toparlamaya çalışın. ne kadar zor olursa olsun, uyanmaya çalışın. unutmayın, uyursanız ölürsünüz.

    bu arada, bu yazıları okuyup benden tiksinen bütün güzel kadınlardan da özür dilerim: https://www.youtube.com/watch?v=fajpqasxkgu