şükela:  tümü | bugün
  • 16 temmuz 1223'te mogollar'in sayica ustun olan ruslar'in agzina vermesi ile sonuclanan savas.
  • subutay batur ve kurtcebe noyan komutasındaki moğolların stratejik keşif harekatı sırasında yollarını kesmeye gelen birleşik rus knezlikleri ordusunu topluca kılıçtan geçirdikleri savaş. volga'nın bir kolu olan kalka nehri kıyısında gerçekleşmiştir. savaşın sonucunda rus knezleri öyle bir ezilmiştir ki on yıl sonra moğollar fetih için döndüklerinde önlerine çıkacak doğru dürüst bir rus gücü bulamamışlardır.

    (bkz: rusyayı işgal etme metodları/@chevalier sans peur)
  • kalka nehri savaşı olarak da bilinen mevzular bütünü.

    31 mayıs 1223'te kalka nehri yakınlarında moğollar ile kiev granddükalığı, galiçya knezliği, çernigov knezliği ve kumanlar ittifakı arasında gerçekleşen savaş.

    moğollar her sene yaptıkları sürek avından uyarladıkları taktiklerini bu savaşta da denemişler ve başarılı olmuşlardır. basitçe özetlersek eğer bu taktik rakibe bir gösteriş harekatı düzenlemek ve ardından düzenli bir şekilde geri çekilip düşmanı çember içine almaktır. işte bu sebepten ötürü moğollar 8 gün boyunca rus-kuman ittifakından kaçar gibi görünüp kendi ordularından daha kalabalık olan müttefik ordusunu kalka nehri kıyılarına çekti.

    savaşın olacağı gün zaten sisliydi, ama moğolların yaktığı neft sisi iyice yoğunlaştırmıştı. 20bin kişilik moğol ordusu en aşağı 40bin kişilik ve büyük bir mallık yapıp sisin içerisinde ilerleyen müttefik ordusunu çembere aldı ve kesin bir zafer kazandı. bu arada rivayetlere göre ortalama bir moğol süvarisi dakikada 6 ok atabilirmiş. gariban ruslar sisin içerisinde moğolları bulana kadar adamların ok hedefi oldular.

    bozkır yasasına göre soylu kişilerin kanlarını akıtmak günah olduğundan esir alınan 2(3te olabilir, hatta bir ihtimal 4; ama 3 olması lazım hatırlamıyorum) rus knezi bir sandığa tıkıldı, ki bu sandığın üzerinde cebe ve subudey zaferlerini kutluyorlardı. tabii knezlerin bu mütevazı saygı gösterisinden ne derece hoşnut olduğu ayrı meseledir. yine de kültürler arası diyalog alışverişi ve bozkır kültürünü dış dünyaya tanıtma açısından olumlu bir hareket olabilir.

    zaferden sonra macaristan ve polonya yolu moğollara açılmıştır. burada da cebe ve sübedey zekalarını konuşturacaklardır, ama o da ayrı entry konusu.
  • (bkz: subutay)
  • insana ne büyük iskender, ne de atilla, tek gerçek subutay noyan dedirten muharebedir.

    aslında ukrayna steplerinde keşifte olan subutay ve jebe, gürcistan'da iki üç zafer kazandıktan sonra kıpçak ve volga bulgarları tarafından saldırıya uğradıklarında başlamıştı herşey.

    bu arkadaşlar türk olduğundan, subutay'ın görece küçük bir moğol kuvveti ile kendilerine büyük kayıp vermeden diş geçirmesi olanaksız olacaktı. o yüzden kıpçak beylerine çok büyük rüşvet verip savaştan çekilmeye ikna etti, yalnız kalan volgaları tarumar ettikten sonra kendi topraklarına dönmekte olan kıpçaklara da yetişti ve burada da onların ebesine atladı.

    işte ortalığı karıştırmakta ve maraz çıkarmakta ustalığımızı gösteren kıpçaklar, hemen rus knezliğine, kiev'e koştular.

    slavlar, kalan kıpçak atlıları ile birlikte 50 bin kişilik bir ordu kurdular ve subutay'ın karşısına çıktılar. ve harezmşahlar'dan ders almayıp, kendilerinden olaya müdahil olmamalarını, kıpçak beyleri ile kendisinin kavgasının onları alakadar etmediğini salık veren subutay'ın ulaklarını öldürdüler. ve işte tam bu hareket üzerine ''savaş mı istiyorsun kamoon!'' durumu oldu.

    oraya zaten cengiz han'ın emriyle keşfe çıkmış, kırım'da venedikli kolonilerle birlik olup bir iki sefer yapmış ve avrupa hakkında istihbarat toplamış olan subutay, buradaki küçük knezlikleri yenerse ileride moğolların ukrayna'dan silindir gibi geçeceğini hesap ederek kendisinden kalabalık olan düşmanın karşısına ordusu ile çıkmaya karar verdi.

    lakin ki bu, slavların bildiği türden bir karşılaşma olmayacaktı. subutay moğolların avlanma teknikleri sırasında geliştirdikleri, bizim hilal taktiği olarak bildiğimiz sistemin daha bile gelişmiş olan komple ricat ve rakip takımın boyunu uzatarak bloklar arasındaki bağlantıyı koparma hamlesiyle tam 9 gün boyunca, kalka nehrine kadar geride erzak, hayvan falan bırakarak çekildi.

    kıpçaklar en ileride, kimi rus prensleri onların arkasında, en arkada da savaşa biraz isteksiz giren üçüncü mstislav'ın kuvvetleri şeklinde zaafiyet içerisine düşmüş olan rus ordusu, kalka nehrini geçtikten sonra arkasından gelen düşmana bir anda bodoslama saldıran subutay'ın yıldırım harekatıyla şoka uğradı.

    neft adı verilen, bir çeşit barut dolu keseden yapılma silahları da kullanan moğollar, merkezde kargılı ağır süvarileriyle en büyük zaafı bir yerde kıstırıldığında feci av olan türk atlılarını biçtiler, kanatlardan ise atlı moğol okçuları rus prenslerinin kuvvetlerini duman ve ok yağmuruna tuttular, çavuş oklarının falan da etkisiyle ne olduğunu anlayamayan ruslar tam anlamıyla subutay tarafından kahredildi, daha düşman ne olduğunu anlamadan nehrin öteki tarafına geçip kalan kuvvetleri tarumar etmeye giren, ordunun ileri hattı dağılıp kargaşaya düşünce iyice düzeni bozulmuş olan rusları tırpanla buğday biçer gibi biçen moğollar, knez mstislav'ı bir tepede kıstırdılar.

    mstislav burada yük arabaları ve ne bulursa bir istihkam kurup düşmanın kendisinin direnişinden sonra ''bu kadar yeter'' demesini ve belli bir yerden sonra aman vermesini umdu. ruslar burada tüm güçleriyle direnseler de bütün erzakları, hayvanları ellerinden gitmiş, bütün orduları dağılmış haldeydi ve düşman her taraftan ok yağdırıp neft ile bombalıyordu kendilerini.

    teslim olmak için istihkamdan çıkmaya yeltenseler de bir kere burada düşmanın bütün gücünü kırabileceğini anlamış olan subutay'ın hiçkimseye acıyacağı yoktu. subutay akıllılık edip askerlerinin çemberinde bir gedik bırakarak karşı tarafa taaruza geçti, kaçmak için bir umut bulmuş olan rus sol cenahı da bu gedikten var gücüyle koştursalar da bu da boşuna bir hamleydi, sadece knezlerinin elini daha da çok zayıflattılar, çünkü süvari veya piyade farketmeksizin, hafif moğol süvarilerinden kaçmalarına imkan yoktu. her biri yakalanıp uçsuz bucaksız ukrayna steplerinde avlandılar.

    bu savaşla birlikte moğolların avrupa'ya köprübaşı kurulmuş oldu. aslında hiçbir toprak fethedilmedi, lakin ruslar tasavvura sığmaz yenilginin ardından bellerini zaten doğrultamamışken moğollar bu sefer tam güçleriyle topraklarında biteceklerdi.

    subutay ve jebe, savaşı kazandıktan sonra rus prensleri ve kumandanlarını bir çeşit kutuya hapsetmiş, sonra da kurmayları ile bu kutunun üzerinde yiyip içmiştir.

    sözün özü, salak olmayın, moğolların elçilerini öldürmeyin. yoksa şöyle gelirler kapınıza

    edit: muhabere değil, muharebe. dilim bir ayırmayı öğrenemedi şu ikisini