şükela:  tümü | bugün soru sor
  • demir atmış bir geminin zincirinin su içinde kalan kısmı...
  • (bkz: kalima)
  • denizcilikte demiri , halatı boş koymak.
  • demir dibi buldugunda, yan yatarak dibe takilsin diye halatin ya da zincirin denize bolca verilmesi.
    tabi bolca derken bir orani vardir ona gore verilir. o oran da duruma gore degisir.
    firtina da denize tutunmak icin kaloma vermenin tum incelikleri bilinmelidir.
  • dalga payı dediydi bi kayıkçı amca bize.yüksek dalga geldiğinde kayığın burnu zınk diye dalganın içine batmasın diye "bi iki metre boşlayın gençler" dediydi.
  • balık avında; balığın kaçmasını, ağzının yırtılmasını ya da takımın kopmasını engellemek için misinada boşluk vermek.

    yan anlamıyla; bir faaliyetten önce buluşulacak saati, faaliyet saatinden öne çekmek. bahriye örf ve adetlerinden biri.
    örneğin; 19.00'da bir toplantı yapılacaktır. yetkili kişi 15 dakika kaloma verir ve buluşma saatini 18.45 olarak belirler. arada bir yetkili daha var ise buluşma saati 18.30'a çekilir. personel 18.20'de toplantı salonunda olur. toplantı 19.00'da başlar.
  • emniyet payı diyebiliriz

    kalomalı söylemek;

    şöyle kullanımı vardır. yanaşma manevrası yaparken köprüüstü baş veya kıç tarafa mesafe sorar. buradaki zabit geminin hızına bağlı olarak mesafe verir. zira gemi hızlı ise; zabit tahmini mesafeyi tam olarak söyler ise, kaptanın buna göre makina manevrası yaptığı süre göz önüne alındığında zaman kaybı olacaktır. bu sürede gemi daha fazla mesafe kat etmiş olacaktır. bu yüzden emniyetsiz durumlar oluşabilir.

    akıllı zabit ise; örneğin 15 metre ölçtüğü mesafeyi, 12 metre - hızlı kapatıyor diye anons geçer. hem kaptanı uyarır hemde zaman kazandırır.
    ancak sürat 0,3 knot ve altı ise pek önemli değildir. kaloma vermeden direk ölçülen (tahmin edilen) mesafe söylenebilir

    kaloma vermek; halata veya demire boş koymak
  • düzgün verildiğinde demirin taramasını engelleyen uygulama.