şükela:  tümü | bugün
  • askin basinda ve sonunda cogunlukla yasanan agri turudur. ayni agriyi ileri derecede uzucu olan olaylarda da yasarsiniz. hatta tv ekranindaki bazi gercek goruntuler bile bazen size bu aciyi tattirabilir. bazilari cok uzun sureli olabilir. durumu hatirlatan en ufak birsey oldugunda yine gogus kafesinizin altinda bu siziyi hissedersiniz.
  • kalp rahatsizligi olan kisilerde gorulen agrilar. cok tehlikeli durumlarin habercisi de olabilir.

    (bkz: kalp krizi)
  • halide edip adıvar'ın yazdığı ve ortaokul dönemlerimde okuyup da şimdi neden okuduğumu çözemediğim, zaten aklımda adından başka hiçbir şeyi kalmamış yüzlerce olmasa da onlarca kitaptan birinin adıdır kalp ağrısı aynı zamanda. buna bir de zeyno nun oğlu diye devam yazmıştır halide edip adıvar, lakin bugün bana "zeyno'nun oğlu" deseniz ne sözlerimde ne gözlerimde bu kitabı da okumuş olduğumu anlatan hiçbir şeye rastlayamazsınız. hüzünlü elbet. hani çok da etkileyici, çok da derinlikli romanlar değillerdi bunlar, yoksa hatırlardım ben de, hatırlardım, değil mi?
    bu iki kitabın adıvar'ın en olgun romanları arasında sayıldığını belirtmiş, "her ikisinde de yüceltilmiş kadın erkek kişilerinin duygu, düşünce, aşk ve hırslarıyla yüklü bir serüven sergilenmiştir" gibi tuhaf bir cümle kurmuş otoriteler. bu satırları salt hafızamla ilgili hezeyanlarımı anlattığım bir entry olmasın bu diye özel olarak aradım, buldum, ekledim.
  • işte yine başbaşayız içimin acısı
    yine birlikteyiz
    ver elini
    sus ve ne olur incitme beni

    ey kalbimin ağrısı
    ver elini
    çıkalım seninle soluksuz kalmadan sessizce
    bu karanlık ve uğultulu ormandan

    içimin acısı, kalbimin ağrısı, aşkım
    işte yine başbaşayız
    ver elini
    sus ve ne olur incitme beni

    cezmi ersöz
  • zeyno'nun en iyi arkadasinin nisanlisina asik olmasini konu alan, cumhuriyet'in ilk yillarinda gecen, acikli bir roman. guzel ama.
  • öyle bir ağrırki bu meret....her gülüşünüz ızdıraba dönüşür.bide bi takım şahsiyetler vardır,hiç umurlarında olmaz,gıdıklamaya devam edip kalp krizi geçirmenize neden olurlar..korse giyip bu kişilerden* bi bakıma korunabilirsiniz.ama o zavallı korse bu kişilerin haince ve gaddarca saldırılarına fazla dayanmayacaktır.
  • seversiniz, cok seversiniz, ama tercih edilirsiniz, bahaneleri saglamdir adamin*, agzinizi acip hic bir sey soyleyemezsiniz, gunler kolay gecer, ama geceler zordur, bi kadeh, bi kadeh daha, alistiniz ya bahanelere, uyumak icin diye kendinizi kandirirsiniz, kandirik oldugunu bile, bile, sonra uyumazsiniz, sizarsiniz, civi civiyi soker diye eski defterleri* karisitirirsiniz, daha cok caniniz yanar, adama* kizmak istersiniz, suratini dagitasiniz gelir, ama ayni zamanda gozunuz, akliniz telefondadir, kendinizi tutamaz, mesaj yollarsiniz*, okuyacagini bile bile entry girersiniz*, ama o bir anda, sadece kurdugu tek bir cumleyle icinize oturuveren kalp agrisini bir turlu geciremezsiniz... ne yaparsaniz yapin, yillar gecse de, ne biliim bir cikolata kagidi* bile hatirlatabilir o agriyi... sizisi kalir, elinizden bir sey gelmez, caniniz yanar, yanacaktir da...*
  • kalp agrisi, yalniz kaldiginizda, ozellikle de hava karanliksa, bogaziniza oturmayi bekleyen bir iblistir.
    kollarinizi kirik bir cift kanat gibi hissetmenize neden olur.
    iciniz yogun bir sivi ile doludur; boyle yag gibi, formaldehit gibi hatta. orta yerinizde de zonklayan, dursa da kurtulsam dediginiz kalbiniz agrir, agrir... o yogun sivinin icinde atmaya calistikca buyuyup kocaman olmu$tur, cok yorar, daha da cok agrir...
  • kalp agrisi,
    birileri "kucakta seks", "dev memeliler", "asmali konak", "sabah uyandiginda hakan sukur olmak" gibi konulara dertlenirken (bkz: gunun basliklari) , dunyada en cok sevdiginizin elinizden sabun gibi eriye eriye gidiyor oldugu sirada hissettiginiz dayanilmasi zor bir acidir...