şükela:  tümü | bugün
  • tek kelimeyle tıbbın yüz karası.

    geçenlerde amcamı göğüs ağrısı nedeniyle acile kaldırdık. doktorlar ekg denen bir nane çektirdiler. sonra kıçı kırık bir kağıda bakarak amcan kalp krizi geçiriyor dedi. yengem, yeğenler ve ben bir anda şok olduk tabi.

    ben üniversiteli aydın bir insan olduğum için şoktan çabuk çıkıp; ' nuh nebiden kalma, eskiliği her halinden belli olan bir cihazla amcama kalp krizi teşhisini nasıl koydun doktor bey? bari bir tomografi filan çektirseydin.'' dedim.

    doktor bozuntusu bunun üzerine beni atlatacağını sanarak; ''kalp krizi teşhisi için bu cihaz büyük oranda yeterlidir'' dedi. tabi benim içime bir kurt düştü, mühendislik hazırlık öğrencisiydim sonuçta.

    doktoru ve yaptıklarını inceden takip etmeye başladım. doktor bir ara hemşire hanıma; ''300 mg aspirin verin, bibor başlayın'' dedi. (bibor mu hibor mu ne haltsa ondan emin değilim ama aspirin dediğinde eminim.) içim içime sığmadı, başımdan aşağı kaynar sular döküldü bir anda. madem amcam kalp krizi geçiriyor ona neden 1 liralık bir ilaç veriyorsun diye sinirlendim.

    tabi bu kuşkuyla duramazdım ve durmadım da. hemen doktorun önünü kestim. işaret parmağımı sallayarak ''sen kimi kandırıyorsun doktor bey, madem benim amcam kalp krizi geçiriyor, ona neden diş ağrısında bile kullanılmayan aspirin'i veriyorsun, bari majezik ver allahsız'' dedim.

    bu çıkışımla birlikte doktor hemen oracıkta yerin dibine geçti bizi daha fazla oyalamadı ve sevk etti. işte bu doktor milleti böyle, bir kalp krizini bile tedavi edemiyorlar. kalp krizine asprin mi verilir be? kimi kandırıyorsun sen?
  • yaz okulu, tek ders sınavı derken tıp fakültesini yedi senede bitirmiş doktordur.
  • aspirinin kan inceltici özelliği olduğu göz önünde bulundurulursa çok da yanlış yapmış sayılmayacak doktordur; ki by-pass geçirmiş hastalara verilir bilindiği üzere.
  • doktorlar dizisini çok izlemenin sonucunda kafayı yıyen yazarın dramı.
  • d k a 'nın doktorlardan nefret etmesinin sebebi olan, doktordur.
    (bkz: #24892938)
  • bazılarının anlamadan, etmeden savunduğu doktor. haklılar da, durun ama ben de haklıyım.

    anladık ki sözlükte birazcık alay etmek bile sizi hemen troll edebilirmiş, bugün onu gördük. bir anda cinsel organı zımparalamak siteyen adamlarla aynı kefeye konulduk.o dert değil de çok duyarlı sözlük yazarları dört bir yandan saldırmaya başladı. bazısı nick altımda bana hakaret dahi ediyor. meşhur klavye delikanlılığı meselesi işte.

    neyse efendim bu çok hassas kitle için hemen açıklayalım bu doktor doğruyu yapan doktordur. anladınız mı, doğruyu yapan doktordur. kalp krizinde pıhtı oluşmasını engelleyen etkisinden yararlanmak için düşük doz aspirin verilir. umarım anlaşılmıştır.

    peki bu uydurulmuş hikayeyi neden yazdım?

    amacım doktorların bilinçli hastaya tahammül edememesi durumuna bir tepkiydi. eğlenceli bir hikaye olacağını düşündüm ve yazdım. buna benzer yaşadığım olaylardan parçalar koyarak bu durumu anlattım. burada bilinçlilikle profesyonel uğraşın ne kadar farklı olduğunu, insanların doktorlara çoğu zaman güvenmeyerek kendilerini bilimin önünde nasıl komik duruma düşürdüklerini anlatmak istedim. ilk başta bunun bir şaka, alay olduğunu yazmadım çünkü bariz etiketlerle (aydın üniversiteli, mühendislik hazırlık öğrencisi, hemen utandı vb gibi) bu entry'nin bir alay olduğunu herkesin anlayacağını zannettim. ne yazık ki insanların kapasiteleri konusunda fazla iyimser davranmışım.
  • (bkz: kutsi)
  • kişi: prof. dr. sedat tavşanoğlu

    yer: cerrahpaşa tıp fakültesi

    ders: m.i. (kalp krizi)

    - arkadaşlar şimdi size bir kadından bahsedeceğim. bu kadının adını ömrünüz boyunca unutmayacaksınız. kadının adı mona.

    m (morfin) o (oksijen) n (nitrat) a (aspirin)

    bak işte kalp krizi dersinde karıdan kızdan bahsediyorlar.
    bu doktorları allah bildiği gibi yapsın.
  • kediye serum da takamaz bu doktor. beceriksiz. ustelik 15bin lira da maas alir asagi yukari.
  • murphy kanununu aklına getirmelidir.
    (bkz: samter)