şükela:  tümü | bugün
  • kat sayısı üzerinde yazardı, rakip firmalar 7 kat, 10 kat, kat kat tat (bir zamanlar ülker plastik top işine de bulaşmıştı. şimdi her bi boka bulaşmış gibi... yok yok o zamanlar caanım 9 kat gofretlerle top oynardık...) gibi ibareler bulundururdu üstünde, yine de rakip olamazdı kames'e. mininmum kat sayısıyla hallederdi olayını kames. bu topları patlatabilmek için çok uğraşırdı kimisi, yağmur oluğunun, pencere kanatlarının sivrilerine sivrilerine atarlardı, "aha sonunda siktin işte topu" gibi tepkiler alırlardı, o zamanlar kames sikertme işlemine kamessutra denirdi. yaa...
  • 2 katla başlamıştı macera sonra abartıp gofret gibi 9 kata çıkardılardı. çocukken bi taraftan bayıldığım diğer taraftan da nefret ettiğim bir markaydı. kö (kamesten önce) bütün toplar balon gibi olduğundan serbest atışta her türlü hava akımından süper falso alırdı, ben de kendimi acayip teknik bir futbolcu gibi hissederdim. nefret ederdim çünkü en ufak bir dikende falan patlardı top (ya da havası inerdi en azından).
  • fiyatı katları arttıkça artan ancak patlama eşiği aynı oranda artmayan bir toptu. ancak iyi bir özelliği vardı bu topun , asla tam olarak patlamazdı. önce biraz havası giderdi ve böylece daha küçük + yumuşak bir topa sahip olurduk. bir daha top alana kadar bu küçük topla idare ederdik. hey gidi günler hey.
  • futbol topunun bir alt modelidir bu,para olmadıgında ya da mahalledeki elemanlardan yeterli para toplanamadıgında dandik yapıştırma yüzeyle kaplı ve hemen açılan içinden şamreli çıkan futbol toplarındansa kames tercih ederdik güzel de falso alırdı,biz de yüzlercesini uçurum tanrısına kurban ettik.
  • plastik topları vardır, kat kat olarak sınıflandırılmış. beyaz, ayaklı, üzerinde topun kaç kat ve kaç gram olduğunu gösteren bir tabela şeklinde bir şeye, fileler içinde asılı olarak dururdu. genelde marketin, bakkalın dışında dururdu ve hep de gözümüz ister istemez oraya kayardı. şimdi olsa, gene görsek, gene de görünce geçmişi hatırlatabileceği ihtimali yüksektir..
  • ürettiği top surata çarptığında çıkardığı "tınnn" sesi ile rakiplerinden ayrılıp gelen firma.

    top patladıktan sonra yırtılıp yarısı kafaya takke olarak takılabilir.
  • şimdiki çocukların para biriktirip ortaklaşa nike bilmem ne model top almaya çalışmaları gibi bişeydi 10 yıl önce kames sahibi olmak.şimdikine çocukluk mu denir be...şöle kamese sağlam bi vurup kalecinin yüzünü kızartıp ağlatmadan, 'al sen de bana aban !' diye kaleciyi telkin etmeden ,çocukluk yaşanmış sayılır mı bea.
  • kames, multi katli plastij futbol topu efsanesidir. ilkokulda, ortaokulda oynardik bu toplari, 5 kata kadar biliyodum ben , para toplanirdi, birisi cikar abi madem alicaz iyisinden olsun kames alalim derdi, gidilir secilirdi hemen bir tane, pek yamukta olmazdi bu top, eski plastik toplarin sobesinden almamak icin kasmaya gerek kalmazdi, bir kere getirdigim topa "gidip soblek(elipsoidal) top almissin sk kafali" dediklerini duymadim arkadaslarin, en buyuk sorun alinan kames topun kimde kalacagi sorunsali idi, genellikle en cok para veren bik bik eder o goturruudu , sorun yumagiydi bu olay cunku topu eve goturen hep unutum ayagiyla bir daha geri getirmezdi. sert olurdu kafa vurdugunuzda yada suratiniza geldiginda ahh gafam derken o icten titresen bosluk hissi varolusumuzun absurdulugunu camusun sisyphos soylenikadar carpardi suratiniza...
  • bu topla ilk oynayışım 1990 yılındaki nüfus sayımına tekabül eder efendim.
    o sebepten 89-90 yıllarında piyasaya çıkarılmıştır gibi bir tahminde bulunabilirim.
    gün boyunca sayım sebebiyle bomboş caddelerde kames topu tepen 7 yaşındaki genç bünye, o güne değin görmediği kadar sert olan top yüzünden (boru mu ya, 2 katlıydı o ilk modeller) ayağını bile kanatmış idi. otobüs altında kaldığında patlayıvermezdi hemen. baldıra geldi mi kemik sızlatırdı bu toplar.
    vadesi dolup da patladı mı, çok güzel şapka olurdu bir de...

    (bkz: patlak topu kafaya takmak)