şükela:  tümü | bugün
  • kampların temel aksesuarı*. hıdrellez ateşindeki gibi lastik, poşet yakılmayan, ardında doğaya dönüşümlü -çalı çırpı topladık ya- ve zararsız külartıklar bırakan, pek çok alev gibi elbette havaya kirlilik* yayan, yenmeyip yanında yatılan**, yatılmadan** önce mutlak suretle söndürülen***, yanda sokulcak sıcak başka bir beden götürülmediyse onunla ısınılan*, sayesinde ocaksız, elektriksiz, tüpsüz yemek pişirilen bir nevi piknik ateşi. pyromaniacları çılgına çevirir.
  • veda valsi söylenir bunun etrafında çılgınlar gibi..
  • türk uslubunda sopaya geçirilmiş kuzu pişirmeye dayanırken, gavur insanı sopaya geçirinebilicek en abuk şey olan marshmallow pişirmeyi tercih eder ve bizim para birimimizin* eksi bir buçuk milyon katı olan paralarıyla* ters orantıya** güzel bir örnek teşkil eder bu kamp ateşi denen şey.
  • kampcilarin daha cok psikolojik destek amaciyla yaktigi, karanligin tehditkar havasini dagitan ve kampa keyif katan, yakıt olarak sadece odun ve cali cirpi kullanilan, tutusturucu olarak ise genellikle bir cira turunun (dogal veya yapay) kullanilmasi sart olan; ustunde yemek pisirilebilinen, saatlerce konusmadan alevlerin ve közlerin renk oyunlarını seyretmesi meditasyon boyutunda dinlendirici olan, bazen yanında icki icilip, sarki söylenen, cok sansli olundugu zamanlarda sevisilebilinen, icine yas dallar atilmis ise is cikartan ve bu isin hep ustunuze gelecegi sekilde rüzgar esen, ustasi olmayanların yakmak icin cok ugrastiklari adi yanma turu.
  • kamp ateşi yakarken şu noktalara dikkat etmek faydalıdır:

    * en önemli nokta ateşi doğru kurmaktır; ince dallar aşağıda ve içte, daha kalın dallar bunların üstünde olarak (tercihen kızılderili çadırı tarzında) dizerek, tutuşturucuyu (çıra) tam merkeze yerleştirerek kurulacak bir kamp ateşi için harcanacak zaman; daha sonra yansın diye, ateşi üfleyerek geçirilecek zamandan çok daha az olacaktır.

    * kamp ateşine konan dalların mümkün olduğunca düzgün olması faydalıdır; böylece dallar bibirine daha yakın duracak ve birbirlerinin ısısından faydalanarak daha hızlı tutuşacaklardır.

    * eğer karlı bir bölgede ateş yakacak kuru malzemeyi bulduysanız; önce karın üstüne 2-3 kat odunu zemin yaratacak şekilde dizebilir, ateşinizi bu zemin üzerinde yakabilirsiniz.

    * karlı bir bölgede ateş yakarken asla üstünde kar birikmiş dalların altında ateş yakmayın; aksi takdirde ısıyla eriyen karlar yerlerinden kurtulacak ve ateşinizin üstüne düşeceklerdir. (bkz: jack london - ateş yakmak)

    * ateşe yaş (yeşil, kuru olmayan) dallar atmak kamp ateşinizin is yapmasına neden olacaktır.

    * kalkıp da ateşinize yaş dal atmışsanız; bunların kırık/kesik uçlarından ısının etkisiyle fokurdayarak çıkan özsularını "aha bak suyu çıkıyor" deyip parmaklamak hatırı sayılır yanıklara neden olacaktır.

    * eğer topladığınız odunlar ıslak ise; yanan ateşinizin etrafına dizerek kurumalarını sağlamak yararlı olacaktır.

    * bunları evde yapmayı denemeyiniz.
  • beraberinde gitar eşliğinde akdeniz akşamlarının söylenmesi farzdır.
  • bir kamp sona ererken bir sonraki kamp için sözleşilir kamp ateşinin etrafında.
  • közlü olur, kor olur.. dumanı tüter bacasız akşamlarda.. etrafında raksedilir, kollarla, başla, efkarla, aşkla!! yüzler "aydın"lanır, gözlerde bir ışık.. yanaklar al al olmuş soğuktan mı hardan mı yoksa sevdadan mı belli belirsiz. türküler söylenir! türküler.. insanın canına okuyan, kanına işleyen dizeler.. mahsunî olur mezesi dildeki kekremsi meyin.

    mevlam gül diyerek iki göz vermiş
    bilmem ağlasam mı ağlamasam mı
    dura dura bir sel oldum erenler
    bilmem çağlasam mı çağlamasam mı...

    sevinç hüzne dönüşür. körüklemelidir ateşi birileri. o sönmeye yüz tuttukça alı çekilir yanakların. vurgun yemiş gibi olur beden. kalkamaz yerinden; biraz evvel çılgınlar gibi durmadan rakseden.. türküler daha bir dertlenir.. türküler... sevdiğim...

    mahsuni şerifim dindir acımı
    bazı acılardan al ilacını
    pir sultanlar gibi darağacını
    bilmem bolasam mı
    bilmem boylasam mı, boylamasam mı...
  • doğa televizyonu
  • kampta yakılan ateş türü. ben biraz mesafeliyim ama.

    doğa güzel bir şey tabi. çiçek, orman, kuş falan güzel. güzel gözlü ceylanların takıldığı pınar güzel. o ceylanlarını ebesini skmek için bekleyen timsah güzel. eyvellah. ama güzel de bana mı güzel? bana güzel değil.

    akşam kamp ateşi yaktıktan sonra kalkıp, klimalı, en kötü kablolu yayın olan bir odaya gitmem lazım. ha sen kal istiyosan. o da senin zevkin. duşum, tuvaletim olmalı. temiz, güzel yatak olmalı. yoksa sokayım öyle doğaya afedersin. en güzel doğanın yanında çok güzel tesis olacak arkadaş. betondan olacak. yok tahta bungalowmuş, yok bambudan kulubeymiş. kara götlü cuma mıyım lan ben?

    kapısı, camı olacak arkadaş. betonarme olacak. kapısını kitliycem yatcam. sen yat ormanda. hiç mi film izlemiyon?
    elinde hızarla gezen jason var. adamın götünü kesiyo ormanda. otele gelsin bakalım. güvenlik nası skiyo iki dakkada belasını. aikido biliyo o güvenlik. karşısındakinin gücünü karşısındakini dövmeye kullanıyo. ne kadar güçlüysen o kadar büyük dayak yiyosun monaco.

    bi de sen sanıyosun ki amerikalı gibi tat alıcan kamp ateşinden. marşmellov pişirip yiycen zopayla. cezvede kahve yapıcan korun üstünde. sonra uyuycan, tepende odun kesen testere belircek. zzzzzzzzz diye uyuycan. oldu amına koyiim. sanki bana red kit pezevenk. jesse james sanki. olmaz oğluum olmaz. yapaman. neden yapaman? çünkü bizim ülkemizde izzet yıldızhan var. adamın ülkesinde yok izzet yıldızhan. o havayı bulamazsın sen. onun ülkesinde usher var. jay z var. ll cool jay var. cuba gudik cünyır var. bizde yok. o saydığım adamlardan hankisi kamp ateşinin başına gelse iki yooow yooooow yaparlar hemen ortama uyum sağlarlar. izzet yıldızhan çıktı geldi çalıların arasından. düşün, elindeki kılları da uzamış geri. sana marşmellow mu yapcak o elle? yiyebilcen mi? ''pattes közleyek mi la'' olacak ikinci lafı.

    akdeniz akşamlarını söyletebilecek misin sen izzet yıldızhan'a. o başlarsa ya ''le le le sakine'' diye. o zaman naapcan? imrenmiycen mi öbürlerine? onlar hep beraber boat on the river'ı söyler, gosbastırs söyler. efendime söyliim bad medicine söyler. sen de bakarsın enik gibi.

    özet geç piç: siktiredin lan kampı falan, mis gibi otel var amk. izzet yıldızhan ayrıca.