şükela:  tümü | bugün
  • doğru yazılışı kamus-ı türkî şeklinde olan sözlük.
    kendisinin tamamı osmanlıcadır ve redhouse lexicon'da bulunamayan kelimeler için bakılması gereken bir numaralı sözlüktür.

    yanılmıyorsam alfa yayınevi yeni bir baskısını yaptı. ya da beta yayınevi, ya da herneyse.
  • tam tersini soylemek daha dogru olur. kamus'ta bulunamayan kelimeler icin redhouse bakmak daha dogru olur.
    sozlugun orijinalligi osmanlica belgelerde okunusunu bilmediginiz kelimeleri okuma rahatligi sunmasindan kaynaklanir.
    soyleki redhouse'da ve diger sozluklerde (ferit devellioglu, mustafa nihat ozon, mehmet kanar) kelimeler latin harfleri ile yazilmistir ve sozluk kullanicisi kelimeyi dogru okuyamamissa sayet anlamini bunlardan bulmasi guclesir. boylesi durumlarda tek tek harfleri tespit eden okuyucu bir benzerini kamus'tan arar ve kelimenin dogru telaffuzunu oradan ogrenebilir.

    bunun disinda yetersiz bir sozluktur bile denebilir. yeterlisi hangisi mi? bence (bkz: redhouse lexicon)
  • osmanlica ogrenmeye baslarken, olculu bir saygi ile yaklasilan, biraz korkulan, ama zaman icinde kankalik derecesinde sevilen abi sozluk.

    ne kadar harap olmus, yipranmis ise, sahibinin itibari da o derece artar.

    hatiri sayilir bir fiyati oldugundan ve kapagi sadece iki renkte uretildiginden (umumiyetle yesil, nadiren bordo) alinir alinmaz, ustune nal buyuklugunde ad soyad yazilir. fakat sukse yapmak icin, biraz sabredip, kendi adinin osmanlica yazilisini ogrenmek ve arka kapagin icine yazmak gerekir.

    yesil kapaklisi cok disaridan bakan icin kuran etkisi yarattigindan, mesela eve temizlige gelen teyzeler tarafindan, her hafta, kitapligin alt rafindan, bel hizasinin ustunde bir yere tasinirlar. ayni teyzeler, kamus u farkettigi andan itibaren, yerde serili kisa kilimlerin de seccade oldugunu idrak eder ve kilimi kible yonune cevirerek ic mekani huzur konseptinde duzenlerler. ayni dusunceden hareketle, boncuklu kolyeleri tesbih islevselliginde degerlendirenlere de raslanmistir.
  • osmanlıcayı sökene kadar ferit devellioğlu'nun osmanlıca-türkçe ansiklopedik lûgat'i imdada yetişirken, kamus sessizce sıranın kendisine gelmesini bekler. ilk başlarda kamus kullanımında alfabe farklılığından kaynaklanan problemle karşılaşılsa da, zamanla pratiklik kazanılır. bir süre sonra aranılan kelime rastgele açılan sayfada bile çıkabilir ki tadından yenmez.*
  • tercuman tarafindan verilen baskisi prof. dr mertol tulum baskanligindaki bir heyet tarafindan genisletilmistir, ciltlenmis, kitapligin en kidemli yerinde durur.
  • ikinci abdülhamid'in istibdat yönetimi zamanında hazırlandığı için içinde "istibdad", "müstebid" gibi kelimeler bulunmayan sözlüktür. siyasal tutumların bilim ve edebiyata olan etkisinin en mühim örneklerindendir.
  • hocamın hocasının, hocama vasiyetiymiş: okurken doğruluğundan emin olmadığı her kelimeye kamus-ı türkî'den bakmasını istemiş. hocamın da hiçbir ücret talep etmeden verdiği ders karşılığında bizden tek isteği, üşenmeden daima kamus-ı türkî'den yararlanmamız.

    hocamla çalıştığımız bir gün sonrasında boş bulunup ¨hocam cuma mı geleyim?¨dedim ve o da ¨tabii¨dedi. mekandan çıktığımda idrak ettim ki, ertesi gün cuma ve cuma'ya yetiştirmem gereken birçok başka dersim var. hocamı arayıp ¨zaman mefhumumu yitirdim¨demeye utandım; ertesi güne okumamı yapıp gitmek zorundayım. cuma gününe tahminimden de çok iş çıktı ve kafamda hepsini çok büyüttüğümden olsa gerek, okumamın yarısını yaptım. ertesi sabah yolda okumamı tamamladım; ama yanımda kamus yok. içimde büyük bir huzursuzluk... sanki hocamın sözünün kıymetini bilememişim, emanetine itibar etmemişim... gideceğim yere varmam gereken zamandan biraz daha önce gidince, ilk gördüğüm kitapçıya girip hızlıca kamus-ı türkî'yi buldum. notlarımda önceden altını çizdiğim kelimelere tek tek bakıp açıklamalarını not ettim. sonrasında adeta kaçtım kitapçıdan. üstümden büyük bir yük kalktı. hocamın lafının itibarını gözettim diye rahatladım.

    bu kadar lafı dolandırdım; varacağım nokta şu: kamus-ı türkî, birçok insanın hayatında eski ehemmiyetini arz etmiyor. fakat, dil hassasiyetini, eski dile hakim olmanın önemini gözeten sayılı insan tarafından nesilden nesile ehemmiyetle vasiyet ve telkin ediliyor.
    yakın zamandaysa, benim gibi ¨zor şartlar¨da kendisinden faydalanmak isteyenler için www.kamusiturki.com hizmete sunulmuş. şu an için tabii ki aslının kelime haznesine erişememiş durumda, fakat geliştirilmeye/genişletilmeye çalışılıyor.

    bu site, kamus-ı türkî'yi karıştırma, bir kelimeyi araştırırken gözün başka bir kelimeye ilişmesi ve oradan başka bir yerlere sürüklenme zevkinden insanı mahrum bırakabilir; kitaplarla/sözlüklerle ünsiyetin keyfi de bir başkadır şüphesiz ama çok acil ve zarurî durumlarda, benim gibi emanet derdine düşmüşler için işlevsel olabilir.
  • ülkemizdeki yalnış sınav sistemi yüzünden kamus-ı türki dendiğinde ne yazık ki tek söyleyebileceğim şemsettin sami'dir. ne kadar merak edip öğrenmek istesek de sürekli yeni şeylerle dolan beyin bir süre sonra unutuyor. ama sınavı kazanamama korkusuyla öğrenilen bilgiler asla unutulmuyor.üçgenin iç açıları, pi sayısı, dağların denize uzanışı, divanı lugat-ı türk beyitleri vs.vs.vs...

    (bkz: hayatın gerçekleri)