şükela:  tümü | bugün
  • iki aile arasinda yillarca sure gelen ve karsilikli olarak ailelerden insanlar oldurulmesine sebep olan anlasmazlik.
  • töre diye adlandırılan cinayet türü... yıllarca sürer gider... ama genellikle davanın çıkmasına sebep vermiş olan olay hatırlanmaz...
  • iyi de nereye kadar dedirten sey .
  • hastasina kan almak icin kizilaya giden vatandasa b rh - yerine a rh + verip hastanin olmesine sebebiyet veren kizilaya dava acilmasi durumu.
  • nur icinde yatsin
    -bu cani sana ben mi verdim ki, ben alam.
    (bkz: davaro)
  • hz muhammed'in "hiç bir caninin işlediği suçun cezasını evladı çekemez. hiç bir evladın suçundan da babası mesuledilmez" diyerek veda hutbesinde üzerine egildiği olay
  • topluma asosyal ve paranoyak bireyler katan çirkin kısır döngü.
  • geçmişte, aralarında cinayetten, kan akmış olmaktan veya başka bir sebepten kökleşmiş bir düşmanlık bulunan iki ailenin karşılıklı kan gütmesi. gelişmemiş toplumlarda görülür, nedense türkiye'de hiçbir türkün yapmadığı halde türklere mal edilir.
  • reşat nuri güntekin'in en güzel kitaplarından birisidir. yazarımız uzun seneler süren milli eğitim müfettişliği görevinde karşılaştığı olayların bir kısmını sanki bu kitaba süzmüştür. kitapta kahramanımız ömer, savaş bitince askerden yeni dönmüş ve bir uzak ilçeye bağlı dağ köyünde öğretmenlik yapmaya başlamıştır. ve olaylar gelişir.

    kitabı okumaya başladıktan sonra elinizden bırakmanız ve anlatımın gücünden, doğa tasvilerinin etkisinden kurtulmanız çok zor. kitapta bir taraftan kahramanımızın yaşadığı zorlukları, tüm olanaksızlıklara rağmen başarılarını okurken bir yandan da türk köylüsünün gerçek yüzünü görürsünüz.

    kanımca en iyi on türk romanından bir tanesidir.
  • "üzerimdeki toprak kuruyacak,
    o zaman sen bile beni unutacaksın, öz anam.
    mezarımı otlar kaplayacak,
    o zaman senin de kederin onların arasında gömülecek, ihtiyar babam.
    bacımın gözlerindeki yaşlar kuruyacak,
    yüreğindeki acılar uçup gidecek.
    ama, sen ey ağam...
    beni unutamayacaksın!
    ölümümün öcünü almadıkça gönlün rahat etmeyecek.
    sen de ikinci kardeşim,
    şu mezarda yanıma uzanıncaya kadar, beni aklından silemezsin!
    ne sıcaksın, ey kurşun!
    şimdi ölüm saçıyorsun,
    oysa daha dün benim kölem değil miydin?
    ey kara toprak,şimdi üstümü örtüyorsun...
    oysa senin otlarını ayaklarımla daha dün çiğnemedim mi?
    ne kadar soğuksun, ey ölüm!
    oysa daha dün efendin ben değil miydim?
    vücudumu toprak alsa da,
    ruhumu ancak gökler alacaktır."
    bir çeçen halk türküsü- hacı murat'tan