şükela:  tümü | bugün
  • her gün tavuk döner yiyen adama antrikot yapıyorsun da yalnız ben medium rare severim bu fazla pişmiş diyor gibi bir durum.
  • ailem kibar ve dürüst insanlardı. bizi de öyle eğitmeye çalıştılar. nazik olmaya, başkasının hakkını yememeye, sıraya girmeye, başkasına yol/yer vermeye, hayvanlara, doğaya, toprağa saygı duymaya, bizim de bunları yapmamıza özen gösterdiler.
    bu arada annemin de babamın da köyden yetişmiş memur olduğunu belirteyim. kafanızda hümanist olduğuna göre zengindir algısı olabilir, öyle bir şey yok.

    ama büyüdük ve leş gibi bir ortamda bulduk kendimizi. azınlık olduğumuzu ve mutlu olamayacağımızı farkettik.

    o yüzden kanada'ya taşınmayı başarabilirsem sanki evime dönmüş gibi hissederim gibime geliyor.

    ırkçılık var diyorlar. siz kanada'da "türk olduğum için akşam 8'den sonra sokağa yalnız çıkamıyorum" diyor musunuz? ben türkiye'de sadece kadın olduğum için çıkamıyorum mesela.

    evet davulun sesi uzaktan güzel gelir. bi yakınına gidebilirsek inşallah beğenmezsek döneriz.
  • türkiye'de hiç ırkçılık yok. kimseye yahudi dölü, pis ermeni veya pislik kürt demiyorsunuz. burası hoşgörü ve medeniyet ülkesi burda hristiyanlar rahatlıkla kiliseye, aleviler ibadethane kabul edilen cemevlerine gidebiliyorlar. hen de kapılarının işaretlenmesi tehlikesi bile olmadan.

    tanım; kültür şoku yaşayan suserin sübjektif düşüncesi.
  • subjektif konularda ahkam kesilen başlıklarda bugün.
    "sıkıcı bir şehirdir çok fazla clublar olmasına rağmen bir süre sonra sıkar." cümlesine takıldım.
    kardeşim sen bu kafayla değil kanada, mars'a gitsen senden bi sikim olmaz.
  • çok yakın bir arkadaşımın abisi 2002 yılında kanada'ya yerleşti ve bir daha tatile ailesini görmeye gelmedi (ailesi onun yanına gidip geliyordu) demek ki sanıldığı kadar güzel değilmiş baya baya yaşanacak bir ülke olduğunu anlıyorum ben
  • istediğiniz kadar eleştirin. kendim gidip yaşamadan kimse beni ikna edemez kanada’nın güzel olmadığuna.
  • bir öğrencim var zambiya kökenli. yüksek lisansını çin'de yüksek onur bursu diye bir burs ile işletme üzerine yapmış.

    şimdi istanbul üniversitesinde doktora yapmak için gelmiş. ingilizce, çince tercümanlık yapacak kadar, almanca ve fransızca da yaşamını idame ettirebilecek kadar biliyor. şu an türkçe öğreniyor adamı bir görseniz azim, çalışkanlık, sebat... adamın görüntüsünden bile kalite akıyor. giyim şahane zaten para gani.

    bir aydır tanışıyoruz ve..

    3 defa polisin elinden aldım. "saatçi" diye almışlar adamı. ortada saat yok.

    bir defa ünlü bir mağazadan aldım. "hırsızlık yapacakmış" elinde bir şey var mıydı? "hayır ama öyle hissettik."

    bir defa restorandan aldım. sipariş vermiş getirmemişler. kızmış kavga çıkarmış.

    hepsinde adamlara şunu dedim. yaptığınız ırkçılıktır ve suçtur. isterseniz savcılığa gidelim. ben üniversitede hocayım, bu adam da doktorant. sizce kime inanırlar?

    öğrencinin sözü ; "buradaki ırkçılığı avrupa'da ve çin'de görmedim"

    türkiye'de ırkçılık diyenler bok yesin.

    kanda 'mı? defalarca başvurdum beni almadılar. gidebiliyorsanız durduğunuz her gün zarardır.
  • "amerika ve kanada da herkesin sadece bir tane çok samimi olduğu arkadaşı vardır"

    hayır jack seninle çok samimi arkadaş olamam, çünkü ben josh'la çok samimi arkadaşım anlasana. boş slotum kalmadı jack kabullen artık...
  • (bkz: başaramadım) dememek için millete b*k atan bir yazar.
    iyi ya (bkz: ileri demokrasi) içinde yaşa bu ülkede.