şükela:  tümü | bugün soru sor
  • fazla söze ne hacet dedirten yazıdır. kim olduğunuzu bilmiyorum ama umarım aradığınız, istediğiniz hayatı bulursunuz. azınlık da olsa ne hissettiğinizi anlayan insanlar var bu ülkede. yolunuz açık olsun güzel insanlar. yazı aşağıdaki gibidir;

    biz eski türkiye’nin insanları, yeni türkiye’yi terk ediyoruz.

    biz gidiyoruz. artık tanınmaz halde olan, doğduğumuz bu topraklardan, doyacağımız topraklara göç ediyoruz. gezi zamanı içimizde alevlenen minicik umut kıvılcımı maalesef artık tamamen söndü.

    asıl sorunun bizi yöneten ayak takımı değil, böyle olması gerektiğine inanan, bundan son derece memnun olan, senden benden sırf onun gibi olmadığımız için nefret eden halk olduğunu anladık artık.

    böyle nefret dolu bir çevrede barınamıyoruz.

    azınlığız. mutsuzuz.

    her gün ayrı bir katliamın yaşandığı, insan hayatının 5 para etmediği, üstüne bir de ülkenin yarısının inancınıza, doğduğunuz yere, ideolojinize, düşüncenize göre “oh olsun, iyi ki geberdi” dediği bir yerde daha fazla yaşayamıyoruz.

    belki tesadüfen o gün denk gelmeyip, patlayan bir bomba ile ölmüyoruz ama bu da pek yaşamaya benzemiyor doğrusu.

    biz artık insan yerine konmak istiyoruz.

    iyilik yaptığımızda “enayi”, saygısızlık yapmadığımızda “ödlek”, eğitimliysek “entel”, görgülüysek “elit”, dürüst isek “saftirik”, oruç tutmuyorsak “kâfir” diye yaftalamadığımız bir hayatımız olsun istiyoruz.

    öyle ya, başka hangi dilde “entel” diye hakaret var? ne acıklı değil mi? daha basit bir hayat istiyoruz. daha güzel bir hayat istiyoruz. ayıp mı?

    her şeyden önemlisi, koca bir hayatın henüz en başında olan uzay’ın sorumluluğu var artık üzerimizde. sadece kendimiz için değil, onun için gidiyoruz en çok.

    bu ülkede her şey çok zor. çalışmak, kazanmak, okumak, eğlenmek, dinlenmek, seyahat etmek, çocuk büyütmek…

    maalesef istediğiniz kadar çok para kazanın, bazı şeyleri satın alamıyorsunuz.

    kendi fanusunuzda belki huzur bulabilirsiniz ama burnunuzu kapıdan dışarı çıkardığınız an bu kötü insanlarla muhatapsınız. sokakta, trafikte, okulda, iş yerinde…

    belki çocuğunuzu yılda 40.000 tl vererek en iyi okula gönderiyorsunuz ama canını eğitimsiz, saygısız, hatta kuvvetle muhtemel daha önce içeri girip çıkmış eski bir dolmuş şoförünün kullandığı servise emanet ediyorsunuz… siz gece gündüz çalışıp didinip tüm servetinizi yıllarca bu okullara, kurslara yatırıyorsunuz ki çocuğunuz mezun olduğunda 1500 tl maaşla, dayısının torpiliyle yönetici olmuş bir hanzonun altında çalışabilsin…

    bu ülkede artık gerçekten, taraf olmayan bertaraf oldu.

    göz göre göre hem de.

    ramazan’da sigara içene verdikleri tepkinin yarısını 45 çocuğa tecavüz edildiğinde vermeyen insanlarla nasıl yaşanır?

    yaşayamıyoruz.

    niye terk edip bu ülkeyi onlara bırakıyoruz? niye hep biz gidiyoruz?
    çünkü gitmezsek hep biz ölüyoruz.

    eğer başımıza bir iş gelmeden, hayatta kalmayı başarırsak, bu ay sonunda, binip uçağımıza yeni hayatımıza başlıyoruz.

    çokça buruk, bir o kadar heyecanlı, oldukça da öfkeliyim aslında. tam bir duygudurum bozukluğu. bakalım nasıl olacak…

    biz eski türkiye’nin insanları, yeni türkiye’yi terk ediyoruz.

    kaynak

    edit: imla
    debe editi:
    1- yazı daha önce (bkz: türkiye'den siktir olup gitmek) başlığında #61738296 entry olarak sözlüğe eklenmiş. yazarın emeğinin hakkı verilsin ve kusura bakmasın.
    2-bu yazıyı burada paylaştıktan hemen sonra yazıyı okuduğum sevdiceğimin verdiği siktirolup gitsinler tepkisi fazlasıyla manidardı. siktirolup gitsinlerci arkadaşlara rağmen bu ülkeyi çok seviyoruz sevdiceğim, seni çok sevdiğim gibi.
  • umarım gittiğiniz yerde mutlu olursunuz..
  • özünde zaten buralara ait olmayan birilerinin mektubu.
    güle güle cnm.

    (bkz: kendini baş takımı sanan ayak takımı)
  • boşa (bkz: çaba) dır bu güzel insanların neden gittiklerini anlatma çabası.

    birazdan damlar siktir olun gidinciler .

    onlar mutlu bombaların patladığı , , güvenliğinin olmadığı , hukukun guguk olduğu , çocuk tecavüzleri nin ve kadın cinayetleri nin artık sıradan olduğu bu ülkede yaşamaktan.

    yeter ki tezgahlarına taş koyan olmasın .

    edit: imla
  • umarım mutlu olursunuz..
  • olur da bir hata yapıp toronto'ya göç ettilerse birkaç aya kalmaz yeni bir pişmanlık mektubu yazacak olan çifttir.

    burada suriyelilerle yaşamaktan bıkan çiftin orada türkiye'den kaçan kürtler ve yüzbünlerce hintli-pakistanlı ile yaşaması son derece ironik olucaktır.
  • kanada'nin laboratuar koselerinde calistiracak baharat kokulu gocmen doktora ogrencisi yetersizligi nedeniyle buna hazir kisilere tanidigi oldukca comert haklardan faydalanarak cat pat ingilizcesi ve ozel universite diplomasiyla bir programa hasbelkader kaydolan bir stem mezunu ve yanina esantiyon olarak aldigi, dil, mesleki yetkinlik ve is etigi eksikligi nedeniyle en az uc yil bulasikciliktan ote bir ise giremeyecek esinden olusan, yaklasik bes yil boyunca sade doktora maasina talim edip ramen ile beslenecek bir ciftin duygu dolu yazisidir.
    yazi metropolitan oldugunu zanneden, alti ay ozel dil kursuna gidip hipster sakalli egitmenlere para verince bir global north ülkesinde yasayip calismak, oranin insanlariyla goz hizasinda iletisim kurabilmek icin gerekli tüm yetkinlige sahip olacagini dusunen, koyunun olmadigi yerde kendilerine abdurrahman celebi denmesine alismis haddini bilmez anadolu kecilerinin hislerine tercuman olmustur.
  • yorumların özü param olsa ben de gideceğim ama gidemiyorum o yüzden çemkiriyorum.