şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ayrıca (bkz: kamban)
  • japonca 'can do!' ve de 'visible card`anlamlarina gelebilmektedir.
    guzel bir push technology ornegidir.
  • push değil pull örneğidir.
    push için (bkz: mrp)
  • sistemde her an kanban karti sayisindan fazla envanter olmamasini saglayan kartlar.
  • batılı ülkeler sanayide, müşteri siparişi bazlı üretim planlama ve hammadde temini için, gelişmiş teknolojileri kullanırken savaş sonrası teknoloji fakiri japonya'nın aynı amaçla kullandığı kartlara ve bu sisteme verilen isim.
    nihai amacı üretim içi ve depo stok seviyelerini sıfır düzeyinde tutmak ve ihtiyaç duyulan hammadde/malzemenin tam zamanında istenildiği yerde olmasını sağlamaktır.
    otomobil örneğinde, otomobil bayisinden başlayan kart akışı ana sanayiye, orada ihtiyaç duyulan hammaddelerin kartları yan sanayiye, oradan da yan sanayilerin tedarikçilerine akmakta ve sonrasında üretilen hammadde/malzemeler/mamuller kartlarla beraber kartın çıkış noktasına ulaşmaktadır.
  • bir uretim biriminin *ihtiyac duydugu ara maddeyi bir onceki birimin bitmis urun kutusundan almasi mantigiyla hareket eden uretim planlama metodudur. bu sayede sistemdeki wip miktari optimumda tutulur. bir kutunun kac tane kanban icerecegi ve sitemde toplam kac kutu bulundurulacagi gibi teknik detaylar uretimin cesitli paramatrelerine (cycle time, demand rate, safety factor gibi) gore hesaplanir.
  • ilk olarak toyota fabrikalarinda kullanilan bir uretim metodudur. hakkinda kanban made simple gibi kitaplar yazilan onemli bir kavramdir.
  • japonca'da billboard anlamina gelen bu sozcuge ingilizcede farkli bir anlam yuklenmis, neredeyse just in time ile es anlamli hale gelmistir. toyota'nin yaygin hale getirdigi, bir ureticinin inventorysini ve dolayisiyla working capitalini minimuma indirmesini saglayan uygulama. just in time production olarak da bilinir. kanban'in en onemli yarari bir pull sistemi olmasi, yani ureticide herhangi bir ara mal veya ham madde stoklanmasina gerek olmamasidir.

    efendim, isin ozu sudur. bu kanban kartlari sayesinde, musteriden alinan siparis supply chainde parcalara ayrilir, ve urunu olusturacak olan her bir parca icin ayri bir kanban karti hazirlanir. bu parcalar sirket ici ve disi ureticilere duzenli araliklarla siparis verilir. siparis verilirken yine kanban kartlari kullanilir.

    yan sanayi firmasi verilen siparisi uretici firmaya kanban karti ile beraber iletir. bu kanban kartlari gorsel olarak kolay anlasilabilecek, renk kodlu, kocaman kocaman numarali, ve bir ucak bileti buyuklugunde kartlardir. uretimin herhangi bir asamasinda uretilen ara urun eger ki bir yerden bir yere tasinacaksa bir kanban kartina sahip olur. ve bu sekilde en son uretilecek urun uretilir, kanban'i ile birlikte saticiya teslim edilir.

    ornegin bir hocamin anlattigina gore, japonyada araba alirken oyle bizdeki veya amerikadaki gibi galeriye gidip arabayi surup, icine oturup, surtunup koklayarak araba alma luksunuz yoktur. toyota galerisine gidersiniz, orada her modelden 1 tane araba vardir icine oturmak isterseniz. (o da sansliysaniz) araba alacaginizi soyler evinize yollanirsiniz. kisa bir sure sonra evinize elinde katalogla birisi gelir, sizi urun hakkinda bilgilendirir, ve anlasirsaniz siparisinizi alir. sizin arabaniz da ancak bu andan sonra uretilir. 15 gun icerisinde sifirdan yapilmis arabaniz anahtar teslim kapinizin onune birakilir. iste size kanban..
  • "kon-bon" diye okunuyormuş. japonlar yapmis abi.
  • basit olarak satılan malın yerine konması esasına dayanan bir çekme sistemidir. bu sistemin doğru işlemesi için asgari koşul, düzenli bir satış trendi olmasıdır. yıllık alımların her üç ay sonuna yığıldığı, aylık alımların ise ayın son üç günü yoğunlaştığı bir iş kolunda kanban uygulaması 4 yıldır hala yerine oturtulamamıştır. tecrübe ile sabittir.