şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de hukuk ve adalet sistemini çökertebilen, avukatları işsiz bırakacak yegane sözcük.
  • günümüzde tutuklanan şahsiyetlerin de, dışarı da kalanların da kullandığı ortak/yegane sözcük. büyülü bir tesiri de var üstelik. içeri de olanları çok etkilemezken, dışarı da olanları aklama gücüne sahip.

    (bkz: türkiye de hukuk ve adalet sistemi)
  • son moda söylem.' evlenecez' diye kandırılıp yatağa atılan kızlara da artık hoşgörü istiyorum. kandırılmalarını ölüm cezasıyla ödemesinler.
  • türkiye'de aklanmak için söylenen bir söz.
  • kendimi ve cevremi anlamaya biraz muktedir olduğumda ailemin bana yaklaşımı sürekli okula dikkat et oglumdan ibaretti. kimse benim meseleleri kavrama kabiliyetim ile ilgili bir yardımda bulunmuyordu ama okumam gerektiği hususunda net tavırlar sergiliyorlardi. okuyacaksin ulan... (nasil okuyacam olum ben ve ne icin, niye, yardim edin biraz anlayamiyorum) neyse ben zar zor okudum, sagli sollu kaynak yaptım sanırım yasama, nasil basit okul okunur bloglarında sabahladim. zor sınavlardan bazen kopyayla, bazen ders calisarak sabahlayip gebere gebere diplomalari topladım. ılk okul, orta okul, lise , üniversite, yüksek lisans.. sonra bir iş bulup çalışayım dedim. ılk iş başı yaptığım işletmenin sahibi ortalama kazanıyor ancak üniversite mezunuydu. bir kac sene calistiktan sonra oradan biraz palazlanip ayrıldım. ıkinci işbaşı yaptığım işletmenin sahipleri bir kaç kardesten oluşuyordu ve hepsi üniversite mezunuydu. cok kazanıyorlardi. babaları kurmuştu işletmeyi ilk okul mezunu bir terzi önce bir araba alım satım işine girismis sonra bir kaç otelleri olmuştu. bu imtiyazlar ile çocukları iyi okullara göndermiş mezun etmiş. adam ölünce çocukları devralmis işletmeyi. neyse oradan da , bir kaç sene bilgi biriktirdikten sonra ayrıldım. halen çalışmakta olduğum üçüncü işletmeyle bir internet ilaniyla tanıştım. bir kac hafta sonra işbaşı yaptım. ılk okul mezunu olan babaları ticarete atılmış ve milyon dolarlık bir sirket miras bırakmış çocuklarına. ıki kardeş isletiyorlar şirketi lakin ikiside ilk okul mezunu, ikiside çok küçük yaşlarda babalarına yardım ederek buyumusler. velhasil kelam ben okumanin faydalarini cok gordum cok ekmegini yedim sanirim. ama cok okuyunca ozgun bir basariya sahip olanlarin hikayelerini tek tuk okudum. çalışma hayatına atildigimda bir söz duymuştum ilk işbaşı yaptığım işletmenin sahibinden "ne kadar okursan oku, patronun hep ilk okul mezunu olacak." yegenimle konuşuyorum geçen akşam ve okuyacaksin diye mirildaniyorum çocukluğumdan kalma bir hitabetle. bir an durdum... ona ahkam kestiğimi farkettim. beni anlamadigini ama anlamaya çalıştığını hiç kavrayamamisim sanırım. ne desem evet dayicim demeye, zorunlu meyilli. sonra durdurdum kendimi, sen bana bakma geyik yapıyorum, ne hayal ediyorsun yardım edebilirim demeye karar verdim: ama demedim. oku lan dedim. ne olacak bizim bu sonumuz bilmiyorum ama okusunlar işte. korumaya calisiyoruz onları.
  • kandırılmak sadece çocuklarda masumcadır ve sadece onlarda affedilebilir.
  • (bkz: serdar çelik)
  • yarın bolca duyacağımız bir kelime.

    at fava bekle.
  • --- spoiler ---

    ne güzel bir buçuk yıl daha koltukta oturacaktım. erken olsun dediler. yine kandırıldım.

    --- spoiler ---