şükela:  tümü | bugün
  • bir nevi tutunabilme gayreti.

    ?''hepimiz kandırılmaya hazırdık, yeter ki inanabileceğimiz kadar açık bir kapı olsun. o kapıdan girmeye teşneydik. üstelik hepimizin buna ihtiyacı vardı. hepimizin biraz rezalete, ama öldürmeyecek bir rezalete, beynimizi gerçeklik denizinden kurtarmak için dedikoduya ve iyi düşünülmüş yalanlara ihtiyacı vardı. düzenbazlığa tamamen kapısını penceresini kapatan insanın yaşama şansı yoktur, olsa bile bu ağırlığın altından kalkacak akıl sağlığı yoktur.''

    ertürk akşun & ateş , güneş ve ada
  • aşırı dozda umutsuzluktan doğan ihtiyaç.

    (bkz: bana biraz yalan söyle bu gece ihtiyacım var)
  • talep ettiğimdir.
    zira, canımı sıkacak ilişki kotamı aşalı oluyor birkaç aşk birimi. tahammül sınırım çok ama çok dar. birkaç adımda kırmızı alarm çalmaya başlıyor. dur! ilerleme: acı sınırına varmak üzeresin. pavlov'un köpeği kadar koşullandım, acılanmamaya. kendimi geri çekmem an meselesi. böyleyken istemiyorum daha fazla kırmızıya bulanmak. adı kan da olsa aynı, şarabi aşk olsa da aynı. ne istiyorum peki? huzurlu bir aşkımsı. aşk dahi değil. seninle aramızdaki zaten aşk değil. olsun diye ne çok boyuyorum gözümü. gözümün yetmediği yerde sana ,sevgilim, boyalar sürüyorum. kendi kabuliyet sınırlarıma dahil edebileceğim renk ahenk, tam sevdiğim tonlarda boyalar. sonra kalkıp suretine yakışmayan bir cümle kuruyor/ davranışta bulunuyorsun ve dökülüyor boya. alttan sen görünüyor. kötü mü? değil ki. o yüzden gitmeyişim. ama "bana" değil, "uygun" değil. oysa sana kanmak istiyorum ben. kendimi tek başıma kandıramam. yardım et bana.
    not:2012de yazılıp kenarda unutulanlardan.
  • din denen şeyin tek başına gani gani karşıladığı ihtiyaç. ne güzel.

    .