şükela:  tümü | bugün
  • evde yatacak bir yatağınız* yoksa kaderinizdir.
  • en tatli uykulara gebedir
  • genelde yatakta uyumaktan çok daha fazla keyif verdiği de görülmüştür. o kadar çok avantajı vardır ki ayrıca. sabah erken uyanmanız gerekiyorsa, yatağınızda olmadığınız için yerinizden kalkmanız daha kolaydır. genelde kanepenin olduğu odaya sabahları güneş geldiği için kalktığınızda üşümezsiniz. ayrıca bazı durumlarda yataktakinden daha rahat uyuduğunuz için uykunuzu daha iyi almış olursunuz.
    yani nedir efendim? kanepelerde uyuyalım, ihmal etmeyelim onları.
  • bazen anlamlı bazen anlamsız nedenlerden ötürü yapılabilen hareket. nedenler şöyle sıralanabilir:

    - sizi ikiz yatağınızda yalnız yatmak zorunda bırakan sevgilinizi protesto etmek
    - sizi ikiz yatağınızda yalnız yatmak zorunda bırakan sevgilinize duygu sömürüsü yapmak
    - tv izlediğiniz kanepede yatay pozisyona geçtikten sonra yorgunluktan sızıp kalmak
    - tv izlediğiniz kanepede yatay pozisyona geçtikten sonra sarhoşluktan sızıp kalmak
    - evde size ait bir yatağınızın olmaması (bkz: yazılmış bu)
    - yatağınızdan daha sert olduğu için kimi zamanlar daha rahat hissedebilme ihtimaliniz
    - tv izleyerek uyuma alışkanlığı ve 37 ekran yatak odası televizyonundan yoksun olmanız
    - 37 ekran yatak odası televizyonundan yoksun olduğunuz dönemlerden kalma tv izleyerek uyuma alışkanlığı
    - yeni başlayanlar için yalnız yaşama kursunu sallamamış olma durumu

    (bkz: daha gider bu)
  • cumartesi gecesi okan bayülgen seyredilmiştir saat 3'ten sonrası (okan bayülgen'in masanın üstünde zıplaması veya programın bitiş müziği) hayal meyal hatırlanmaktadır. pazar sabahı kanepede uyanırsınız. "aa ben yatağa niye gitmemişim, tv yi kim kapattı, amma da güzel uyumuşum hee" düşünceleri arasında uyanmakla uyanmamak arasında bocalarken tv kumandası bir kol mesafesinde görülür. uyanır uyanmaz film seyretmek eylemine girilir. yapacak hiç bir iş olmaması ve dışarda havanın yağmurlu olması yüzünüzü güldürür. saat daha 9 dur, istersen daha uyuyabilirsindir. allahım bu ne güzel bir hayattır.
  • kanepede yatmak kelimesinin es anlamlisi "boyun tutulmasi"dir.. millet yasam tecrübelerinden "kadinlar" üzerine ne bileyim efendim "uyuşturucular" üzerine bilgiler edinirken, ve bunlari belli bir yaşta kitaplaştirirken, kodugum benligim ancak "kanepede yatarsan boynun tutulur"u tecrübe edebilmiştir bu yaşıma kadar ki şöyle bir geriye baktigimda mutsuz oluyorum bu yüzden..

    her neyse yine de ben deneyimlerimi paylasayim..

    belli bir yasa kadar annelerin "kalk yerine yat" demesini "sinir bozucu söylevler" arasina koyarken aslinda ne kadar da hakli olduklarin 4 gün boyunca robocop filmi secmelerine hazirlaniyormus gibi hareket ettiginizde farkediyorsunuz.. insan annesini ariyor tabi böyle durumlarda.. sezen aksu'nun "anneni daha cok anliyorsan ve hatta hak veriyorsan" cümlesinde boyun tutulmasindan bahsettigini bilemezdik tabii ki..
  • bunu yapan, sizi (bkz: çift kişilik yatakta tek kişi uyumanın yalnızlığı) ile başbaşa bırakıyorsa gizli numaradan yapılan düzenli çağrılarla uykusunun içine edilebilir, uyanıp da yatağa gelmesi sağlanabilir. eğer iyi gününüzdeyseniz boyun tutulmasından korumak için kıyamayıp omuzuna bir iki pıt pıtla sessizce yerine yollayabilirsiniz de. en hoşu da gece soğuğunda üşüyen uykucu tembeli sırtına koyduğu yastıkla ısınmaya çabalarken sızmış bulmaktır. karanlıkta katıla katıla gülmekten uyandırmaya nefesiniz yetmez.
  • en zevkli uyuma şekillerinden biri.