şükela:  tümü | bugün
  • şahane bir kapak tasarımına sahip yu hua romanı. .

    zor bir hayata doğmuştur xu sanguan: babası çocukken ölür, annesiyse başka bir adamla evlenip onu terk eder. dedesi ve amcasının sahip çıkıp büyüttüğü xu sanguan artık şehirdeki ipek fabrikasında çalışan genç bir işçidir. amcasını ziyaret ettiği bir gün, kan satmaya giden iki arkadaşının yardımıyla o da kanını satar. eline geçen parayı sadece ailesi için harcaması gerektiğine inandığı için evlenmeye karar verir. xu yulan’la evlenir ve üç oğlu olur. büyük oğlu yile hakkındaki bir gerçeğin ortaya çıkmasıyla sarsılır. kültür devrimi, kıtlık yılları gibi zor ve toplumu altüst eden dönemlerde ne zaman başı sıkışsa bir kuyudan su çeker gibi damarlarından kan çektiren ve mücadeleden asla vazgeçmeyen xu sanguan’ın öyküsü, tüm bunların yanında yaşama dair birçok tuhaflığı da barındırır.

    kalbin tek bir atışıyla kanın tüm vücuda yayılması gibi, yu hua da basit fakat usta işi cümlelerle kurduğu bu olağanüstü öyküde, âdeta insan ruhunun ve yaşamın kılcal damarlarına ulaşır.

    daha önce yaşamak adlı romanını yayımladığımız yu hua’nın en önemli eserlerinden kanını satan adam’ı erdem kurtuldu çince aslından çevirdi.
  • kapağına sosyal medyada çok övgü düzüldü, ben de bu övgülere katılıyorum. roman iki gün önce elime geçti, boşluktan istifade hemen okuyup bitirdim. yazar yu hua yıllar öncesini, yani mao zedong ve bu pek kıymetli diktatörümüzün adına lanetler okunası kültür devriminde yaşananları, bir adam (xu sanguan) ve kurduğu ailesinin çevresinde ele alarak bence çok iyi bir iş çıkarmış. roman realist bir izlekte ilerlemesine, kurgu içinde "fantastik" herhangi bir öge olmamasına karşın, romandaki figürler, diyaloglar, mahalleli arasında yaşanan hadiseler büyülü gerçekçilik lezzeti veriyor. çin kültürü ile aramızda çok fark olmadığını anlamak da cabası... enfes bir roman mıydı? orhan pamuk'u sert eleştiren bir yazardan daha iyisini beklerdim. tekrar okunur mu? ben okumam, sizin adınıza da konuşmam. ama tüm bunlara karşın iyi bir romandı.
  • enfes bir roman.
  • bitmesin diye yavaş yavaş okuduğum, yaşamak'tan sonra yine başımın üzerinde taşıyacağım bir kitap. yazar'ın toplumsal kurgusuna hayran kalıyorum. çin gibi bize uzak bir yaşam biçmini sanki oradaymışçasına hayal edebilmenize sebep oluyor. hele daha ilk çıktığı anda o kapağına ben bayıldım. bu kadar nokta vuruşu yapılamazdı herhalde. jaguar bu kapak işini kesinlikle biliyor.
  • kapak tasarımıyla dikkat çeken kitap. okuyan arkadaşlarımın tavsiyesiyle alıp okuduğum bir kitap. değindiği sosyal konular bakımından beğendim, çok da yakın olmadığım çin kültürünü tanımak bakımından da güzeldi lakin dil ve anlatım bakımından zayıf buldum. bir defa daha okumak zorunda kaldığım, üzerinde kafa yormam gereken bir cümle olmadı. ben kitap ayracı yerine kalem kullanırım genelde, bu kitabı okurken ayraç kullandım.
    dinamik ilerleyen bir kitap. boğucu ve sıkıcı anlatımlar yok. bir pazar günü yapacak bir iş bulamazsan al kitabı o gün bitir. (ben hasta kedimin başında beklerken bir günde okudum)
    okunmasını tavsiye ederim fakat "a evet okudum o kitabı" demekten öteye geçecek bir muhabbeti olmaz.